Seçimler bitti, ama her şey şimdi başlıyor.

Gökyüzü gri ve sıkıntılı tıpkı benim gibi. Dün akşamdan beri ruhum paramparça, içim daralıyor. Kendimi hasta gibi hissediyorum. Bildiğim bütün kişisel iyileştirme yöntemlerini denedim, hiç biri beni sakinleştirmeye yetmedi. “Sevin” dedi bir arkadaşım, “bak Kadıköy, Beşiktaş, İzmir kaybedilmedi” daha kötü hissettim kendimi. Atatürk’ün Kurtuluş savaşı’nı başlatmak için gittiği Samsun AKP’nin, başkentim Ankara AKP’nin, canım İstanbul’um AKP’nin, Mevlana’nın memleketi yine AKP’nin. Nasıl sevineyim. Onun alamadığı yerlerde MHP almış oyları, daha da vahimi DTP almış. Devletin bölünmez bütünlüğü umurunda olmayan, iliğini kemiğini sömürdüğü insanlara iş ve aş verebileceğini söylemek yerine “bağımsızlık” naraları atanların zaferiyle sonuçlanmış seçim. Bir çok beldede kafa kafaya tokuşarak selamlaşanlar halay çekip eğleniyor destekledikleri parti seçildiği için. Ben endişeleniyorum. MHP’nin bu kadar güçlenmesi hayra yorulacak bir durum değil. AKP güç kaybetti deniyor; sevinmeyin boş yere, oylarını MHP’ye emanet verdiler. Devlet Bahçeli’ye uzun ömür versin Allah, şimdilik onun liderliğinde ağır başlı davranılmaya çalışılıyor. Hem benim anılarım çok taze; bu MHP değil miydi RTE’nin güvenoyu almasını sağlayan. Yine aynı MHP değil miydi bir çok alınmaması gereken kararda el kaldırıp yolu açan. Nesine sevineyim, daha çok içim karardı. secim Dün geceden beri anlamsız yorumlar, alıkça konuşmalar dinleyip daha da gerilmemi engelleyen ntvmsnbc. com‘a teşekkür ederim. Seçim 2009 çok başarılı bir çalışmaydı, hazırlayanların ve kabul edip devreye sokanların hepsine teşekkürler. Gazete başlıkları, köşe yazarları, çok bilenler, bok yiyenler, yüzlerce gereksiz insan yerine sayısal bilgilerin aktığı bir ekrana bakmak biraz da olsa ruh sağlığımı korumamı sağlıyor. “Marshall Yardımı” ile ülke yönetiminde Amerika’yı söz sahibi yapan Menderes iktidarı ile başlayan yozlaşma sayesinde geldik bu günlere. Yolsuzluk, çalma, kaçakçılık, vurgunculuk, köşe dönücülük yükselen değerler olduysa hep onlar yüzünden. Köy Enstitüleri’nin kapatılması, Halk Eğitim Merkezleri’nin yok edilmesi ile hızlandırılan eğitimsizlik ve kültürel yozlaşmaya, planlı ekonomik güçlükler, krizler eklenerek Ulus Devlet olma azminden sadaka bekleyen ümmet olmaya dönüşüldü yıllar içerisinde. Başta Demirel olmak üzere bütün demokratlar bu işe hizmet etti. Gelen yakın çevresini zenginleştirip, halkı daha yoksullaştırdı. Halka hizmet “komünist” işi olarak adlandırılarak önü kesildi. Bana inanmayan genç arkadaşlar bir zahmet Beyazıt Kütüphanesi’ne giderek 1950-1995 arası bütün gazete arşivlerini inceleyebilirler. Böylece değişimi kendi gözleriyle görebilirler. Tabii görmek isterlerse, ne yazık ki çoğu at gözlüğü takmış, “apolitik” olmayı fasulye gibi nimetten sayan bir sürü iyi eğitimli genç, umursamaz bir tavırla günlerini geçirip duruyor. Aksine inanmam mümkün değil. Eğer öyle olsaydı bu sabah oy oranları bu durumda olmaz İ.Melih gibi biri hala başkentimde sırıtarak dolaşamazdı. Dileyen dilediğini düşünür saygım var. Saygı duymadığım ise; atasını, dedesini, vatanının ne zorluklarla kurtarıldığını unutup, huzur içinde parçalanmamızı izleyenler. Yıllar önce yaşlı ve nur yüzlü bir amca ateşli ateşli tartışan gençlere bakıp “düzen değişir ama, düzülen değişmeyecek ve o hep siz olacaksınız, bu kafada oldukça” demişti, seçim sonuçlarına bakınca hak verdim ona. Seçimler bitti, ama aslında her şey şimdi başlıyor. Genel seçimlerde daha güçlü olabilmek istiyorsak, daha bilinçli ve daha çok çalışarak hazırlanmalıyız. Şimdi bizlere düşen; daha uyanık, daha çok araştıran, gündemi takip eden, yolsuzluğa geçit vermeyen, yoksullukla mücadeleye destek veren bireyler olmak. Kendi adıma; neler yapacağımı araştırmaya başlıyorum. Üzerime ölü toprağı serpilmesine izin vermek istemiyorum. Bu vatan; bana şehit dedelerimin armağanı, Cumhuriyet’i Ata’m bana emanet etti. Bir kaç baldırı çıplağın yok etmeye çalışmasına da izin vermeye niyetim yok.


Comments

  1. Quote

    Sevgili Müge Cerman, elinize dilinize saglik, tecrübelerinizden ögrenecek cok seyimiz var biz genclerin. Fakat bir konuda da sikintiliyim, ki dün Friendfeed ve bilimum forum tartismalarinda da bu sikintim percinlendi. Ülkeyi kurtarmak kelimesi aslinda korkutuyor beni. Ben sahsen belediyecilige hizmet olarak bakiyorum, her ne kadar türlü dalavereler dönüyor ve dönecek olsa da.. Bence ülkeyi birilerinden (ki bu birileri biziz) kurtarma fikrinden ziyade hemsehri, örgüt, asiret, tanidik siyasetine son vermemiz gerekiyor, semtine iyi hizmet eden bir belediye baskaninin hangi partiden oldugu cok da umrumuzda olmamali gibi. (Her secim bölgesi bunu yansitmamis olsa da).

    Ülkemiz cok farkli kültürlere ve kökenlere ev sahipligi yaptigi icin bu cesitliligi göz önünde bulundurarak care üretmemiz gerekiyor, kamplasarak degil. Ve emin olun bu ülkenin gencleri de bu konular üzerinde düsünüyor, üretiyor, paylasiyor. Sadece belki 60lardaki gibi sesli, kavgali, silahli dile getirmiyor.

    Iyi niyetinize, yönlendirmelerinize her zaman saygim sonsuz; ama belediyecilikte XXP sempatizani olup geri kalana “digerleri” olarak bakmak benim mantigimla celisiyor.

    Not : Her girdimde belirtiyorum; ama tekrardan Türkce karakter noksanligim icin özür dilerim.

  2. Quote

    Çok sinir bozucu. Kendimi parklara attım bugün sinirim yine geçmedi.

  • December 31, 1969 at 4:33 pm ozanozan
    türkiye' de olsaydım oyumu chp' ye atacaktım fakat yazınızda ilginç bir detay var. mhp partisine akp' nin yolunu açtığı için sitem etmişsiniz. onlara giden oy emanet demişsiniz. peki recep tayyip erdoğan' ın yasağının kaldırılıp, türlü oyunlarla başbakanlığı devralması sırasında akp' nin ve tayyip' in önünü açan chp değil miydi?
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Muge Cerman
    OzanOzan Üstad, CHP "fikir suçunun" suç olmamasına çalışıyordu hafızam beni yanıltmıyorsa.
  • December 31, 1969 at 4:33 pm İsmail Emrah Demirayak
    @TT: ben biraz daha farklı düşünüyorum. MHP'ye sitem etmenize katılmaktayım fakat şahsi fikrim onlar her dönem aldıkları kemikleşmiş oy potansiyelini aldıkları yönünde. Yani geçen seçimlerde akp'ye devrettikleri oyları geri aldılar ve bir sonrakinde daha da alacaklarını düşünüyorum.
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Muge Cerman
    Onca satırdan çıkarabildiğin de sadece bu mu Ozan Üstad, üzdün beni
  • December 31, 1969 at 4:33 pm ozanozan
    evet müge hanım ''302 sebebiyle siyasi yasak olmamalı, sadece hırsızlık ve cinayet'' gibi suçların siyasi yasağa sebep olabileceğini söylemişti. (312 olacak hatalı yazmışım)
  • December 31, 1969 at 4:33 pm İsmail Emrah Demirayak
    @TT: tabi ki bu değil sadece ama bu küçük nokta hariç diğer yazdıklarınıza katılmam sebebiyle tekrar etmeye başka yorum yapmaya gerek duymadım, yoksa bütün endişelerinizi paylaşıyorum, bu hususta üzerime düşeni yapmaya çalışıyor etrafımdaki insanlarla gücümün elverdiği kadar mücadele ediyorum
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Muge Cerman
    İED sana değil Ozanozan'a demiştim, araya senin yorum girince sana demişim gibi olmuş :)
  • December 31, 1969 at 4:33 pm İsmail Emrah Demirayak
    @TT: :D
  • December 31, 1969 at 4:33 pm ozanozan
    müge hanım ilk olarak bu noktayla değerlendirmeye başlıyorum. yoksa devam edeceğim. yazdığınız yazıya gerçekten değer verdiğim için ayrıntılı ele alıyorum. ve üstüne kendi fikirlerimi ekleyip sizin ne düşündüğünüzü merak ediyorum. tabi eğer zamanınız varsa. yoksa çok güzel olmuş elinize sağlık dememden daha çok şey katacaktır ikimize de değerlendirmelerimiz
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Muge Cerman
    Ozanozan lütfen bir mesaj yazarak bana yolla değerlendirmelerini. Tabii eğer gerçekten beni önemsemişsen.
  • December 31, 1969 at 4:33 pm ozanozan
    baykal' ın siyasi yasak için mücadele etmesi takdir edilecek bir davranış. ama o günlere dönersek sivas' ta millet iradesinin seçtiği bir milletvekili hali hazırda vardı. yüz küsür gün sonra ara seçime gidilmesi, bunun sonucunda anayasa değişikliği yapılması vb... olaylar, olayın bu denli üstüne gidilmesi o dönem hakkında halen aklımı karıştıran bir noktadır. çünkü siyaseti, yakın tarihimizi ayrıntılı olarak inceleyen birisi olarak baykal' ın bu denli çabası kafamı karıştırmıştır.
  • December 31, 1969 at 4:33 pm ozanozan
    peki efendim nerden yollayabilirim acaba mesajımı
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Muge Cerman
    adımsoyadım g posta veya blog iletişimi
  • December 31, 1969 at 4:33 pm uyuyang
    Müge hanım e-posta attım bilginize :)))
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Muge Cerman
    İlgileniyorum Uyuyang
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Can HANHAN
    @Müge Hanım çok güzel bir yazı. Vurgulamak istediğim şöyle bir kısım var: politik olmak ile aktivist olmayı birbirine karıştırıyoruz. Problem buradan çıkıyor ortaya. Ayrıca şöyle bir durum daha var politik görüşü olanlarımızdan bir çoğumuz sadece seçim öncesi ve hemen sonrasında bu görüşlere sahip oluyor. Bunun haricinde seçimden 2 ay sonra kimsenin siyasi görüşü kalmıyor. Sosyalizmi, komünizmi istemek ya da "Birleşik Türk Cumhuriyetleri" ni kurmak istemek kötü ya da ayıp değil. Sorun buna ulaşmadaki yöntem
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Can HANHAN
    Asmak, kesmek, kelle uçurmak; suikast düzenlemek, linç etmek. Bunlar bizim bildiğimiz siyasi yöntemler. Demokrasi ile olmuyorsa; as, kes, döv, öldür. Nitekim kazanamayan adayların tepkilerinden daha iyi anlıyoruz. Her şey bu kadar karışınca doğal olarak; neyin normal tepki, neyin anormal olduğunu anlayamıyoruz. Darbeler sonrasında kimyamız bozuluyor. "Aman kimse görmesin, kimse duymasın" derken çocuklarımıza "aman oraya gidince uslu uslu dersini çalış siyasi şeylere sakın karışma" diyoruz.
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Can HANHAN
    İlkokulda itiraz edeni, ses çıkaranı; azarlıyoruz, cezalandırıyoruz, dövüyoruz. Tek sesliliğe, tek görüşe zorluyoruz. Üniversite kısmına girmiyorum hiç. 20-23 yaşında askere gidene zorla itaat etmeyi öğretiyoruz. Sonra iş hayatına girene etik, yaratıcılık, takım oyunu, eleştiri, çok seslilik öğretmeye çalışıyoruz. "Yaşasın demokrasi, çok seslilik, çok kültürlük !" diyoruz. Sonra da mecliste kimlerinkinin kültür olup; kimlerininkinin olmadığını tartışıyoruz. İşte bir toplumun kimyası da, psikolojisi de böyle
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Can HANHAN
    bozuluyor. AKP, MHP diyoruz da CHP ne yaptı? CHP oyunu yükseltemedi, kazandığı yerlere bakarsanız hep MHP'nin AKP'den aldığı oylarla. Onun haricinde şahane bir strateji ile bir çok yeri AKP'ye emanet etti CHP. %90'ı açılan sandıklarda 4 puan önde olduklarını söylediler. Pek de emindiler. Ne oldu? Heyecanla, sevinçle bekledik. %90 olduğunda %7 farkla AKP öndeydi! Resmen dalga geçiyorlar.
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Arman
    Müge Hanım Abla, çok güzel yazmışsın gene. Zaten senle telefonda konuşmuştuk. Hem fikiriz canını sıkan her konuda. Yoktu ki düzgün bir adam ülkenin başında halka hem siyaseti göstersin, hem iyi baksın, hem ülkeyi yönetsin. chpden kaçan akpye mhp ye sığındı. mhpden kaçan oraya buraya dağıldı. Ülke için önemli insanlar bir şekilde(!) hayatını kaybetti kolay bulunamayacak adamlar susturuldular.Çok vahim noktalara doğru ilerliyoruz.
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Mert Erkal
    Her ne kadar genel seçim havasına sokulsa da adı üstünde bu bir yerel seçimdi ve benim oturduğum bölgeyi (Küçükyalı-Maltepe) yi CHP kazandı. Kartal'ı da CHP aldı. Kadıköy'den Kartal'a kadar 20 km lik sahil şeridi CHP nin ve son derece de kaliteli adaylarla çıktılar bu kez seçmenin karşısına. CHP uzun yıllardır Istanbul'da bu denli etkili olamamıştı. Eğer iyi değerlendirirlerse bir sonraki seçim çok farklı olabilir. Ben düne göre daha umutluyum.
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Muge Cerman
    Can Üstad, yazdıklarının pek çoğuna katılıyorum, bu nedenle de daha çok çalışmak, daha çok bilgilenmek, araştırmak gerektiğini tekrar hatıraltmak istiyorum. Genel seçimlere kadar durmak yok daha çok çalışacağız.
  • December 31, 1969 at 4:33 pm ozanozan
    müge hanım değerlendirmelerimi e-postanıza gönderdim.
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Necdet Terkeş
    harika yazmıssın müge abla ellerine sağlık. duygularıma düşüncelerime ayna tutan bu tip yazıları küçük hesaplar peşinde koşmayan insanlardan da okumak isterdim ama maalesef herkes senin kadar yürekli olamyor bu ülkede... eline sağlık tekrar. izin verirsen sitemden de duyurmak istiyorum yazını
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Ethem USLUOĞLU
    Ben de Mert Erkal ile aynı bölgede oturuyor ve çalışıyorum. Gerçekten çok iyi adaylar ile çıktı seçim yarışına CHP. Bunun yanında Maltepe de MHP seçime katılmadı ya da katılamadı ancak CHP %52 gibi bir oy aldı. Cidden zoru başardılar tebrik ediyorum. Sonraki seçimlerde az farkla kaybedilen sahil tarafları Pendik ve Tuzlayı da Chp'nin alacağını düşünüyorum.
  • December 31, 1969 at 4:33 pm ozanozan
    http://www.8sutun.com/koseyazisi?id=2275 (seçimler bitti ve bir anda türeyen 6 milyon seçmen hemen unutuldu. büyük şehirlerin çoğunun az farkla bitmesi ile bu konunun ne kadar önemli olduğu anlaşıldı. belki adana' da seçim sonucunu olmayan, yaşamayan, trafoya kayıtlı kolpa seçmenler belirleyecek) parmak boyasının kalkması için erkenmiş.
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Muge Cerman
    Necdet Üstad onur duyarım
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Mehmetali Batmaz
    Mege abla(TT) ben yorumumu mailinize göndermeyi tercih ettim.

Leave a Comment

(required)

(required)

Formatting Your Comment

The following XHTML tags are available for use:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

URLs are automatically converted to hyperlinks.