:::: MENU ::::

Boğaziçi Caz Korosu Sponsorunu Arıyor

Sevgili dost Masis Aram Gözbek; yolum kesiştiği ve tanıdığım için mutlu olduğum insanlardan. Yaratıcı, çalışkan, girişimci, kocaman yürekli adam gibi bir genç adam. Boğaziçi Caz Korosu‘ndaki arkadaşlarıyla uluslararası başarılara imza atıyorlar.
Saçma salak tanıtım projelerine milyarlar saçılırken, bu gencecik insanlar ülkemizi uluslararası platformlarda neredeyse ceplerinden para harcayarak temsil etmeye çabalıyorlar. Onlara inanan bi avuç yürekli sponsorun desteğiyle; Avusturya’da düzenlenen Dünya Koro Şampiyonasında Dünya Şampiyonu oldular.
Şimdi bu şampiyon gençler, yeni başarılara koşmak için 23-28 haziranda İtalya’da düzenlenecek Uluslararası Koro Festivalinde, 4-14 temmuzda Amerika’da düzenlenecek Dünya Koro Olimpiyatlarında, 16-21 ağustosta Macaristan’da düzenlenecek olan Uluslararaı Koro Festivalinde ülkemizi temsil etmek istiyorlar. Sponsorluk konusunda acil olarak yardıma ve desteğe ihtiyaçları var. Lütfen bu başarılı gençlere Boğaziçi Caz Korosu‘na destek olalım, bağlantılarımızı arayıp destek isteyelim. Sponsorluk dosyası için info@bogazicicazkorosu.com adresine hemen bir e posta gönderin ve desteğinizi esirgemeyin.


SingleLadiez ve Lila Kutu Sürprizi

SingleLadiez, sosyal ağlarda tanışan 7 kızın başlattığı bir sosyal medya hareketi. Bu kızlar sadece internet üzerinde sosyal değiller, güncel konularla ilgili aktiviteler düzenliyorlar, partiler ve geziler organize ediyorlar, hem eğleniyorlar hem eğlendiriyorlar. Mayıs ortasında düzenledikleri Mad Men partisinde konuklara çeşitli armağanlar da hazırlamışlardı. Teyzemin hastalanması nedeniyle katılamamıştım, pek de hayıflanmıştım. Sağolsunlar benim armağanımı da adrese yollamışlar. Lila Kutu‘yu henüz duymadınızsa hemen BURAYA tıklayın ve inceleyin. Özel olarak araştırlmış ve seçilmiş birer deneme boyu örneği her ay kapınıza yolluyor ve size en uygun zamanda denemenizi istiyorlar. Dilerseniz beğenmediğiniz ürünlerle ilgili görüşlerinizi alıyor, bunu üreticilere iletiyorlar. Beğendiğiniz ürünleri, linkleri üzerinden en uygun fiyatlara almanızı sağlıyorlar. Abone olduğunuzda veya ürün satın aldığınzda size LilaPuan veriyorlar, kazandığınız puanlara hediyeler ya da indirimler sunuyorlar. Sosyal ağlarda sürekli gözüme ilişen, ama bir türlü fırsat bulup da ilgilenemediğim Lila Kutu ile tanışmamı sağladıkları için hem SingleLadiez kızlarına, hem de gerçekten özenli seçimleriyle sanki ihtiyaç listemi görmüş gibi ürünler yollayan Lila Kutu ekibine çok teşekkür ederim.


Big Data ve Sosyal Medya

Mayıs ayı Social CRM Meetup konuğumuz Monitera kurucu ortağı Harun Pekşen BIE’deki son toplantımızın konuşmacısıydı. Bizlere Big Data ve Sosyal Medya hakkında bilgiler verdi.
Sosyal Medya’da veri toplanma konusunda çeşitli başlıklarla örnekler veren Pekşen; sektörel ve rakip takiplerinin, algı yönetimi ve araştırmanın öneminden söz ederek, kriz yönetimi ve müşteri desteğinin bilgiyi doğru kullanmakla tamamen önlenemese de en aza indirilebileceğini belirtti.
Sosyal Medyada paylaşılan bilgilerin her an artarak ölçeklenebilir de olsa bir bilgi okyanusuna dönüştüğünü düşünmeme sebep olan konuşmaları arasında bir slaytta yazan “Elimizde anlamlandıramadığımız çokça data varken, sağlıklı değerlendirmeler ve çalışmalar yapmazsak her an artan sayıda bilgiyi nasıl anlamlandırabiliriz? sorusu çok hoşuma gitti.
Bankaların ve telefon operatörlerinin ellerinde müşterileri hakkında çok fazla bilgi olmasına rağmen henüz değerlendirme konusunda atak davranamadıklarını söyleyen Pekşen; bu bilgilerin doğru kullanıldığında müşteriyi rahatsız etmeden yapılacak önermelerle satışlara çok olumlu etkiler yapacağını da belirtti.
Big Data’nın; Petabyte ile ifade edilen ölçeklenebilirliği, gerçekzamanlı hızlı sorgulama yapılabilmesi ve çoklu kaynak içermesinden de söz eden Pekşen yakın gelecekte bilgiyi değerlendirecek firmaların hızla öne çıkacağını, veri değerlendirecek kişilerin şimdiden aranmaya başladığını da sözlerine ekledi.
Sezonun son toplantısında bizleri bilgilendiren; Monitera kurucu ortağı değerli dost Harun Pekşen’e ve vakit ayırıp toplantıya katılan, her biri ayrı değerli konuklarımıza çok teşekkür ederim. Bersay’ın BIE salonlarını kapatıyor olması nedeniyle ekim ayından itibaren yeni bir mekanda toplantılarımıza devam edeceğiz.
Linkedin grubuna katılarak hem güncel paylaşımlardan yararlanabilir, hem de toplantılarımızdan haberdar olabilirsiniz.


MIB3, Men In Black 3

Çarşamba sabahı Warner Bros davetlisiydim ve İstinye Park’ta IMAX olarak MIB3 Men In Black /Siyah Giyen Adamlar 3 izledim. 25 mayıs cuma gösterime girecek film diğer iki film gibi oldukça eğlenceli. Yüksekten aşağı doğru çekilmiş sahnelerde, içim çekilip gözlerimi kapamak zorunda kalsam da 105 dakika nasıl geçiverdi anlamadım.
Bolca kahkaha attım. Tabii dönemsel esprileri anlayacak yaşta olmanın verdiği avantaj da vardı :)
İlk iki filmi yöneten Barry Sonnenfeld imzalı filmde; perde arkasındaki ekipte yer alanlar ise yedi kez Oscar®’lı (bir tanesi de Men In Black/Siyah Giyen Adamlar) Rick Baker uzaylıları tasarlamış; beş kez Oscar kazanmış olan Ken Ralston ve Jay Redd görsel efektler amirliği yapmış; “Matrix” filmlerinde ve “Spider-Man™2” ve “Spider-Man™3”te görev almış olan Bill Pope görüntü yönetimini üstlenmiş. Filmin müzikleri Danny Elfmann’dan ve müzikler arasında, Pitbull’un seslendirdiği yeni single “Back In Time” da yer alıyor.
Filmleri anlatırken fazla ipucu vermeyi sevmediğimi bilir beni okuyanlar. Yine fazla ipucu vermeden; şakacı Ajan J ile ketum Ajan K’in başlarına gelmeyen kalmayacak demekle yetineyim. Akla zarar uzaylılar, hasetten çatlatacak aletler ve araçlarla gözlerinizin şenleneceği filmde, yan rollerden birinde Emma Thompson da var. Dünyanın kaderi Hayvan Boris’in (Jemaine Clement) gezegeninden gelecek yaratıkların tehdidinde. Günümüzde başlayıp geçmiş yıllarda devam eden filmde, Ajan K’in gençliğini canlandıran Josh Brolin en doğru seçim olmuş. Bakışları bile T.L.Jones gibi :)

Kısacası bu haftasonu eğlenceli vakit geçirmek istiyorsanız 3D ve alt yazılı seçeneklerden birine bilet alın ve bu filmi izleyin.


Hayat İçin Bir Paket

Sevgili dost Yeşim Mutlu sayesinde haberim oldu “Hayat İçin Bir Paket” projesinden. Ülkemizde ceza evlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların % 4′ ü kadın % 2’si ise 12-18 yaş arası gençlerden oluşuyormuş. “Hayat İçin Bir Paket” projesi de; ceza infaz kurumlarında bu nedenle yaşamak zorunda olan çocuklara, annelerine ve 12-16 yaşları arasındaki gençlere temel kişisel bakım ve temizlik ürünlerini sağlamak üzere çalışıyormuş.
Türkiye’ de toplam beş kadın ceza infaz kurumu varmış. Bunlardan Denizli Bozkurt Açık ceza infaz kurumuymuş; burada ortalama 0-6 yaş arası 30 çocuk ve 300’e yakın kadın bulunuyormuş. Diğerleri Kapalı ceza infaz kurumu olup Ankara’ da , 0-6 yaş arası 15 çocuk ve 350 kadın , Adana Karataş’ ta 0-6 yaş arası 30 çocuk ve 300 kadın Eskişehir Çifteler’ de 0-6 yaş arası 10 çocuk ve 75 kadın bulunuyormuş. Burada bulunan kadınların büyük çoğunluğu aileri ve çevreleri tarafından dışlandığı için veya gelir düzeyi oldukça düşük ailelerden geldikleri için çok temel kişisel sağlık ve temizlik malzemelerinden mahrum kalmışlar.
“Hayat İçin Bir Paket” projesi kapsamında 2011 yılında; Adalet Bakanlığı ve Ankara, Eskişehir Çifteler, Denizli Çardak,Adana Cumhuriyet Başsavcılığından alınan resmi izinlerle birlikte bu çocuk ve kadınların ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan listeye uygun olarak gerek duyulan malzemeler bir yıllık ihtiyaca cevap verecek şekilde karşılanmış. Şimdi sıra bizlerde; aşağıda paylaştığım ihtiyaç listesi için sizlerin desteğini rica ediyorum sevgili dostlar. Karınca kararınca gücümüz yettiğince desteklemeye çalışalım.
31 mayıs tarihine kadar ihtiyaç listesinden temin edeceklerinizi aşağıdaki adrese gönderebilirsiniz. Destekleriniz için şimdiden kucak dolusu teşekkürler.
“Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü Gönüllü Toplumsal Hizmetler Kulübü Eskişehir”
Adres : Eskişehir Anadolu Üniversitesi
Yunus Emre Kampüsü Öğrenci Merkezi
Kat : 3 Gönüllü Toplumsal Hizmetler Kulübü
Eskişehir

İhtiyaç Listesi :
1- Şampuan: Bebek, yetişkin için normal ve bit şampuanı
2- Sabun: Bebek ve yetişkinler için
3- Krem: Bebek kremi ve yağlı el kremi
4- Diş macunu ve fırçası (çocuk ve yetişkinler için)
5- Fırça ve tarak (bebek ve yetişkinler için)
6- Bebek pudrası ve pişik kremi
7- Bebek bisküvisi
8- Çocuk bezi 2, 3, 4, 5 numara
9- Yeni doğan bebekler için çocuk maması
10- Çocuk maması 1, 2 numara
11- Biberon
12- Emzik
13- Banyo havlusu her boy ve ölçü, banyo lifi
14- Kadınlar için terlik, spor ayakkabı
15- Başörtüsü, yazma, yemeni
16- Yetişkin kadın (yeni) iç çamaşırı ve çorap
17- Yetişkin tişört, eşofman altı veya takımı
18- Etek, elbise, pijama, gecelik
19- Kadın pedi
20- Çocuk oyuncakları ve eğitim araçları 0-6 yaş arası
21- Çocuk kitapları 0-6 yaş arası
22- 0-6 yaş arası çocuk giyim, ayakkabı, iç çamaşırı, çorap
23- Kalem, kağıt, zarf, not defteri
24- Çocuklar için derece ölçme aleti
25- Tansiyon aleti, şeker ölçme aleti
26- Çamaşır yıkama d


19 Mayıs Kutlu Olsun Hepimize

“Heyecanlarımın babası Namık Kemal’dir. Fikirlerimin babası Ziya Gökalp’tir. İnkilâplarımın babası Tevfik Fikret’tir.” Mustafa Kemal Atatürk
İzlerini silmeye çalışsalar da başaramayacaklar. Dünya liderlerinin günümüzde bile örnek gösterdiği Ata’ya sevgimiz ve saygımız artarak sürecek.

“Muhterem Gençler, hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır. Kazanmak, yenilmek. Size, Türk Gençliği’ne terk edip bıraktığımız vicdani emanet, yalnız ve daima kazanmaktır ve eminim daima kazanacaksınız. Milleti yükseltmek için yapılacak şeylerde, atılacak adımlarda kesinlikle tereddüt etmeyin. Milleti yükseltmek için dikilecek engellere hep birlikte engel olacağız. Bunun için beyinlerinize, irfanlarınıza, bilgilerinize, gerekirse bileklerinize, pazularınıza, bacaklarınıza başvuracak, fakat sonuçta mutlaka ve mutlaka o amaca varacağız… Bu millet, sizin gibi evlatlarıyla layık olduğu olgunluk derecesini bulacaktır.” Mustafa Kemal Atatürk
(1923,Tarsus) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 137)


Dr.Ender Saraç ile SMA Devam Sütü Sohbeti

Perşembe günü 11 Digital‘in davetiyle, Dr. Ender Saraç‘ın konuşmacı olacağı ve yine onun sahibi olduğu Hay Sağlık Merkezi bahçesinde, sıcak bir ortamda düzenlenen SMA Devam Sütü konulu sohbete katıldım. Anneler ve anne olacaklar için önemli bilgilerin paylaşıldığı keyifli bir toplantıydı. Dr. Ender Saraç insana huzur veren bir konuşmacı, konusuna haklim bir bilim insanı olması nedeniyle de anlattıklarını can kulağıyla dinledim. Anne sütü mucizesini her dinleyişimde ne muhteşem bir makine olarak yaratıldığımıza bir kez daha hayran oluyorum. Anne sütü, bebeğin sağlık durumuna göre antikor üretebilen ve içeriğini değiştirebilen bir mucize. Bebeğinizin ateşi varsa, ishal olmuşsa anne sütünün içeriği hemen değişip ona şifa verir duruma geçiyor.
Bütün beslenme uzmanları; son araştırmaları da baz alarak, ilk altı ayda eğer annenin sütü varsa, bebeğin mutlaka anne sütü ile beslenmesini öneriyorlar. Bu artık tartışılmaz bir bilgi. Tabii aksi durumların da alternatifi olabilmeli. Sanayileşme devrinde; kadının da çalışma hayatına girmesi, stres katsayısının artışı, hormonlu gıdalar, katkı maddeli beslenme sistemi derken eski zamanların sağlıklı anne sütleri de azalıverdi.  İşte “devam sütü” olarak SMA (Simulated Milk Adaptation) da tam burada devreye giriyor ve bebeğine yetecek kadar sütü olmayan annelerin imdadına yetişiyor.
Dr. Ender Saraç’ın konuşması sırasında en çok dikkatimi çeken şey de obezitenin en önemli sebebinin, annenin hamilelik sırasındaki beslenme sistemi olduğunu söylemesiydi. Son bulgularla iyice kesinleşen bu bilgi, sağlıklı nesiller yetiştirmek adına gerçekten altın değerinde. Bebek maması seçiminde de içeriğine şeker ve tatlandırıcı katılmamış olmasına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Saraç; 0-2 yaş arasında bebeğin yağ hücre sayısının belirlendiğini ve hazırlanacak mamanın kesinlikle beslenme alışkanlıklarını belirleyeceğini söyledi. Çocuklarına unlu, şekerli gıdalar, kızarmış patates, ketçap-mayonez yediren, kola ve şeker katılmış meyve suları içiren anneleri en hafifinden hainlikle suçlayan Dr. Ender Saraç’a katılmamak mümkün değil. Bebeğinizin 0-3 yaş arasında; kilo eğrisinin değil, boy eğrisinin yüksek olması sağlıklı olanı. Bu dönem süresince şeker, beyaz un ve tuzdan uzak durulması çok önemli. Çocukların ileri yaşlarda obezite illetyle savaşmaması için beslenme düzenlerini denetlemek ve sağlılklı gıdalar tüketmelerini sağlamak gerek. SMA (Simulated Milk Adaptation) devam sütü; içinde şeker ve tatlandırıcı olmayan ve whey proteini ağırlıklı formülüyle 0-3 yaş arası bebeklerin besin ihtiyaçlarını karşılamak için uluslararası kurumlar tarafından da öneriliyor. Anne sütüyle beraber alınan bebek sütünün nişasta içermesi, bebeğin anne sütünü tatsız bulması ve emmek istememesine neden olmaktaymış. SMA devam sütünde nişasta bulunmaması ve ideal büyüme için gerekli amino asitleri de içermesi önemli noktalar.

Dr. Ender Saraç’ın özellikle üstünde durduğu bir konu da verilen devam sütü ve ek besinlerin kesinlikle şeker katkılı olmaması gerektiğiydi. Eğer bu tip bir mamayla beslenirse, çocukların damak tadının olumsuz etkileneceğini ve asla sebze balık vs tüketmek istemeyeceklerini de ekledi sözlerine.

Bu keyifli bahçe sohbetinde uzun süredir görmediğim dostlarla karşılaşmak ve hasret gidermek de pek hoştu. Detox Bahar Salatası, Isırganlı Fritata, Falafel Topları, Somon Köftesi, Sağlıklı Lahmacun, Matza, Sağlıklı Çikolata Topları, Sağlıklı Cheese Cake, SMA Devam Sütü ile yapılmış Çilekli Muhallebi ve Zencefilli Limonatadan oluşan menü konuklar arasında çok beğenildi. Benim favorilerim Isırganlı Fritata ve falafellerdi, ilk fırsatta tariflerini bulmayı planlıyorum.
Teşekkürler Dr. Ender Saraç, SMA , Pfizer ve tabii 11 Digital‘in güleryüzlü ekibi.


Annesiz Geçecek İlk Anneler Günü

Hayattaki duruşumu, kişiliğimi, kariyerimi ve daha bir çok konudaki yeteneğimi borçlu olduğum, ilk öğretmenim anneciğimi 2011 eylülünde kaybettim. Beni; olduğum kişi olabilmem için sabırla eğiten, toplum içindeki davranışlarımı şekillendiren, rehberimdi annem. Kendime güvenmeyi ve saygı duymayı, değer yargılarımı geliştirmeyi ondan öğrendim. Yıllar içinde aldığım eğitimlerle pekişen kimliğimi temelde hep ona borçluyum.

3 çocuğunu da iyi insanlar olmaları için eğiten, kişiliklerini geliştirmeleri için destek olan, kelimenin tam anlamıyla yemeyip yediren, giymeyip giydiren bir anneydi o.
Bu yıl Anneler Günü bir garip geliyor bana, hüzünlü… Aile büyüklerinden hayatta kalan teyzemi kutlayacağız bundan sonra. Uzun yıllardır eğitim için yurt dışında olan oğlumun İstanbul’da ve yanımda olması tek tesellim.
Hayatta olmayan bütün annelerin nurlar içinde uyumalarını diliyorum. Anne olan, olmaya hazırlanan ve çevrelerindeki bütün canlılara anneliği göev edinmiş dostlarıma da; sevdikleriyle birlikte, ağız tadıyla geçirecekleri nice Anneler Günleri diliyorum.
Sevgi ve ışıkla kalın…


Pazarlama Şenliklerinin En Büyüğü, Anneler Günü

Pazarlama şenliklerinin en büyüğü olan Anneler Günü için markalar ve ajanslar yaratıcılıkta sınır tanımamışlar bu yıl da. Hediye seçenekleriniz ise ya pırlantalı takılar ya da küçük mutfak aleti olacak. Bu saçmalıkları anlatmak için de komik videolar çekip, sosyal medyada paylaşmak pek revaçta. Aklı başında diye düşündüğüm çok sayıda insan da, anneler ile ilgili hashtagler yaratıp twitterda rüzgar gibi esiyor. Büyük olasılıkla henüz anneleri hayatta olduğu için sosyal ortamlarda onlarla maytap geçmeyi marifet sanıyorlar. Yeniliklere ayak uydurmakta zorlanan ebeveynlerine destek olup, yeni çağa uyum sağlamalarına yardımcı olmak epey emek istiyor tabii. Halbuki 2 komik tweet atarak maskaralık yapmak gayet kolay.
Anneleri ev işlerine hapseden hediyelere oldum olası sinirlenirim, kadıncağız zaten bıkmış ev işi yapmaktan, sen de ona hediye diye mutfak robotu ya da ütü alıyorsun, aferin yıldızlı pekiyi verelim bu harika düşüncen için. Kendi el emeğiyle, özenle ve sevgiyle hazırlanmış armağanlara ne oldu. Bir gün de olsa annenizin istediği gibi davranmak; mesela odanızı derli toplu yapmak, birlikte neşeyle kahvaltı etmek, yürüyüş yapmak, hatta uzun zamandır sizi götürmeye çalıştığı sevmediğiniz akraba ziyaretine gitmek ona vereceğiniz hediyelerin en güzeli olabilir.
Annelerinize yılın bir günü hediyeler alıp sahte gülücüklere boğmak yerine, sizinle konuşurken laflarını ağızlarına tıkmamayı, yanlış olduğunu düşündüğünüz davranışlarında sevgiyle sarılarak birlikte çözüm aramayı, sizi yapmaya zorladıkları işlerden kurtulmak için kırmadan söylemeyi deneyin. Böylelikle aradan yıllar geçip de kendiniz ebeveyn olunca, birlikte geçirdiğiniz zamanları gülümseyerek hatırlayacaksınız.
Mor çiçeklerim, içleri açılsın diye bütün annelere armağandır.


Pazar Sabahı İstanbul Gezisi

Bu şehri tenha saatlerinde daha çok seviyorum. Umarsız şekilde seyrediyorum onu, sükunetle dolaşıyorum sahillerinde ve yollarında. Emekli Gezisi adını verdim bu gezilerime. Kısıtlı bütçeyle de yapılabildiği için, yeter ki karar verin ve erken uyanın.
Erken saatte binin otobüse, inin Beşiktaş’a. Üsküdar İskelesi’nden kalkan vapurla geçin karşı kıyıya. Orada güne başlayan insanların yuvalarına gıda taşıyan karıncaları andıran telaşına aldırmayın ve Beykoz yönüne giden bir minibüs ya da otobüse atıverin kendinizi. Denizi görecek şekilde oturun.
Dün sabah aynen böyle yaptım. 6 mayısın içimi daraltan anlamını göz ardı edip, yol boyunca artık vakti geçmeye başlayan güzelim erguvan ağaçlarını, mor salkımları hayranlıkla seyrettim. Beykoz’a kadar; çoğu yeniden elden geçirilmiş yalılara bakarak çocukluğumu hatırladım. Beykoz’da inip biraz parkta oturduktan sonra, kalkma saati gelen Yeniköy motoruna attım kendimi. Hınzırca esen rüzgarın ürpertmesine aldırmadan dışarıda oturdum. Hava puslu da olsa Boğaz’ın sırtına saplanmış hançerler gibi görünen sevimsiz binaları görüntüledim. Yeniköy sahilinde inince, çınarlı yolu takip edip, yürüyüşe çıkan semt sakinlerinin gülümseyerek günaydınlaşmalarıyla içim açıldı ve neşeyle ilerledim. Pazar keyfimi tamamlasın diye gazete de aldım ve doksanların sonlarına doğru İstinye sahilinde çalışırken sıklıkla gelip yemek yediğimiz Yeniköy Spor Kulübüne ait çay bahçesine gittim.
Benim gibi erkenci bir iki aile ve spor kulübü yönetiminde olduklarını , birazdan kulüp yönetimi için seçime gideceklerini konuşmalarından öğrendiğim yaşlıca beyler vardı.
Sabahın pusu iyice kalkmaya başlamıştı ve Boğaz sahillleri de iyice hareketleniyordu. Simit peynir çay üçlüsü ve gazetelerimle güzel havanın keyfini çıkardım. Çoluk çombalak gürültücü aileler gelmeye başlayınca da palamarları çözüp, İstinye sahilinden geçerek, Emirgan’a doğru yürümeye başladım. Lale zamanını fırsat bilenlerin pikniğe geldiği ve izdiham yarattığı Emirgan Parkı önünde, belediye zabıtaları araçların içeri alınamayacağını anons ediyorlardı. Baltalimanı’na kadar keyifle yürüdüm. Araç trafiği iyice kafa şişirmeye başladığı için, oradan sonrasında bir taksiye binerek Hisarüstü’ne çıktım.
Eskilerin “erken kalkan yol alır” deyişini haklı çıkarır bir İstanbul gezisi yapmıştım. Taksi kısmını saymazsanız da oldukça hesaplı bir emekli gezmesiydi. Arada sırada erken uyanın ve bu güzel şehrin sizi kucaklamasına izin verin.
Güzel ve verimli bir yeni hafta dilerim hepinize…

Beykoz Yeniköy geçiş tarifesi için ŞURAYA tıklayınız.


Sayfalar:1...12131415161718...45