:::: MENU ::::

The Amazing Spider Man

Bu sabah Warner Bros davetiyle yeni Örümcek Adam filmini The Amazin Spider Man‘i izledim.
Aylardır hakkında konuşulanları ne kadar dinlemesem de ucundan bucağından fikir sahibi olmuştum. İtiraf etmeliyim ki izleyene kadar “ne gerek vardı yeni bir Örümcek Adam filmine” bile dedim.

Andrew Garfield tam bir Spidey olmuş, örümcek dediğiniz ince bacaklı zayıf bir yaratık, bu genç adam da hem oyunculuğuyla hem de fiziğiyle göz dolduruyor. Social Network filminde o kadar dikkatimi çekmemişti ama gerçekten iyi bir aktör ve sevgili Duygu Kutlu’ya da dediğim gibi 30 lu yaşlarında Hollywood’da rakiplerini epey terletecek bir oyuncu olacak.
Hemen her sinema yazımda belirtirim, film izlemek benim için bir eğlencedir. Beklentimi minimuma indiririm, olabildiğince eleştiri okumadan izlerim. Bu filmi de öyle izledim ve gerçekten beğendim. Hem aksiyon sahneleri, hem duygusal sahneler gayet başarılıydı. Aralara serpiştirilmiş hınzır espriler ve göndermeler de tam kararındaydı.
Başroldeki her iki genç oyuncu da rollerinin hakkını veriyorlardı. Yan rollerde Martin Sheen ve özellikle Sally Fields her zamanki gibi gayet başarılılardı. Örümcek Adam’ı toplum düşmanı ilan eden polis şefi rolünde Denis Leary de güzel bir oyun çıkartmış. Kötü adam Dr. Curt Connors rolündeki Rhys Ifans başarılı oyununa rağmen, benim için hep Notting Hill’deki Spike olarak kalacak. BURAYA tıklayıp videoyu izlerseniz ne demek istediğimi anlarsınız :)
Filmi mutlaka IMAX izleyin, eğer gözlüğünüz de iyiyse Spidey’in NY gökdelenleri arasındaki yolculuğunda koltuğunuza yapışmanız mümkün. Bu haftasonu kendinize bir film armağan edin ve The Amazing Spider Man‘i izleyin. Bir de hatırlatma; filmin sonunda yazılar başladı diye kendinizi dışarı atmayın, ilginç bir sürprizi kaçırmış olursunuz.


Sürdürülebilir Kalkınma İçin Kadının Güçlenmesi Forumu

Zarakol ekibinden sevgili Aslı Pınar Tüfekçi beni ilginç bir foruma katılmaya davet ettiğinde, programı detaylı inceleme fırsatım olmamıştı. Four Seasons Bosphorus’da düzenlenen forumun yapıldığı salondaki konuk ve katılımcıları görünce verimli bir öğleden sonra geçireceğim belli olmuştu. 
“Kadın Liderlerin Öncülüğü – Sürdürülebilir Ekonomi için Kadının Güçlenmesi” konulu forumun katılımcıları; PepsiCo dünya CEO’su Indra Nooyi, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği Başkanı Dr. Gülden Türktan, Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Nakiye Boyacıgiller, PepsiCo Asya Pasifik Bölge Başkanı Ümran Beba, değerli sanatçı Serrra Yılmaz, CHP Milletvekili Şafak Pavey, PepsiCo Batı Avrupa Bölgesi Başkanı Debra Crew, PepsiCo Türkiye Yiyecek Genel Müdürü Ece Aksel, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ve PepsiCo Güneydoğu Avrupa Başkanı Eugene Willemsen idi.
Salonu dolduran, çoğunluğu kadın yüzlerce konuk da ülkemizin önde gelen kurumlarının üst düzey yöneticileri veya şirket sahipleriydi.
Kagider Başkanı Dr. Gülden Türktan’ın açılış konuşmasının ardından, PepsiCo Yiyecek Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel’in konuşmasıyla Prof. Nakiye Boyacıgiller ve PepsiCo Başkanı Indra Nooyi sahneye geldiler. Prof. Boyacıgiller ve Nooyi; “İş dünyasında kadının güçlenmesinde kadın liderlerin rollerini” konuştular. Indra Nooyi’nin liderlik anlayışı konularından, çalışan annelerin sorunlarından da söz edilen pek keyifli bir sohbet oldu. Nooyi “Çeşitli araştırmalar; yönetim kurullarında ve lider konumunda daha fazla kadın barındıran şirketlerin, hem finansal anlamda hem de diğer boyutlarıyla daha üstün performans gösterdiğini ortaya koyuyor.” dedi. “PepsiCo’da kadının rolünü bir sosyal sorumluluk değil iş sorumluluğu olarak görüyoruz” diye konuşan Nooyi sözlerini “Dünyadaki tüm kilit pozisyonlarda erkekler yerine kadınlar olsaydı ne ekonomik kriz ne de savaşlar olurdu. Daha çok kadın eğim imkanı bulur, çocuklar daha mutlu olurdu ve daha iyi bir toplumda yaşardık” diye bitirdi.

Sohbetin ardından Prof. Boyacıgiller yönetimindeki panel başladı. Prof. Boyacıgiller’in verdiği rakamsal verilerden sonra sözü PepsiCo Asya Pasifik Bölge Başkanı Ümran Beba aldı ve iş dünyasında daha fazla kadının yer almasını için çaba harcanması gerektiğinin altını çizerken, kadının ekonomik güçlenmesi için eğitimin de şart olduğunu belirtti. Panel süresince beni en çok etkileyen iki konuşmacı Şafak Pavey ve Serra Yılmaz oldu. Ben onları her dinleyişimde daha çok hayran oluyorum, güçlü kadın modellerimin en ön sırasındalar her ikisi de. Daha önce TedXReset toplatısında dinleme şansı bulduğum Şafak Pavey‘in “Kültürü değiştirmeden değişimi gerçekleştiremeyiz” teşhisine gönülden katılıyorum. Engelliler, yaşlılar ve çocuklar için çalışmalar yapılırken bu tanıma kadınların da dahil edilmesini istediğinde verilen cevabın “ayıp olur ama kadınları, engellilerle bir tutmayalım” olması çok içimi acıttı. Şafak Pavey’in TedXReset konuşmasnı izlemek için BURAYA tıklayınız.
Sanatçı kimliğiyle tanıtılmak istediğini belirterek sözlerine başlayan değerli sanatçı Serra Yılmaz da sanatın toplumu dönüştürücü etkisinden, kadın sanatçıların farklı disiplinleri birleştirici ve kamuoyunu etkileyici güçlerinden yararlanılarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayata geçirilmesi konusunda neler yapılabileceğinden söz etti. Kazanılmış haklarımıza tecavüz edilirken sessiz kalmamamızı, hatta haklarımızı korumak için seferber olmamız gerektiğini de sözlerine ekledi değerli sanatçı.

Amerika ve Avrupa’daki hemcinslerinden yıllarca önce Türk kadınları birey olarak tanınmayı Atatürk’e borçlular. Onların seçme ve seçilme hakkı için uğraştıklarının onda biri kadar çaba harcamış olsaydık, şu günlerde bedenlerimiz üzerinden yapılan siyasetlere de daha farklı tepkiler verirdik.Türkiye’de kadınlar hakları için hiç zorlanmadıklarından, kaybedince neler olabileceğinin de ayırdına varamayan çokça hemcinsim var ne yazık ki. O öğleden sonra bütün sorunlara çözüm bulamadık ama iş çevresinden çok sayıda kadının olan bitene karşı daha farklı bakacağına inanıyorum.

Zihin açıcı, heyecan verici insanlarla tanışıp sohbet etme şansı yakaladığım, dostlarla hasret giderdiğim ve pek leziz ağırlandığım bu davet için; PepsiCo ve Kagider yetkililerine, Zarakol ekibine ve harika evsahipliği için sevgili Aslı Pınar Tüfekçi’ye tekrar teşekkür ederim.

Değerli dost Uğur Özmen’in bu toplantı ile ilgili 2 güzel yazısının linkini de aşağıya ekliyorum, yazıların üzerine tıklayarak mutlaka okuyun.

Kadının Yeri 1
Kadının Yeri 2


Yaşlandıkça Gençleşebilmek

“Gençlik bir hayat devresi değil, bir akıl halidir.
Yıllar cildi buruşturabilir, ancak heyecanların bitişiyle ruh buruşur.
İnsan kendine olan güveni kadar genç,
Kuşkusu kadar yaşlı,
Cesareti kadar genç,
Korkuları kadar yaşlı,
Umudu kadar genç,
Bezginliği kadar yaşlıdır.
Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz.
İnsanları yaşlandıran, ideallerinin bitmesidir.
Kalbi sevdikçe, neşe duydukça, güzellikleri fark ettikçe, beyni yeni şeyler keşfettikçe, herkes gençtir.
İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar,
Halbuki yaşamadıkça yaşlanırlar.
İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır.”

Değerli gazeteci-yazar Meral Tamer’in eski bir yazısından alıntıyı (ŞURADAN yazıya ulaşabilirsiniz) bana yollayan dostum Rengin Serdaroğlu’na teşekkür ederim. Hem harika bir sabaha başladım, hem de ruhumu 38 yaşına sabitlemekle ne güzel bir karar verdiğimi hatırladım. Bedenimin yaşlanmasına çare yok, ama ruhumun yaşlanmasına izin vermemek benim elimde. Hepinize harika bir hafta dilerim.
Sevgi ve ışıkla kalın…


Kabahatin Çoğu Senin Kardeşim

nazım hikmet

Bir değil, yüz milyonlarlasın maalesef
Koyun gibisin kardeşim
Gocuklu celep kaldırınca sopasını sürüye katılıverirsin hemen
Ve adeta mağrur, koşarsın salhaneye
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani
Hani şu derya içre derya olup deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf
Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
Ve hala şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
Kabahat senin, -demeğe de dilim varmıyor ama- kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!
Nazım Hikmet Ran

 


Boğaziçi Caz Korosu Sponsorunu Arıyor

Sevgili dost Masis Aram Gözbek; yolum kesiştiği ve tanıdığım için mutlu olduğum insanlardan. Yaratıcı, çalışkan, girişimci, kocaman yürekli adam gibi bir genç adam. Boğaziçi Caz Korosu‘ndaki arkadaşlarıyla uluslararası başarılara imza atıyorlar.
Saçma salak tanıtım projelerine milyarlar saçılırken, bu gencecik insanlar ülkemizi uluslararası platformlarda neredeyse ceplerinden para harcayarak temsil etmeye çabalıyorlar. Onlara inanan bi avuç yürekli sponsorun desteğiyle; Avusturya’da düzenlenen Dünya Koro Şampiyonasında Dünya Şampiyonu oldular.
Şimdi bu şampiyon gençler, yeni başarılara koşmak için 23-28 haziranda İtalya’da düzenlenecek Uluslararası Koro Festivalinde, 4-14 temmuzda Amerika’da düzenlenecek Dünya Koro Olimpiyatlarında, 16-21 ağustosta Macaristan’da düzenlenecek olan Uluslararaı Koro Festivalinde ülkemizi temsil etmek istiyorlar. Sponsorluk konusunda acil olarak yardıma ve desteğe ihtiyaçları var. Lütfen bu başarılı gençlere Boğaziçi Caz Korosu‘na destek olalım, bağlantılarımızı arayıp destek isteyelim. Sponsorluk dosyası için info@bogazicicazkorosu.com adresine hemen bir e posta gönderin ve desteğinizi esirgemeyin.


SingleLadiez ve Lila Kutu Sürprizi

SingleLadiez, sosyal ağlarda tanışan 7 kızın başlattığı bir sosyal medya hareketi. Bu kızlar sadece internet üzerinde sosyal değiller, güncel konularla ilgili aktiviteler düzenliyorlar, partiler ve geziler organize ediyorlar, hem eğleniyorlar hem eğlendiriyorlar. Mayıs ortasında düzenledikleri Mad Men partisinde konuklara çeşitli armağanlar da hazırlamışlardı. Teyzemin hastalanması nedeniyle katılamamıştım, pek de hayıflanmıştım. Sağolsunlar benim armağanımı da adrese yollamışlar. Lila Kutu‘yu henüz duymadınızsa hemen BURAYA tıklayın ve inceleyin. Özel olarak araştırlmış ve seçilmiş birer deneme boyu örneği her ay kapınıza yolluyor ve size en uygun zamanda denemenizi istiyorlar. Dilerseniz beğenmediğiniz ürünlerle ilgili görüşlerinizi alıyor, bunu üreticilere iletiyorlar. Beğendiğiniz ürünleri, linkleri üzerinden en uygun fiyatlara almanızı sağlıyorlar. Abone olduğunuzda veya ürün satın aldığınzda size LilaPuan veriyorlar, kazandığınız puanlara hediyeler ya da indirimler sunuyorlar. Sosyal ağlarda sürekli gözüme ilişen, ama bir türlü fırsat bulup da ilgilenemediğim Lila Kutu ile tanışmamı sağladıkları için hem SingleLadiez kızlarına, hem de gerçekten özenli seçimleriyle sanki ihtiyaç listemi görmüş gibi ürünler yollayan Lila Kutu ekibine çok teşekkür ederim.


Big Data ve Sosyal Medya

Mayıs ayı Social CRM Meetup konuğumuz Monitera kurucu ortağı Harun Pekşen BIE’deki son toplantımızın konuşmacısıydı. Bizlere Big Data ve Sosyal Medya hakkında bilgiler verdi.
Sosyal Medya’da veri toplanma konusunda çeşitli başlıklarla örnekler veren Pekşen; sektörel ve rakip takiplerinin, algı yönetimi ve araştırmanın öneminden söz ederek, kriz yönetimi ve müşteri desteğinin bilgiyi doğru kullanmakla tamamen önlenemese de en aza indirilebileceğini belirtti.
Sosyal Medyada paylaşılan bilgilerin her an artarak ölçeklenebilir de olsa bir bilgi okyanusuna dönüştüğünü düşünmeme sebep olan konuşmaları arasında bir slaytta yazan “Elimizde anlamlandıramadığımız çokça data varken, sağlıklı değerlendirmeler ve çalışmalar yapmazsak her an artan sayıda bilgiyi nasıl anlamlandırabiliriz? sorusu çok hoşuma gitti.
Bankaların ve telefon operatörlerinin ellerinde müşterileri hakkında çok fazla bilgi olmasına rağmen henüz değerlendirme konusunda atak davranamadıklarını söyleyen Pekşen; bu bilgilerin doğru kullanıldığında müşteriyi rahatsız etmeden yapılacak önermelerle satışlara çok olumlu etkiler yapacağını da belirtti.
Big Data’nın; Petabyte ile ifade edilen ölçeklenebilirliği, gerçekzamanlı hızlı sorgulama yapılabilmesi ve çoklu kaynak içermesinden de söz eden Pekşen yakın gelecekte bilgiyi değerlendirecek firmaların hızla öne çıkacağını, veri değerlendirecek kişilerin şimdiden aranmaya başladığını da sözlerine ekledi.
Sezonun son toplantısında bizleri bilgilendiren; Monitera kurucu ortağı değerli dost Harun Pekşen’e ve vakit ayırıp toplantıya katılan, her biri ayrı değerli konuklarımıza çok teşekkür ederim. Bersay’ın BIE salonlarını kapatıyor olması nedeniyle ekim ayından itibaren yeni bir mekanda toplantılarımıza devam edeceğiz.
Linkedin grubuna katılarak hem güncel paylaşımlardan yararlanabilir, hem de toplantılarımızdan haberdar olabilirsiniz.


MIB3, Men In Black 3

Çarşamba sabahı Warner Bros davetlisiydim ve İstinye Park’ta IMAX olarak MIB3 Men In Black /Siyah Giyen Adamlar 3 izledim. 25 mayıs cuma gösterime girecek film diğer iki film gibi oldukça eğlenceli. Yüksekten aşağı doğru çekilmiş sahnelerde, içim çekilip gözlerimi kapamak zorunda kalsam da 105 dakika nasıl geçiverdi anlamadım.
Bolca kahkaha attım. Tabii dönemsel esprileri anlayacak yaşta olmanın verdiği avantaj da vardı :)
İlk iki filmi yöneten Barry Sonnenfeld imzalı filmde; perde arkasındaki ekipte yer alanlar ise yedi kez Oscar®’lı (bir tanesi de Men In Black/Siyah Giyen Adamlar) Rick Baker uzaylıları tasarlamış; beş kez Oscar kazanmış olan Ken Ralston ve Jay Redd görsel efektler amirliği yapmış; “Matrix” filmlerinde ve “Spider-Man™2” ve “Spider-Man™3”te görev almış olan Bill Pope görüntü yönetimini üstlenmiş. Filmin müzikleri Danny Elfmann’dan ve müzikler arasında, Pitbull’un seslendirdiği yeni single “Back In Time” da yer alıyor.
Filmleri anlatırken fazla ipucu vermeyi sevmediğimi bilir beni okuyanlar. Yine fazla ipucu vermeden; şakacı Ajan J ile ketum Ajan K’in başlarına gelmeyen kalmayacak demekle yetineyim. Akla zarar uzaylılar, hasetten çatlatacak aletler ve araçlarla gözlerinizin şenleneceği filmde, yan rollerden birinde Emma Thompson da var. Dünyanın kaderi Hayvan Boris’in (Jemaine Clement) gezegeninden gelecek yaratıkların tehdidinde. Günümüzde başlayıp geçmiş yıllarda devam eden filmde, Ajan K’in gençliğini canlandıran Josh Brolin en doğru seçim olmuş. Bakışları bile T.L.Jones gibi :)

Kısacası bu haftasonu eğlenceli vakit geçirmek istiyorsanız 3D ve alt yazılı seçeneklerden birine bilet alın ve bu filmi izleyin.


Hayat İçin Bir Paket

Sevgili dost Yeşim Mutlu sayesinde haberim oldu “Hayat İçin Bir Paket” projesinden. Ülkemizde ceza evlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların % 4′ ü kadın % 2’si ise 12-18 yaş arası gençlerden oluşuyormuş. “Hayat İçin Bir Paket” projesi de; ceza infaz kurumlarında bu nedenle yaşamak zorunda olan çocuklara, annelerine ve 12-16 yaşları arasındaki gençlere temel kişisel bakım ve temizlik ürünlerini sağlamak üzere çalışıyormuş.
Türkiye’ de toplam beş kadın ceza infaz kurumu varmış. Bunlardan Denizli Bozkurt Açık ceza infaz kurumuymuş; burada ortalama 0-6 yaş arası 30 çocuk ve 300’e yakın kadın bulunuyormuş. Diğerleri Kapalı ceza infaz kurumu olup Ankara’ da , 0-6 yaş arası 15 çocuk ve 350 kadın , Adana Karataş’ ta 0-6 yaş arası 30 çocuk ve 300 kadın Eskişehir Çifteler’ de 0-6 yaş arası 10 çocuk ve 75 kadın bulunuyormuş. Burada bulunan kadınların büyük çoğunluğu aileri ve çevreleri tarafından dışlandığı için veya gelir düzeyi oldukça düşük ailelerden geldikleri için çok temel kişisel sağlık ve temizlik malzemelerinden mahrum kalmışlar.
“Hayat İçin Bir Paket” projesi kapsamında 2011 yılında; Adalet Bakanlığı ve Ankara, Eskişehir Çifteler, Denizli Çardak,Adana Cumhuriyet Başsavcılığından alınan resmi izinlerle birlikte bu çocuk ve kadınların ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan listeye uygun olarak gerek duyulan malzemeler bir yıllık ihtiyaca cevap verecek şekilde karşılanmış. Şimdi sıra bizlerde; aşağıda paylaştığım ihtiyaç listesi için sizlerin desteğini rica ediyorum sevgili dostlar. Karınca kararınca gücümüz yettiğince desteklemeye çalışalım.
31 mayıs tarihine kadar ihtiyaç listesinden temin edeceklerinizi aşağıdaki adrese gönderebilirsiniz. Destekleriniz için şimdiden kucak dolusu teşekkürler.
“Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü Gönüllü Toplumsal Hizmetler Kulübü Eskişehir”
Adres : Eskişehir Anadolu Üniversitesi
Yunus Emre Kampüsü Öğrenci Merkezi
Kat : 3 Gönüllü Toplumsal Hizmetler Kulübü
Eskişehir

İhtiyaç Listesi :
1- Şampuan: Bebek, yetişkin için normal ve bit şampuanı
2- Sabun: Bebek ve yetişkinler için
3- Krem: Bebek kremi ve yağlı el kremi
4- Diş macunu ve fırçası (çocuk ve yetişkinler için)
5- Fırça ve tarak (bebek ve yetişkinler için)
6- Bebek pudrası ve pişik kremi
7- Bebek bisküvisi
8- Çocuk bezi 2, 3, 4, 5 numara
9- Yeni doğan bebekler için çocuk maması
10- Çocuk maması 1, 2 numara
11- Biberon
12- Emzik
13- Banyo havlusu her boy ve ölçü, banyo lifi
14- Kadınlar için terlik, spor ayakkabı
15- Başörtüsü, yazma, yemeni
16- Yetişkin kadın (yeni) iç çamaşırı ve çorap
17- Yetişkin tişört, eşofman altı veya takımı
18- Etek, elbise, pijama, gecelik
19- Kadın pedi
20- Çocuk oyuncakları ve eğitim araçları 0-6 yaş arası
21- Çocuk kitapları 0-6 yaş arası
22- 0-6 yaş arası çocuk giyim, ayakkabı, iç çamaşırı, çorap
23- Kalem, kağıt, zarf, not defteri
24- Çocuklar için derece ölçme aleti
25- Tansiyon aleti, şeker ölçme aleti
26- Çamaşır yıkama d


19 Mayıs Kutlu Olsun Hepimize

“Heyecanlarımın babası Namık Kemal’dir. Fikirlerimin babası Ziya Gökalp’tir. İnkilâplarımın babası Tevfik Fikret’tir.” Mustafa Kemal Atatürk
İzlerini silmeye çalışsalar da başaramayacaklar. Dünya liderlerinin günümüzde bile örnek gösterdiği Ata’ya sevgimiz ve saygımız artarak sürecek.

“Muhterem Gençler, hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır. Kazanmak, yenilmek. Size, Türk Gençliği’ne terk edip bıraktığımız vicdani emanet, yalnız ve daima kazanmaktır ve eminim daima kazanacaksınız. Milleti yükseltmek için yapılacak şeylerde, atılacak adımlarda kesinlikle tereddüt etmeyin. Milleti yükseltmek için dikilecek engellere hep birlikte engel olacağız. Bunun için beyinlerinize, irfanlarınıza, bilgilerinize, gerekirse bileklerinize, pazularınıza, bacaklarınıza başvuracak, fakat sonuçta mutlaka ve mutlaka o amaca varacağız… Bu millet, sizin gibi evlatlarıyla layık olduğu olgunluk derecesini bulacaktır.” Mustafa Kemal Atatürk
(1923,Tarsus) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 137)


Sayfalar:1...12131415161718...45