Kayıplarımızdan çıkaracağımız kazançlarımız… Yeniden
Bu sabah erken saatlerde, sevgili Burak Dönertaş’ın “Korkular kuşanırız…” başlıklı yazısını okudum. Üç yıla yakın süredir tanıyorum onu, zor zamanlarda maddi manevi yardımıma koşan dostlarımdan biridir. Yine böyle zor zamanlardan birinde anlatmıştı bana yaşadıklarını ve kayıplarını. Zordu kabullenmek, hem de her biri başlıbaşına çok zordu yaşadıklarının. O kayıplardan birine dayanarak yazmıştı bu sabah, ders alınası bir yazıydı. Blog yazısına yazdığım yorumda ” Yaşamadan öğrenilmeyen dersler bunlar ne yazık ki. Birileri yazsa da, anlatsa da, kendimiz yaşamadıkça unutuyoruz. Kaybetmeden sahip olduklarımızın farkına varamıyoruz. Arada sırada dertleşerek paylaştıklarımızı, belki birilerine rehber olur diye yazmak, ruhumuza da iyi geliyor” demiştim. Sonra uzun süre önce yazdığım bir yazıyı hatırladım. Kendi kayıplarımdan çıkardığım dersleri anlatmaya çalıştığım bir yazıyı. “Kayıplarımızdan çıkaracağımız kazançlarımız “ başlıklı yazımı yeniden paylaşmak istedim. Belki birilerine rehber olur diyerek.
“Yarım saat önce Friendfeed’de bir başlık vardı sevgili Üstad Ferruh Mavituna eklemiş, altında da genç Üstad’ların yorumları var. Oradaki kısıtlı alana hissettiklerimi ve yaşadıklarımdan aldığım dersleri sığdırmam mümkün değildi. Palahniuk’ un “Invisible monsters” kitabından bir cümleyi alıntılamış Üstad Mavituna. Konu değil beni üzen, genç dinamik insanların, ne kadar maddi değerlere önem verdiğini ve kaybederse ilk aklına gelen şeyin “utanç” duygusu olduğunu görmekti.
Yaşadım ben bunları. İşimi kaybettim, çalışarak kazandığım paramı da, bana ait olmayan borçları ödemeye harcamak zorunda kaldım. Parasız kalınca kiramı ödeyemez duruma düştüm. Evden ayrılıp birilerinin yanında yaşamak zorunda kaldığım için bütün eşyalarımı dağıttım. Hiç kolay değil hazmetmek. Üstad’lar herşeyini kaybetmekten ne anladığınız çok önemli. Parasal gücünüzü, işinizi, bunlara bağlı olarak oturduğunuz evi, eşyalarınızı kaybediyorsunuz. İnanın bir şey olmuyor. Eğer aileniz, sizi seven dostlarınız varsa, çaresiz hissetmenize izin vermiyorlar. Önceleri çok ağırınıza gidiyor, uzun süre yalnız kalmak istiyorsunuz. Yürüş yapıyorsunuz, kimseye göstermeden katılana kadar ağlamak için. Ama hayat devam ediyor. Sağlıklıysanız her şeye yeniden başlayabileceğinizi biliyorsunuz. İşte o noktada soruyorsunuz kendinize “ben ne istiyorum aslında?”. Bunca yıl şan, şöhret, ünvan, para hepsine sahiptin, sana daha farklı ne hissettirecek bunlar. Ve sonra yeni bir “ben” keşfettim, her zamankinden daha güçlü daha hırslı, ama bu kez hayata dört elle sarılmaktı hırsın nedeni. Başardım da, kolay olmadı çok uğraştım, üzüldüm, depresyona girdim, hasta oldum. Sonra “dur” dedim ve kendime yeni bir hayat çizdim, daha çok mutlu olduğu şeyleri yapacak, daha basit yaşayacak, varsa yer, yoksa yemez biri olmaya karar verdim. Daha az eşyaya sahibim, dünya üzerinde daha az yer kaplıyor çevreye daha az zarar veriyorum. Küçük şeylerle mutlu olmayı çok iyi başarıyorum. Akıllı ve başarılı bir evlada sahip olduğum için, beni seven ve düşünen dostlarım, sağlam duruşlu ve güçlü olmamı sağlayan bir ailem olduğu için her gün şükrediyorum. Her yeni gün benim için yeni bir macera, beni mutsuz eden ve üzen hiç bir olayın veya kişinin yakınında uzun süre geçirmiyorum. Kendime mutlaka kısa da olsa nefes alabileceğim zamanlar yaratıyorum. Korkmayın; kayıplar her zaman yıkım demek değildir. Bazen kendinizi bulmanıza yardımcı olur. Bir arkadaş demiş ki ”Kaybetmek için herşeye sahip olmak gerekmez mi ?” Hayır, gerekmez, sahip olduğun en önemli şeyleri; aklını, yüreğini ve umudunu kaybedersen kork, dünyevi şeyleri kaybedersen, gerçekten daha “hür ve güçlü” oluyorsun. Utanç duygusunu ise; dürüst davranmayanlara, hırsızlara ve döneklere bırakalım.
Hepinize daha huzurlu, daha sağlıklı, daha özgür bir yaşam diliyorum.”
Hayatlarınızı; tüketim ekonomisi çarklarına kapılarak değil, doya doya yaşamaya çalışın. Eninde sonunda hayatlarınız birkaç koliye sığıyor, bedeniniz de portakal sandığı gibi bir tabuta.
Hoşça kalın, sağlıkla kalın…
Additional comments powered by BackType





Müge ablam gözlerim doldu, her zaman olduğu gibi okuyunca hissettiklerimi dile getiremiyor sadece yüreğinize sağlık diyebiliyorum
This comment was originally posted on FriendFeed
Burak Dönertaş’a teşekkür et, o aklıma düşürdü sabah okuduğum yazısıyla.
This comment was originally posted on FriendFeed
Burak sana da teşekkürler
This comment was originally posted on FriendFeed
bugun benım aglama gunum … Tesekkurler yazı ıcın hem Burak’a hem size.Hatırlattıklarınız için.
This comment was originally posted on FriendFeed
müge’cim çok anlamlı bir yazı. Çok değil, 4 sene öncesinde hissettiklerim, yaşadıklarım. kalemine, yüreğine sağlık.
This comment was originally posted on FriendFeed
Ayşeciğim 2006 hepimizin kayıp yılıymış demek
This comment was originally posted on FriendFeed
muhteşem bir yazı, evet işten dolayı evimi kaybettim, işimi de tabi, hatta o evi aldığımda 2001 krizine yakalandım ve dolar/altın ile aldığım borçlar 2,5 katına çıkmıştı yıllarca kazanmaya odaklanmış bir vaziyette büyüyen yaşam, bir karar ve sonuçla ortadan silindi gitti, evet gerçek kayıp insanın kendisine dair olan cesareti, direnme gücünü, aklını, sağlığını yitirmesidir. güzel olan giden her şeyi alabilen BENin bundan daha iyisini üstelik daha kısa sürede alabileceğini bilmesidir gidenide kazanan bendim
This comment was originally posted on FriendFeed
Murat Üstad da en önemli noktaya değinmiş "gerçek kayıp, insanın kendisine dair olan cesareti, direnme gücünü, aklını, sağlığını yitirmesidir"
This comment was originally posted on FriendFeed
çok şey söylemek istediği halde tıkanıp kalmak… son zamanlarımın yeni modası ve yeni bir ben… ama sen zaten beni anlıyorsun…
This comment was originally posted on FriendFeed
yazınızı ilk kez okuyorum. teşekkürler bu yazı için.
benim başıma gelenler de sizin yaşadıklarınıza yakın şeyler. İşte sonunda yine ayaktayım. Ayaktasınız. Önemli olan kaybettiklerinin değil, kazandıklarının farkına varabilmek.
Bu duruma düşmeyen arkadaşlara bir ders olması ümidiyle.
Yaşam, eğer gerçekten yaşıyorsanız, her nefeste yeni bir şey öğretiyor
Öğrendiğiniz, öğrenme isteğine devam ettiğimiz ve yaşadığımız için şükürler olsun, zaman, zaman sahip olduğum her şey için teşekkür ederim, kime ve neden teşekkür ettiğimi bilmeden…
İşte yine öyle bir an, yaşadığım ve sahip olduğum herşey için teşekkür ederim…
Paylaştığın ve farketme yeteneğimi güçlendirdiğin için sana da teşekkür ederim, Sevgili Mügem:)
yazınız bana"Bugün dün plandığımız yarındır."cümlesini hatırlattı.Kayıplar her zaman sadece maddi de olmuyor ne yazık ki…Çok gerçek ama hayat suratına çarpmadıkça unutuyor insan genlde.Sabahları aceleyle işlerine koşan,trafikte sinirlenen bütün o insanlara Allah aşkına bir saniye durun diyesim geliyor bazen…
This comment was originally posted on FriendFeed
bir insanın kaybedeceği en büyük şey kendisidir çünkü bir daha olmayacaktır. .çok yakın dostlarını, ailesini, maddi varlığını kaybettiğinde bile yaşamı devam ettirecek nedenleri mutlaka var oluyor. ya kendisini kaybederse
This comment was originally posted on FriendFeed
guzel bir paylasim olmus,tesekkurler.
önemli olan sonuçta kazançların kayıplardan çok veya kaliteli olmasi
Yazınızdan çook etkilendim.Bizlere umut,sevgi,güç aşılayan bir yazı.Bu gücünüz hep sizinle var olacak.Herkeste var bu zorlukları aşma gücü.Mühim olan inanmak ve eyleme geçmek değil mi? sevgilerimle.