:::: MENU ::::

Yeni Yıla Merhaba

Sunset Bodrum

Yeni bir yıla doğru koşaradım ilerliyoruz. Bilinmezliklerden mi, umutlardan mı olduğunu çözemediğimiz ürpermeler var ruhlarımızda. Yüreklerimiz hayallerimizin gerçek olabileceği heyecanıyla çarpıyor. Gençler arkadaşlarıyla katılacakları eğlencelerin, çocuklar açacakları hediye paketlerinin heyecanında, yaşlılar ise sağlıkla geçirecekleri yeni bir yılın umudundalar.
2015 yorucu bir yıl oldu çoğumuz için; ülkemiz için üzüldük, kayıplar yaşadık, sağlık sorunlarıyla cebelleştik, belki işsiz kalanlar da oldu aramızda. Şimdi yeni bir yılın getireceklerine odaklanma zamanı; geçmişe takılıp kalmanın yararı yok, gelecek günlerin belirsizliğini coşkuya çevirmek elimizde. Her sabah sağlıkla uyanıyorsak umudumuzu kaybetmek anlamsız. Sağlıkla nefes aldığımız her an, zorluklarla başa çıkabileceğimiz anlamına geliyor; yeter ki isteyelim ve çaba harcayalım.
Hayatımıza dışarıdan bakmaya çalışalım; tabii objektif olarak bakalım; varlığına şükredeceğimiz her şeyi not edelim, aklımıza her geldiğinde sahip olduklarımız için teşekkür edelim ve daha iyilerini istemeye, onlara ulaşmak için çalışmaya devam edelim. Kendimizde değiştirmek istediklerimiz için de ayrı bir liste yapalım ve yıl boyunca bunlar üzerinde çalışalım.
Kızdıklarımız, hırslandıklarımız, sinirlendiklerimiz olabilir; şimdi onları affetme zamanı, ruhumuzda ve bedenimizde yarattıkları yıkıcı etkilerden kurtulma zamanı. Kolay olacak mı, tabii ki olmayacak, ama deneyeceğiz adım adım ilerleyeceğiz. Affetmeyi başardıkça üzerimizdeki yükler hafifleyecek, ruhumuz özgürleşecek, huzuru hissedeceğiz.
İhtiyacı olan herkese yardım etmeye çalışalım, yardım sadece parasal değildir. Her fırsatı değerlendirip kahkaha atalım, gülmenin iyileştirici etkisinden yararlanalım. Yolda rastladığımız hayvanların başını okşayalım, sevilmeye de beslenmek kadar ihtiyaçları var unutmayalım.
Gerektiğinden fazla tüketmemeye çalışalım; sistemi değil ruhumuzu besleyelim. Tüketeceklerimizi alırken çevreye zarar vermeyenleri seçmeye çalışalım, ambalajlı ürünlerden vazgeçelim, olabildiğince az çöp üretmeyi deneyelim.
Günümüze aynada kendimize gülümseyerek başlayalım; kendimizi sevelim, yeri geldiğinde egosit olalım, hepimiz tek ve biricikiz, sizden bir tane daha yok, bana inanmazsanız parmak izinize sorun, retinanıza sorun 🙂
An’da kalmaya çalışalım, geçmiş yaşandı bitti geri getiremeyiz, gelecek bir gizem; nelerle karşılaşacağımızı bilemeyiz, ama “an” tamamen bize ait, onunla ne yapacağımıza karar vermek de bize ait. Yeni yılda mutsuzlukları görev edinmek yerine, yaşadığımız her an’a şükredelim ve  “Sonsuz Şimdide Olmaya” gayret edelim.
Onurumuzla, sahip olduklarımıza şükrederek, anlamsız hırslardan arınarak, bebekler gibi kibirsizce, her sabah daha da yenilenerek, “az tüketip, çok türeteceğimiz”, barış içinde “bir orman gibi hür ve kardeşcesine” yaşayacağımız; ruhlarımızın hep genç kalacağı, daha bereketli, daha huzurlu, daha adil ve çok daha güzel bir yıl olsun 2016.
Hepinize sevdiklerinizle birlikte; ağız tadıyla, huzurla, bolluk ve bereketle geçecek harika bir yıl diliyorum.
Sevgiyle ve muhabbetle…

Yeni yılda yeni biri olmayı deneyecekler bu linkleri mutlaka incelemeli:

http://abolisyonistveganhareket.org/
https://www.facebook.com/fikirsahibidamaklar
http://bugday.org/
http://zumbara.com
http://esyakutuphanesi.com


#EskrimITU Genç Şampiyonlardan Eskrim Dersleri

Çocukluğunda kitap keyfini Pardayanlar ve Üç Silahşörler gibi kitaplarla keşfeden bir nesilden gelince Eskrim sporuna da sempatiyle bakıyor insan. Bir de yeğeni madalyalı, bolca kupalı ve Akdeniz, Balkan Şampiyonu biriyse ilgi daha da artıyor 🙂 Geçtiğimiz yıllarda yeğenim Berke Türkaydın‘dan söz etmiştim sizlere. O zamanlar yıldız kategorisinde yarışan Berke; İTÜ Genetik ve Moleküler Biyoloji bölümünde mezun olmaya koşarak giden bir genç adam. İTÜ Eskrim takımıyla da kupalar ve madalyalar kazanmaya devam ediyor. Şimdi de İTÜ Eskrim kulubünde diğer sporcu arkadaşlarıyla birlikte ders vermeye başladı.
Bu derslerde Güz ve Bahar dönemlerinde hem 6-12 yaş hem de 17-45 yaş arasındaki eskrim sevdalılarına eğitim veriyorlar. Kurslar İTÜ Ayazağa Maslak Kampüsü Merkez Spor Salonunda yapılıyor. Büyükler için Çarşamba günleri 18.00-19.30 veya 19.30-21.00 saatleri arasında, küçükler için ise Cumartesi-Pazar günleri 13.00-14.00 veya 14.00-15.00 saatleri arasında düzenleniyor. Ders ücretleri İTÜ mensupları için 200 TL/Ay, diğer katılımcılar için ise 225 TL/Ay olarak belirlenmiş.
berke kupali

Eskrim uzun yıllardır olimpik bir spor; ama onu sadece bir spor olarak adlandırmak da haksızlığın büyüğü olur. Genel olarak kılıç kullanma sanatı olarak tanımlanan eskrim, sportif anlamda düelloları esas alıyor ve gelişerek günümüzde uygulayanların neredeyse aşık oldukları zarif bir sevgiliye dönüşüyor.

Top peşinde koşturulan takım sporlarından hoşlanmayan çocuklarınız için biçilmiş kaftan bu eğitimler; dengeyi, gücü, kişisel mükemmelliğe ulaşmayı, bazen yarışmak bazen de sadece eğlenmek ve mutlu olmak için yapılan fiziksel aktiviteyi keşfedecekler.

Büyükler için de günlük hayattaki aşırı yoğunluktan, stresten uzaklaşmak, daha dengeli, algıları açık, aktif ve esnek olmak için keyifli bir fırsat.

Eskrim kursları için detaylı bilgi almak isterseniz; kurs koordinatörü Berke’ye 05394627675 numaralı telefondan ulaşabilir veya eskrim@itu.edu.tr adresine eposta yazabilirsiniz. Başlangıç seviyesindekiler için kıyafet ve ekipman da Eskrim kulübü tarafından karşılanıyor.

Programa katılanlardan ricam, yeğenim Berke’ye benden selam söylemeleri 🙂 Bu yıl ders-spor-aktiviteler derken programı o kadar yoğun ki yüzünü göremez oldum 🙂 Ben de kursa yazılmayı düşündüm ama yaşım uymadı  🙂


#SXSWAccelerator programı Türk girişimcileri bekliyor

SxSw

SXSW Accelerator 2016 programı Türk girişimcileri, SXSW festivalinde sunum yapmaya ve yatırım almaya davet ediyor.

Her yıl Texas eyaletinin Austin kentinde düzenlenen SXSW festivali bünyesindeki SXSW Accelerator programı; 12-13 Mart 2016 tarihlerinde, girişimcilik dünyasının önde gelen isimlerinin yer aldığı seçilmiş jüri üyelerine sunum yapmak üzere Türk girişimcileri de bekliyor.

2009 yılından bugüne 305’ün üzerinde girişimin katıldığı SXSW Accelerator programı kapsamında, katılımcı girişimlerin %62’si yatırım alırken, %13’ü de Google, British Telecom, Apple başta olmak üzere çeşitli şirketler tarafından satın alınmış. accelerator-2016-color-page

Klout, Hipmunk, Wildfire, Siri, Foodspotting ve Tango gibi bir çok büyük firmanın erken aşamalarında katıldığı program dahilinde son 6 sene sürecince girişimcilere 2.6 milyar dolar yatırım imkanı sağlanmış.

2016 SXSW Accelerator programı bu yıl; “Akıllı Data Teknolojileri”, “Eğlence ve İçerik Teknolojileri”, “Sağlık ve Giyilebilir Teknolojiler”, “Yaratıcı Dünya Teknolojileri”, “Ödeme ve Finansal Teknolojiler” ve “Sanal Gerçeklik” alanında faaliyet gösteren Türk girişimcileri de programına davet ediyor.

Detaylar için websitesinden sxsw.com/interactive/accelerator bilgi alabilir ve SXSW Accelerator 2016 programı global danışma kurulu üyesi değerli dost Çağdaş ÖNEN’e cagdasonen@gmail.com eposta adresinden ulaşabilirsiniz.


#TheIntern Bayramda Sinemalarda

65 yaş üstü ve emekliyseniz; iş hayatına geri dönmek, hem de yarı yaşınızdan küçük gençlerle dolu bir internet şirketinde stajyer olarak işe başlamak oldukça ürkütücü görünebilir. Robert De Niro’nun canlandırdığı Ben Whittaker ise emeklilikten çoktan sıkılmış ve yeniden iş hayatına döndüğü için neredeyse kanat atkıp uçacak kadar heyecanlı. Eşinin ölümünden sonra günlük hayatını sıradan meşguliyetlerle geçiren Ben; aldığı yatırımla başarı basamaklarını hızla tırmanan çevrimiçi moda sitesi yaratıcısı (Anne Hathaway) Jules Ostin’in stajyeri olur. Özenli giyimi, çalışma prensipleri, sorun çözücülüğyle şirket çalışanlarının gönlünde taht kuran Ben Whittaker, patronuyla iletişim kurmakta zorlansa da kısa sürede onun için de vazgeçilmez birine dönüşür.

25 Eylülde gösterime girecek olan The Intern/Stajyer; ödüllü yapımcı Nancy Meyers tarafından kendi yazdığı senaryo ile yönetilmiş. Oscar ödüllü ünlü oyuncu Robert De Niro ve yetenekli oyuncu Anne Hathaway’in başrolleri paylaştığı bu eğlenceli filmde yan rollerde Rene Russo, Adam DeVine, Andrew Rannells ve Robert De Niro’nun kızı Drena De Niro da yer alıyor. Filmle ilgili daha fazla detay için BURAYA tıklayınız.


The Man from U.N.C.L.E.

UNCLE

Bu sabah Warner Bros öngösterimiyle eğlenceli bir yeniden çevrim casus filmi izledim. The Man from U.N.C.L.E. 64-68 yılları arasında yayınlanmış bir casus dizisinden yararlanılarak filmleştirilmiş.
The Man From U.N.C.L.E yüksek tempolu aksiyon sahneleri, neşeli müzikleri, altmışların ikinci yarısıyla yetmişlerin başı arasındaki zaman diliminin modası ağırlıklı görüntülerle işlenmiş eğlenceli bir film. Cavill ve Hammer birlikteliği daha iyi yönetilebilir miydi diye düşündüğümü itiraf etmeliyim, kimyaları uyan bu iki yakışıklı oyuncudan çok daha fazla verim alınabilirdi. Alicia Vikander kesinlikle göz kamaştırıcıydı, Ex Machina ile gönüllerde taht kuran genç yetenek, bu filmde de zorlanmadan aradan sıyrılıveriyor. Jared Harris ve Hugh Grant kısa rollerinde göz dolduruyorlar. Kötülerin karakter analizleri biraz daha işlenebilseydi keşke, mizah dozu fazla olsun diye mi bilemem ama havada kalmışlar sanki.
John le Carré, Len Deighton, Alistair MacLean, Ian Fleming, Tom Clancy, Donald Hamilton, Frederick Forsyth, Ümit Deniz, Osman Aysu kitaplarını yalayıp yutmuş, filmi yapılanlarını heyecanla izlemiş ve televizyon-bilgisayar ikilisi hakimiyetinden önce yetişen kuşaktan benim gibi birine Guy Ritchie’nin yeni nesil casusluk filminin hafif gelmesi normal sanırım. Yanlış anlamayın, izlerken pek eğlendim. Hikaye anlatımı, karakter gelişimlerinin zayıf kalmasına karşın gayet eğlenceli vakit geçirten, rahat izlenen bir film The Man from U.N.C.L.E.
28 Ağustosta gösterime girecek filmle ilgili detaylı bilgiler için BURAYA tıklayınız. İyi seyirler.

Görsel kaynağı: http://cdn.idigitaltimes.com/sites/idigitaltimes.com/files/2015/08/14/man-uncle-movie-review.jpg


Denge… Turgut Uyar

Turgut Uyar

Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Tanrınız büyük âmenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Bütün ağaçlarla uyumuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama ağaçlar şöyleymiş
Ama sokaklar böyleymiş
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım

Sizin morunuz mor inandım
Ben tam dünyaya göre
Ben tam kendime göre
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Turgut Uyar / 4 Ağustos 1927 – 22 Ağustos 1987

Görsel kaynağı  http://www.izdiham.com/uploads/yazi/5jeLuNHr6M.jpg


Pixels Filmi 21 Ağustosta Gösterimde

PXL-Cast

Uzun zaman sonra ilk kez Adam Sandler ve tayfasının rol aldığı; kusma, işeme, geğirme, gaz çıkarma, boka bulanma sahneleri olmadan eğlenceli bir film izledim. Son yıllarda ne kadar Adam Sandler filmi izledimse beden sıvıları neredeyse başroldeydi ve gülmek yerine iğrenme hissi veriyordu.

Pixels; dünya dışı varlıkların, seksenli yıllarda uzaya yollanan konsol oyunu video yayınlarını yanlış anlamaları üzerine, dünyada yaşayanlara bu oyunlar formatında savaş açmalarını konu alan eğlenceli bir yapım. Oğlum Emir sayesinde seksenlerin ikinci yarısında konsol oyunları başında uzun zaman geçirince, filmi izlerken Pac Man oynadığım zamanları gülümseyerek hatırladım.

Bu eğlenceli filmde Adam Sandler’a; Kevin James, Peter Dinklage, Josh Gad ve Michelle Monaghan eşlik ediyor. Agresif komutan rolünde Brian Cox, First Lady rolünde Jane Krakowski, konsol oyunları şampiyonası sunucusu rolünde Dan Aykroyd, SAS komutanı rolünde Sean Bean diğer tanıdık yüzler. Serena Williams ve Martha Stewart da çerez kıvamında katılmışlar kadroya.Warner Bros davetiyle öngösterimde izleme şansı bulduğum Pixels filminin yönetmeni Chris Columbus, müzikler Henry Jackman’a ait.

Bir de uyarıda bulunayım; eğlenceli film diye hemen çocukları kapıp sinema salonlarına koşmayın lütfen, 12 yaş altına uygun değil kaydıyla gösterime girdi çok sayıda ülkede.
Pixels hakkında detaylı bilgilere ulaşmak için BURAYA tıklayınız.
İyi seyirler…
Görsel kaynağı


Adalar Sokak Festivali 1-6 Eylül 2015

İstanbul Adaları’nın kentsel, çevresel, ekolojik ve kültürel değerlerinin korunmasına dikkat çekmek, adaları sanatla donatmak, çeşitli etkinliklerde buluşup tanışmak, hep birlikte barış içinde yaşamaya devam etmek, kalıcı sanat eserleri bırakmak gibi dileklerle her yıl 01 – 06 Eylül tarihleri arasında Adalarda yapılmak üzere ‘’Adalar Sokak Festivali’’ adı altında geniş çaplı bir etkinlik oluşturulmuş.

festival logo

Bütün etkinliklerin ada sokaklarında, meydanlarında birbirini dinleyerek, izleyerek, birlikte üreterek, eğlenerek yapılması planlanmış. Festivale katılan, destek veren bütün sanatçılar, gruplar, uzmanlar gönüllülük temelinde performans, atölye ve gösteriler yapacaklar. Festivali düzenleyenlerin dileği, bu festivalin bir başlangıç olması ve güzelliklerin çoğalarak devam etmesi.

Doğal haliyle geçmişten yakın zamana kadar “yavaş bölge” statüsünde olan Adalar; kaçak yapılaşma, hatalı turizm politikaları, motorlu ve akülü araçlardaki denetimsiz artış, kontrolsüz biçimde çoğalan bisikletler, faytonların ıslahı için yetkililerin yeterince çaba harcamamaları, plansız imar tehlikesi gibi problemler nedeniyle hızlı bir şekilde yapısal bozulma yaşamakta ve kültürel, tarihsel, ekolojik değerlerini hızla yitiriyor. Festival süresince sanatçılar, uzmanlar, bilim adamları (mimarlar, botanikçiler, sanat tarihçileri, arkeologlar ve deniz bilimciler) çalışmaları, performansları veya söyleşileriyle yer alacaklar. Katılımcılar Adaların sorunlarına dikkat çekerken, çözüm, iyileştirme ve güzelleştirme için somut önerilerin ortaya çıkartılmasında destekleyici olacaklar.

ada dusu mektuplar

Festivalin en keyifli etkinliklerinden biri de Ada Düşü Mektup Projesi; katılımcılardan beklenen, bu mektupların el yazısı ile hazırlanmış, Ada Düşü temasıyla yazılmış, pullu ve postaneden gönderilmiş olmaları. Mektuplarda herhangi bir sınırlama yok. Yayımlanacak ve sergilenecek mektuplara Festival Komitesi karar verecek. Sergilerin bitiminde tüm mektuplar, taleplere göre ilgili bir kuruma araştırmalarda kullanmak üzere bağışlanacak. Ada Düşü mektupları, Selin Sason tarafından toplanacak. Mektuplar için adres: Plumon Art of Writing Çınar Cad. N0: 79 PK: 34970 Büyükada / Adalar – İstanbul

Festivalde Fotoğraf konusu ‘’Adalarda Çirkin Kadrajlar’’ olarak belirlenmiş. Fotoğrafmetre; Fotoğraf, Film ve Gezi Derneği Fotoğraf Sanatçıları Temmuz ayından bu yana tüm Adalarda belirlenen tema doğrultusunda çalışıyorlar. Sanatçıların fotoğrafları Heybeliada’da sergilenecek.

Festival alanları, çok sayıda etkinliğin yer aldığı ajanda ve sanatçılar hakkında detayları öğrenmek isterseniz BURAYA tıklayınız.
Adalar Sokak Festivali Facebook Sayfası
Adalar Sokak Festivali Web Sayfası

Adalar Sokak Festivali’nin tam programı; Adalar özelinde gün gün ve saat saat akışla pdf olarak ADALAR SOKAK FESTİVALİ _ TÜM PROGRAM

Festival komitesi: Necdet Kutlucan, Sevgi Çekiç, Serap Borucu, Fatma Bozkurt, Okan Sönmez, Yıldız Negma Çokcoşkun, Hıdır Ovaçin
Proje Ortağı: Burgazadası Kültür ve Kalkınma Derneği.


#MagicMikeXXL Bayramda Gösterimde

magic-mike-xxl

Warner Bros davetiyle izledim Magic Mike XXL filmini. İlk filmi görmemiş olsanız da devam filmi rahatlıkla izlenebiliyor. Yer yer kahkahalarla güldüğüm, soft porno kıvamında erotik görüntülere müthiş müziklerin ve dansların eşlik ettiği hafif bir eğlencelik diyebilirim. Bunca yakışıklı adonis kaslının yer aldığı filmin kadın izleyicilerinin ağırlıkta olacağını tahmin etmek de zor değil 🙂

İlk filmin yönetmeni olan Soderbergh, bu kez yönetici yapımcı olarak karşımıza çıkıyor, özellikle Savannah’daki egzotik striptiz klubünde zenci oyuncuların dans sahnelerinde yoğunlukla onun bakışını fark edeceksiniz.
İtiraf etmeliyim ki bu filme kadar Chaning Tatum pek de ilgimi çeken bir oyuncu değildi. 21 Jump Street ve The Vow’da izlediğim ağlak suratlı oğlan çocuğuydu benim için. Oscarlık bir oyuncu olur mu ilerde bilemem, ama filmin başlarında yer alan ve zenci sanatçı Ginuwine’ın Pony isimli şarkısı eşliğindeki dans performansı müthişti. Rol arkadaşlarından Matt Bomer’ı White Collar dizisinde hayranlıkla izlerdim. Joe Manganiello’da Amerikalıların “eye candy” dedikleri türden bir oyuncu bana göre. True Blood dizisi ve ufak tefek roller aldığı çokça filmden hatırlayacaksınız onu. Bu filmde de kaslı ve bakımlı bedeniyle görevini gayet güzel yerine getiriyor 🙂 Adam Rodriquez’i de film boyunca “ya hu ben bu çocuğu nereden hatırlıyorum” diye izleyip, filmden sonra IMDB de arayınca CSI Miami’de izlediğimi fark ettim. Filmdeki kadın oyunculardan ikisi hemen öne çıkıyor; orta yaşlı mutsuz dul rolünde güzel oyuncu Andie MacDowell ve Gotham dizisinin ölümcül güzeli Fish Mooney’i canlandıran Jada Pinkett Smith, bu filmde Mike’ın eski gözdesi gece klübü sahibi Rome olarak karşımıza çıkıyor.
Filmin yönetmeni Emmy Ödüllü Gregory Jacobs, yapımcıları; Nick Wechsler, Gregory Jacobs, Channing Tatum ve senaryonun da yazarı olan Reid Carolin. 115 dakikalık film 17 Temmuzda sinemalarda gösterime giriyor. Hepinize iyi seyirler

Magic Mike XXL’de yer alan müzikler için BURAYA tıklamayı ihmal etmeyin derim.

Filme ait detaylar için BURAYA tıklayınız.

Görsel kaynağı için de BURAYA tıklayınız


#Entourage , 3 Temmuzda Sinemalarda

entourage-movie

Severek izlediğim dizinin filmine davet edilince pek mutlu oldum. Uzun zamandır teyzemin sağlığındaki oynamalar nedeniyle öngösterimlere katılamıyordum, bu nedenle de heyecanla gittim filmin gösterileceği salona. 6 Emmy ödüllü dizinin hemen her bölümünde çok eğlenmiştim, filmi de beklentimi yükseltmeden izledim ve pek çok sahnede kahkahalarla güldüm.

Dizinin vazgeçilmez ögesi olan bolca ünlü yıldızı konuk etme, her sahneyi müthiş müziklerle süsleme ve izleyiciyi, yıldızların yaşadığı en lüks hayatın içine çekiverme geleneği filmde de sürüyor.
Diziyi izlememiş olsanız da üzülmeyin, filmi keyifle izleyeceksiniz. Yönetmen Doug Ellin’in hınzır kurgusu, sizi karakterlerle başarıyla tanıştırıveriyor.
Dizide yeni parlayan bir oyuncu olan ana karakterimiz Vincent Chase (Adrian Grenier) filmde artık paraya para demeyen ünlü bir yıldızdır. Çocukluk arkadaşı, sırdaşı, menejeri Eric (Kevin Connolly), bir türlü talihi gülmeyen aktör üvey ağabeyi Johnny nam-ı diğer Drama (Kevin Dillon), yıllarca ekibin şöförlüğünü ve tedarikçiliğini yapan ama sonra başarılı bir girişimle tekila imparatoruna dönüşen diğer can yoldaş Turtle (Jerry Ferrara) ile birlikte yine eğlenceden eğlenceye koşmakta ve hayatın tadını çıkartmaktalar. Vincent’ı ilk gençlik yıllarında bir reklam filmiyle keşfeden ve yıldız olma serüveninde yanı başında olan hırslı, hiperaktif artist ajanı Ari Gold’da (Jeremy Piven) karısına verdiği sözü tutup daha sakin bir çalışma düzenine sahip stüdyo yöneticiliğini sürdürüyor. Gold eline geçen bir senaryoyu teklif ettiğinde, Vincent’ın hem oyuncu hem yönetmen olmasını içine çok sindiremese de kabul etmek zorunda kalıyor ve macera başlıyor.
Ari’nin her derde deva, çılgın ve sadık yardımcısı Lloyd rolünde yine Rex Lee var. Texas’lı yatırımcı ve oğlu rollerinde Billy Bob Thornton ve Haley Joel Osment’ı izliyoruz. Thornton her zamanki sakin tavırlarıyla, yorulmadan oynamış. Çocuk oyuncuyken az da olsa sevimli olan Osment ise keşke büyümeseymiş dedirtiyor 🙂 Dizide Vince’in halkla ilişkilerini yürüten Shauna rolünde yine Debi Mazar var ve ekip her zaman olduğu gibi onu çileden çıkaracak şeyler yapmayı ihmal etmiyor.
Filme konuk olanları saymakla bitirmek mümkün değil, yapımcılığı da üstlenen Mark Wahlberg, Mark Cuban, Liam Neeson, Pharrell Williams, Kelsey Grammer, Gary Busey, Mike Tyson, George Takei, Warren Buffett, David Spade, Piers Morgan, Jon Favreau yazabildiklerim. Jon Favreau ile Drama arasında geçen konuşmayı izlerken su içiyordum, gülerken burnumdan çıktı hepsi 🙂
Doug Ellin filmi kendi senaryosuna, karakterlerine ve Rob Weiss’ın hikayesine dayanarak yönetmiş. Filmin yapımcılığını Mark Wahlberg, Stephen Levinson ve Ellin, yönetici yapımcılığını ise Wayne Carmona üstlenmiş.
Kamera arkası yaratıcı ekibinde de dizide çalışmış kilit isimler bir araya gelmiş. Görüntü yönetiminde Steven Fierberg, kurguda Jeff Groth, yapım tasarımında Chase Harlan ve kostüm tasarımında Olivia Miles.
Küfür kıyamet ve baskın maço karakterlere rağmen eğlenceli vakit geçirilen, Hollywood rüyasını dibine kadar yaşayanları, Sunset Bulvarını, Malibu sahillerini izleyebileceğiniz sabun köpüğü gibi hafif bir yaz filmi olmuş Entourage.
İyi seyirler.
Detaylar için BURAYA tıklayınız.
Görsel kaynağı ŞURADA


Sayfalar:12345678...48