:::: MENU ::::
Monthly Archives: Ekim 2012

Bir Uzakdoğu Güzellemesi: Skyfall

Öngösterim başlamadan önce bizlerden filmle ilgili yazıları 30 ekimden önce paylaşmamamız istendi. Filmden sonra yazımı hazırladım ve günlerdir “Midas’ın kulakları , Midas’ın kulakları” diyerek dolaştım 🙂  

Filmi hakkında yazmaya başlamadan hemen şunu belirtmeliyim; yıllardır Cüneyt Arkın ve Chuck Norris’e haksızlık etmiş olduğumuzu düşünüyorum. Gariplerim filmlerinde bu tip absürd atraksiyonlar yaptıkları için alay konusu olup durdular.

Sean Connery’den bu yana bütün Bond’ları izleme şansım oldu. Hepsinde Ian Fleming’in maçoluğa övgü karakterleri ön plandaydı. Daniel Craig’in Bond serisinde; M karakterini Dame Judi Dench’in canlandırmasıyla kadın oyuncular eskisi gibi kullan at tiplemelerden çıkıp daha güçlü ve hayatın içinden olmaya başlamışlardı. “Yok daha neler” dedirten atlamalı zıplamalı sahnelere katlanmayı biraz daha kolaylaştırmştı benim için. Skyfall’dan sonra artık öyle olmayacağını biliyorum. Spoiler vermemek adına çenemi tutacağım, izleyip kendiniz karar verin.

Hep yazarım ve söylerim sinema benim için eğlencedir. Keyifli vakit geçirmek isterim, bu nedenle de beklentimi en aza indirip öyle izlerim filmleri. Buna rağmen Skyfall’da yer alan Istanbul görüntüleri beni çok rahatsız etti. Tamam kabul; biz bu adamlar için Araplardan farklı değiliz, hala bizi develerle geziyoruz zannedenler var, Istanbul denildiğinde Kapalı Çarşı ve Eminönü’nden başka şeyi akıllarına yerleştirememişiz, ama bu kadarı da haksızlık olmuş. Fethiye sahnelerinden ise hiç söz etmeyelim.

Türkiye’de film çekecek yabancı ekiplere, burada destek sağlayan firmalar keşke önceliklerini alacakları paralara vermeseler de ülke tanıtımı için de azıcık çaba harcasalar. Yönlendirmek ve montajda da kesilip kırpılmasını önlemek bu kadar da zor değil, yıllarca bu işleri yaptım boş laf değil yazdıklarım. Param olsa Woody Allen’a sağlam bir senaryoyla Istanbul’a övgü filmi çektirmek isterdim. Skyfall’u izlediğinizde ilerleyen sahnelerde Uzakdoğu güzellemesi dememi daha iyi anlayacaksınız.

Bütün söylenmelerime rağmen gayet rahat izlenen bir Bond filmi olmuş Skyfall, müzikler ve özellikle Adele’in seslendirdiği jenerik melodisi her zamanki gibi başarılı. Teknolojiden kararında yararlanılmış ve oyuncu kadrosu ise Javier Bardem, Ralph Fiennes, ve Albert Finney’in de katılımıyla tam bir centilmenler kulübü olmuş. Q karakteriyle de geekleri onurlandırmışlar. 50 yıl baskısıyla oldukça uzun bir film çıkarmışlar ortaya, arka planda yüzlerce kişinin emeği var bu nedenle; 2 kasımda gösterime girecek Skyfall’u mutlaka izleyin, mutlaka Imax’te izleyin, ama lütfen beklentinizi en aza düşürerek izleyin, iyi seyirler.


Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun

Bağımsız olmanın kıymetini anlayabildiğimiz tartışılır, anlayabilenlerin sayısı her geçen gün azalıyor. Bizleri dışa bağımlı, üç kuşak ileriye borçla doğan bir toplum haline getirenleri, bıkmadan usanmadan yönetici olarak seçmeye ve alkışlamaya devam edenler oldukça kolumuz kanadımız kırık, ruh halimiz çapraşık, aldığımız terbiyeye isyan ederek yaşar olduk.

Fikri ve vicdanı hür  olarak yaşamamı sağlayan Atatürk ve silah arkadaşlarına; kimsenin kölesi olmadan yaşayabilmem için kendilerini siper eden gazilere ve şehitlerimize teşekkür ederim.

Kutlama yapmak için kimsenin iznine ve icazetine ihtiyacım yok. Emperyalist devletlerin kuyruk acıları nedeniyle silip yok etmeye çalıştıkları bu zaferi; millet olmayı ümmet olmaya tercih edenlere inat, her zamankinden daha coşkuyla kutlayacağım.

Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun.


Mâdem ki insansın…

“Mâdem ki insansın, mâdem ki duyuyor, düşünüyor ve seziyorsun, büyük hakikati bulmak için gönlünü ve idrakini yoracaksın. Duyduklarını ve bulduklarını söyleyeceksin. Sen söyleyemezsen, ruhunun vâsıl olduğu sırları şiirlere, sazlara ve sema’lara söyleteceksin. Bütün bunlarla dahi söyle…”

Mevlana 

Dünden beri internet üzerinde Fazıl Say hakkında çok sayıda yazıyı, eleştiriyi, protesto mesajlarını okuyordum. Bu sabah sevgili dost Ahmet Fazıl Ayan ‘ın paylaştığı Mevlana dizeleri gözüme ilişti. Orada kalmasınlar sizler de okuyun istedim. Bu da benim “söyleme” yolum sanırım.

Sevgi ve ışıkla kalın…

 

Kullandığım görsel de sevgili dost Hülya Özbudun’un çektiği bir kare.


Blog Action Day 2012 #BAD12

Blog Action Day; brings together bloggers from different countries, interests and languages to blog about one important global topic on the same day since 2007.
This year’s theme is “The Power of We“, a celebration of people working together to make a positive difference in the world, their countries or for people they will never meet all around the world. Thousands of bloggers, from hundreds countries have registered for this day.

I would like to use this opportunity to tell you about the project  “Semra Is Calling”

After last October’s earthquake destroyed the southeastern Turkish city of Van and a majority of the buildings at Yuzuncu Yil University, Turkish Philantrophy Funds and donors reacted.

Funds were raised and ground was broken to rebuild the heart of the university. As classes resume, only students with the means to commute to school can attend. It has been brought to attention, that the students need dorms. Without a safe place to sleep and study, students cannot attend school. Semra is a student at the university, and she is calling you for help.

Answering Semra’s Call: Rebuilding dorms at Van’s Yuzuncu Yil University. Turkish Philantrophy Funds’s Young Professionals are hosting an event to answer her call.
Please join them HERE  and show the world “The Power of We”

“Semra Is Calling”
http://www.tpfund.org/en/semraiscalling.aspx