:::: MENU ::::
Monthly Archives: Haziran 2011

Meme kanseri ve cerrahi müdaheleler

Bu sabah Taksim Point Otel’de düzenlenen ilginç bir bilgilendirme toplantısına katıldım. Johnson and Johnson-Mentor’dan Ceren Çerezci’nin zarif açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda; önce VKV Amerikan Hastanesi Genel Cerrahlarından Dr. Canan Uzel’in Meme Kanseri konusunda yaptığı bilgilendirici sunumu izledik.

Meme kanserini tamamen önleyecek bir yöntemin ne yazık ki henüz olmadığını belirten Uzel sözlerine, hastalık oluşmadan yürütülen stratejiler ile  hastalığın oluşma olasılığının düşürülebileceğini anlatarak devam etti. Dr. Canan Uzel sunumunda, meme kanserinden  korunmak ve riski azaltmak için yapılabileceklerin çok önemli olduğunu, ancak riski azaltsak da bu hastalığa yakalanma olasılığının her zaman bulunduğunu hatırlattı. Erken tanının da en az korunmak kadar önemli olduğunu belirten Dr. Canan Uzel; düzenli egzersiz ve fizik aktivite, sağlıklı beslenme (yağdan fakir,bol lifli ve bol sebze ve meyva), kilo almaktan kaçınma, alkol tüketiminin azaltılması, emzirmenin teşvik edilmesi ile hastalık riskinin azaltılabileceğini sözlerine ekledi. Kadınlarda 20 yaş ve üzerinde her ay kendi kendine meme muayenesi yapılması, 35 yaş ve üzerinde yıllık doktor kontrolleri, ultrasonografi, 40 yaş ve üzerinde her yıl tarama mamografileri yapılmasının da büyük önem taşıdığını anlatan Dr. Canan Uzel; gelişmiş ülkelerde daha sık görülen meme kanserinden her 11 dakikada bir kadının kaybedildiğini ve her 3 dakikada bir kadının bu hastalığa yakalandığını belirtti.       

Daha sonra söz alan yine aynı hastaneden, Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Prof.Dr. Reha Yavuzer bizlere; meme kanseri nedeniyle meme dokusunun cerrahi olarak alınmasının giderek artan sayıda gerçekleştirilen bir operasyon olduğunu, meme dokusu gibi gerek fiziksel açıdan gerekse psikolojik açıdan bu kadar önemli bir organın kaybında plastik cerrahinin neler sunabileceğini anlattı. Yazıyı uzatmamak için detaylı bilgileri dosya olarak ekliyorum, fırsat buldukça okuyabilir yakınlarınızla paylaşabilirsiniz. Sağlık konusunda toplum olarak özensiz olduğumuzu söyleyen Prof.Dr. Yavuzer, örneğin erkeklerin otomobillerine gösterdikleri hassasiyeti bedenlerine göstermediğini belirtti.
Sunumunun sonunda yeni alınan sağlık kararlarının, doktorların elini kolunu bağladığını, sağlık sigortalarının kar telaşıyla kaliteli malzeme kullanımını engellediklerini de söyledi. Kamuoyunun bu konularda daha çok sorgulaması gerektiğini de sözlerine ekledi.

MEME KANSERİ TEDAVİSİ

MEME KANSERİ İLE NASIL SAVAŞABİLİRİZ

MEME KANSERİ NEDİR VE NEDEN ÖNEMLİDİR

Meme Rekonstrüksyonu


Bunları düşün

“Çoğumuz, yaşamın küçük bir parçasına tutunur ve bu parça üzerinden bütünü keşfedeceğimizi düşünürüz.. Odamızdan ayrılmadan, nehrin tüm uzam ve genişliğini keşfetmeyi ve kıyısındaki yeşil çayırların zenginliğini algılamayı umarız.. Oysa, küçüçük bir odada yaşıyoruz, hayatı el yordamıyla kavradığımızı ya da ölümün önemini anladığımızı düşünerek, küçük bir tuvale resim yapıyoruz; ama anlamıyoruz..

Kavramak için dışarı çıkmak gerek.. Ama, bu küçük pencereli odayı terk etmek; yargılamadan, kınamadan, “bunu severim, şundan hoşlanmam” demeden.Her şeyi olduğu gibi görmek çok zordur; çünkü çoğumuz parça üzerinden bütünü anlayabileceğimizi düşünürüz…

Tek bir jant teli üzerinden tekerleği anlamayı umarız; ama bir jant teli bir tekerlek etmez öyle değil mi? ”

J.Krishnamurti


Gülümsetin ki, siz de gülümseyebilin

Seçim öncesi deliliği yaşadığımız şu günlerde; ülkenin politik gündemi ve olup bitenler ruhumu hallaç pamuğu gibi atarken dengede kalmaya çalışıyorum, çok zorlanıyorum. Dezenformasyondan, görüntü kirliliğinden kaçınmaya çalışsam da etkileniyorum. Hani çocukken korku filmi izlerken gözümüzü kapatırdık ve o sahne geçene kadar da açmazdık ya, aynı ruh halindeyim, gözlerimi yumup; bunca kötülüğü, haksızlığı, ruhsuzluğu, vurdumduymazlığı, arsızlığı, yüzsüzlüğü yok saymak istiyorum.

Bu sabah erken saatlerde sevgili Koray Kocabaş‘ın yolladığı e postayla başladım güne. Paylaştıklarını okurken hıçkıra hıçkıra ağladım ve o gözyaşları ruhumu yıkayıverdi.  Sevgili Esra Öğretmen ve pırıl pırıl öğrencilerinden haber almak ruhumu aydınlatıyor; yıkılan hayallerimi, kaybolan umutlarımı tazeliyorlar. Sizlere sevgili Esra Öğretmenin satırlarından bir alıntı yapacağım ve sonra aşağıya eklediğim linkleri dikkatle okumanızı rica edeceğim. Çevrenizle paylaşın ve elinizden geldiğince destek olmaya çalışın. Uzaklarda bir yerlerde yüzünü güldürebildiğiniz birileri varsa, sizin de yüzünüz gülecek inanın. 

“Çocukluk buralarda pek de farkına varılmayan bir dönem, üzeri kapatılıp, es geçilen bir dönem, büyüklerin verdiği emirlerin yerine getirildiği, isteklerin dile getirilemediği, olmayan çocuk parkında oynanamayan bir dönem. Sizler sayesinde bu çocuklar çocuk olduklarını hissettiler. Bilmem bundan daha harika bir hediye olabilir mi?”

Haydi şimdi harekete geçin, birilerinin hayatına dokunun, onlara hayatın sadece zorlu bir yol değil, paylaşılınca keyifli bir yolculuk da olabileceğini gösterin. Detaylara; aşağıda yer alan koyu renkli yazılara tıklayarak, Facebook sayfasından ve ne zaman isterseniz beni arayıp ya da eposta ile ulaşabilirsiniz.

Facebook sayfası

Başım Gözüm Üstüne!

Haydi Bir Oyun Oynayalım!(1)

Haydi Bir Oyun Oynayalım! (Mardin – I)

Haydi Bir Oyun Oynayalım! (Muş)

Haydi Bir Oyun Oynayalım! (Mardin – II)

Haydi Bir Oyun Oynayalım! (Mardin’den Mektuplar Var)