:::: MENU ::::
Posts tagged with: AVEA

Yakın Geleceğin Adresi: Avea Labs

Mart ayının son günü sabah erkenden yollara düşüp, teknolojik gelişmelerden haberdar olacağım bir toplantıya gittim. Kadıköy’de düzenlenen protesto yürüyüşünden haberi olmayan servis şöförünün yaptırdığı zorunlu sabah egzersizinden sonra, sevgili Burcu Şensoy’un güleryüzlü karşılaması ve diğer dostlarla hoşbeşe eşlik eden zengin kahvaltı büfesi, çekilen eziyeti unutturuverdi.
AveaLabs Müşteri Deneyim Merkezi; finanstan eğlenceye, akıllı evden akıllı şehire, eğitimden yerel yönetimlere uzanan birçok konsept uygulamanın yanısıra, Türkiye’nin ilk sanal asistanı “Rıfkı”nın da yer aldığı ve geleceğin teknoloji trendlerinin belirlendiği bir teknoloji üssü.
AveaLabs Müşteri Deneyim Merkezi’nin kuruluşunda 15 kişilik bir mühendis ekibi görev almış. Avea Teknoloji Merkezi’nde 1.5 milyon TL ekstra yatırımla kurulan Avea Labs içinde yer alan bölümler Mobil Finans, Alıllı Ev, Genç Alanı, Mobil Sağlık, Akıllı Şehir ve Türk Telekom grup şirketlerinin çözüm ve uygulamalarının yer aldığı bölüm. 
Yakında sıklıkla karşılaşacağımız NFC(Near Field Communication/Yakın Alan İletişimi) uygulamalarının yer aldığı Mobil Finans bölümünde hayatımızı kolaylaştıran uygulamaları izledik. NFC teknolojisine sahip kisoklardan elektrik, su ve doğalgaz faturalarımızı ödeyebileceğimizi, trafik borcu sorgulamalarımızın da yapılabileceğini öğrendik. Yeni nesil telefon seçerken NFC uygulaması olmasına dikkat edilmeli. Mobil finansta sergilenen ve restoranlarda yeni bir dönem başlatacak olan “dokunmatik restoran masası”na bayıldım. Garson beklemeden sipariş verebilecek, sipariş hazırlanırken mutfağı görüntüleyebilecek ve en harikası garson beklemeden hesap ödeyebileceğiz.   
Akıllı Ev bölümüne geçtiğimizde dinlediklerim; Minorty Report, Person of Interest ve Orwell’in 1984 nü hızla gözlerimin önüne getiriverdi. Siz eve yaklaşırken sizi tanıyan bir teknoloji hayatınızı müthiş kolaylaştıracaktır tabii, ama dinlerken epey ürkütücüydü 🙂 Buna karşılık, Avea 3G teknolojisi ile evin dışındayken dahi evinizi görüntüleyebilmek ve sabit hattaki görüşmenizi cep telefonunuza aktaran teknoloji ile konuşmanızın kaldığı yerden devam etmesi, televizyonunuzun sizi tanıyıp zevkinize uygun programı izlemenize hazır hale getirmesi epey cazipti.  
Genç alanı ise gerçekten eğlenceliydi. Bu donanım için canını verecek nice genç tanıyorum 🙂 Dokunmatik ekranlı eğlence masasında oyun oynayıp, fotoğraf çekip, çizimler yapıp mail atılabilirken, akıllı tabletler üzerinde kitap okunup, mobil eğitim ile cepten eğitim alınabiliyor, müthiş.  
Mobil Sağlık bölümünde; Mobil Tahlil, Akıllı Tansiyon Ölçer, Akıllı Tartı ile uzaktan mobil sağlık hizmetlerinin örneklerini izledik. Kişiler sağlık cihazlarından yaptıkları ölçümlerini, telefonlarından aile hekimlerinin sağlık sistemlerine gönderiyor, aile hekiminin olumsuz bir durum tesbit etmesi durumunda zaman kaybetmeden hastaya ulaşabiliyor. Dinlerken yine hem hayran olup hem de ürktüğümü itiraf etmeliyim. Big Brother’a el sallayalım 🙂  
Akıllı Şehir uygulaması da heyecan verici; tabii yararımıza uygulandığı sürece 🙂 Mesela toplu taşıma araçlarının turnikelerinde akbilin yerini NFC telefonlarının alması, otobüsünüzün kaç dakikada durağa geleceğini görebilmenizi sağlıyor. Avea hatlı telefon akıllı bilet olarak kullanılabilirken, cep telefonundan SMS atarak TL yüklenebiliyor. Akıllı belediye kapsamında tarihi mekanlara QR kod (karekod) konulması, parkların uzaktan izlenebilmesi gibi pek çok uygulamayı da Avea Labs de izledik.
Kısa dönemde hepsi  günlük hayatımızda yer alır bilemem ama, eve dönerken otobüs duraklarında gördüğüm reklamlarda, akıllı telefon markalarından biri NFC teknolojili olduğunu özellikle belirtmişti.


Avea “Bir Sohbet Var” toplantısı

Geçtiğimiz günlerde Avea‘nın davetiyle “Bir Sohbet Var” başlıklı toplantı için Blogger’s Base konuk oldum. Açıldığından beri çok sayıda aksilik nedeniyle bir türlü uğrayamadığım bu sevimli mekana gitmeyi başardım sonunda. 70 li yıllarda genç olanların bayılacağı bir ortam var Blogger’s Base de. Sıcak sohbetler yapılabilmesi için gerekli her detayı düşünmüşler. Avea da bizleri bir araya getirince pek keyifli bir akşam geçirdik.
Sevgili Burcu Şensoy’un sıcacık gülümsemesi, Şükrü Andaç’ın samimi moderatörlüğünde farkına varamadan iki saatten fazla vakit geçirdim.
Konuşmacılar Avea Genel Müdür Yardımcısı Ali Yılmaz, Bilkom Genel Müdürü Cömert Varlık ve kitabın yayıncısı Domingo‘nun kurucu ortağı Murat Arayıcı idi. Domingo’nun kuruluş hikayesi de ayrıca bir kitap konusu olacak kadar renkliydi bana göre.
Sohbetin ana konusu Domingo tarafından türkçeleştirilerek yayınlanan Steve Jobs kitabıydı. İlk söz alan Avea Genel Müdür Yardımcısı Ali Yılmaz oldu ve bizlere kitaptan ipuçları verdi. Jobs hakkında öenmli ipuçlarından biri evlat edinilmiş olması ve hayatı boyunca arayış içinde olmasının buna bağlanmasıydı. Bir diğer ipucu da tasarım konusunda hastalık derecesindeki mükemmeliyetçiliği idi. Hatta hastalığının son günlerinde oksijen maskesi takması gerektiğinde getirilen maskeyi beğenmeyip doktorlara kök söktürdüğü de anlatılanlar arasında. Bizleri onun ürünlerine hayran bırakan da aslında onun bu mükemmeli arayışı değil mi zaten.
Daha sonra sözü Bilkom Genel Müdürü Cömert Varlık aldı ve bizlere Jobs’un başarı formülünün farklı karakterde ve yapıda insanları biraraya getirip, ortak hedefe yönlendirmek olduğunu söyledi. Sıra Domingo Yayıncılık  kurucu ortağı Murat Arayıcı‘ya geldiğinde; bizlere kitap için iphone uygulaması geliştiren ilk yayınevi olduklarını, küçük bir yayınevi olmalarına rağmen bu konudaki tutkularıyla rakiplerini solladıklarını ama yollanan baklavaların da hakkını yememek gerektiğini anlattı 🙂

O hafta ikinci baskısını yapan ve satışı ellibinleri aşan kitabın, toplantı bitiminde katılanlara armağan edilmesi gecenin en hoş sürpriziydi.
Teşekkürler Avea, teşekkürler Steve Jobs; yaşarken bulamadığın huzuru
gittiğin yer neresiyse orada bulursun umarım.


İPZ10 notlarım

Sevgili Onur Kabadayı mesaj atıp, İPZ10 için davet ettiğinde, bayramlık ayakkabı alınmış çocuk gibi sevindim. Katılım bedellerinin emekli maaşı kadar olduğu seminer ve kongrelere gitmek oldukça zor son zamanlarda.  Sabah erkenden yola çıkıp, soğuk ve yağmurun kilit ettiği trafikte boğulmamak için, metro ve funiküler yardımıyla İMSM’ye ulaştım.  Sabah mahmurluğunu atamamış çokça dostla selamlaşıp, hazırlanan ikramı pas geçip (akşama kadar aç kalınca, ikramları pas geçmenin yanlış karar olduğunu anladım ama olan oldu) kendimce iyi açılı bir köşe bulup oturdum. Günseli Özen Ocakoğlu’nun açılış konuşmasından sonra, mikrofona önce Kurt Onur, daha sonra Hanzade Doğan Boyner geldiler.  Gelecek yıllara dair tahminlerini ve rakamsal veriler paylaştılar.

Sahneyi devralan Türk Telekom Strateji ve İş Geliştirme Başkanı Dr. Ramazan Demir’in konuşma başlığı “Yazılım devrimi bitti, yaşasın cihaz devrimi” idi. IP TV ve Yakınsamanın önemi hakkında konuşan Demir; Yakınsama ve dijital-konvansiyonel arasındaki ayrımların ortadan nasıl kalktığını , yeni petrolun “veri” olduğunu belirtti. Konuşması sırasında arkamdaki sıradan hızla kalkan genç işadamının telaşla kafama indirdiği laptop çantası darbesiyle beyin sarsıntısı geçirmeme ramak kaldıysa da, salonun soğuk olması hayatımı kurtardı sanırım 🙂 Daha sonra sahneye Google İngiltere’den konuşmacı olarak katılan Chewy Trewhella geldi. Sunumunu; inovasyon, test etme ve ölçümleme, arama, çeviri, mobil konu başlıklarında sürdüren Trewhella, web masterlara büyük kolaylıklar getirdiklerini, mobil kullanıcılar için iyileştirmeler yaptıklarını, LBS’nin önemini anlattı. Bir sonraki konuşmayı izlemek için alt kata sinema salonuna indim ve sahneyi en iyi açıdan görüntüleyeceğim bir yere konuşlandım.

Sahnedeki kişi biraz önce üst katta çantasıyla bana beyin sarsıntısı geçirten genç adamdı. Allahtan hem eski müşterim Ericsson’dan olması, hem de konuşması ve paylaştıklarının ilginç olması onu hemen affetmemi sağladı 🙂 Ericsson Türkiye Pazarlama ve Strateji Yöneticisi  ve Ortadoğu Bölgesi İş Zekası Birim Yöneticisi Erden Aksakal’ın konu başlığı ” İnsan Mobil Genişbant Çağından Ne Bekler” idi. Yapılan araştırmalarda çıkan sonuçların Avrupalı meslekdaşlarını çok şaşırttığını belirten Aksakal, gençler hakkında ilginç bir örnek vererek, onların günde en az 4 sms almazlarsa kimse tarafından sevilmediklerini düşündüklerini belirtti. Mobilitede kadın tüketicinin erkeklere epey fark attığını belirten Aksakal, gençliğin “multitask” yaşadığını ve ortalama üç ekrana bakarak gününü geçirdiğini anlattı. Bu noktada hafifçe sırıtmama engel olamadığımı itiraf edeyim, +50 olmama rağmen benim de günümün büyük kısmı 3 ekranla geçiyor 🙂
Türk gençlerinin büyük bir çoğunluğunun, global akranlarıyla aynı ilgi kuşaklarında yer aldığını ve onlar gibi günü sanki 40 saatmişcesine yaşadıklarını da anlatan Aksakal’ın paylaştığı slaytlar arasında rakamsal olarak beni en çok etkileyenler; 50 milyar cihaz ve internet kullanıcı profili slaytları oldu.

Arkasından sahne alacak olan Digiturk’ten Murat Uysal sahnede yerini almadan salondan ayrılıp, bir üst kata çıkıp Mobilera CEO’su Barış Öney’in konuşmasını izlemek üzere sahneyi rahat göreceğim bir köşeye yerleştim. Öney’in slaytları epey rakamsal veri içeriyordu ve bazıları gelecek günlere daha umutla bakmamı sağladı. Türkiye’nin 2050’de dünyanın dokuzuncu, Avrupa’nın üçüncü en büyük ekonomisi olacağını görmek hoşuma gitti. Sunumunu keyifle izlediğim konuşmacılardan biri de Facebook Strateji ve Planlama Başkanı Trevor Johnson oldu.  “Your brand is what people each other it is” cümlesini  yeniden ekranda görmek ve markaların “like” rakamları hoşuma gitti.                         

Vee günün en karmaşık zamanı olan yemek arası. Seminere katılanların beklenenden çok olduğu belirtilip, parti parti yemek salonuna alınacakları söylenince başıma geleni fark ettim, ama iş işten geçmişti.   Belki yeni ürün tanıtımları mini defileler vs için doğru bir mekandı İMSM, ama bu kalibrede bir seminer için kesinlikle hatalı seçimdi. Tavan yüksekliği ve açık alan olması nedeniyle hem soğuğun yoğun hissedildiği, hem de arka bölümde kendini kaybedip yüksek perdeden sohbete dalan düşüncesiz konukların gürültüsü nedeniyle, konuşmacıların da katılımcıların da rahatsız olduğu durumlar yaşanabiliyor.

Aylar sonra aile efradının sağlık sorunlarından uzakta bir gün geçirme keyfimin böyle nedenlerle bozulmasına izin vermedim tabii ve fırsattan istifade alt katta yer alan Manga sergisini gezdim. Uzun arada, epey de dostla rastlaşıp sohbet ettim. İkinci yarı sevgili Hakan Senbir’in sunumuyla başladı. “Ajansın gelenekseli interaktifi olmaz, büyük fikri kim yaratıyorsa ‘Ajans’ odur” diyen Senbir’in sunumu, ajans çalışanları arasında epey ses getirmiştir sanırım. Sırayla sahne alan Avea Kurumsal İlişkiler Direktörü Füsun Feridun Sosyal Mecraların ve Mobilitenin önemini , Hürriyet İş Geliştirme Koordinatörü Erhan Acar’da “Gündem Parmağınızın Ucunda” başlıklı sunumuyla Hürriyet İnternet grubu ve portallerindeki yenilikleri aktardı. Bir sonraki sunum olan Digital Panaroma Emre Uçku’nun sunumu ise, ne yazık ki arka bölümde kendinden geçerek yüksek perdeden sohbete dalan konuklar nedeniyle asla yoğunlaşamadığım ve ne dediğini asla hatırlayamadığım ve not alamadığım bir bölüm oldu. Allahtan Doğan Gazetecilik’ten Çiğdem Toraman’ın sunumu sırasında gürültü olmadı ve “Artırılmış Gerçeklik, artırılmış mecralar ve artılımış değerler” başlıklı sunumu rahatça izleyebildik. Android uygulamalar konusuna da dikkat çeken Toraman; Grafen uygulamalarını 2014 de paylaşmayı umduklarını belirtti. Yemek arasından önce sinema salonuna sığılamayıp dışarılara taşılınca ikinci bölümde orada yapılması planlanan sunumlar da üst kata alınmış olduğundan yerimden kalkmadan Nokta CEO su Tümay Asena’nın  konuşmasını dinlemeye başladım. Asena’da en değerli kaynak olan içerik konusunda hazırladığı sunumu paylaştı. en ilgimi çeken başlık Google CEO’su Eric Schmidt’in “Her iki günde bir uygarlığın başlangıcından 2003’e kadar yaratılan kadar bilgi üretiyoruz” cümlesi oldu. 
Asena’dan sonra sahneyi CNNTurk Kurumsal İlişkiler Direktörü sevgili dost Ayşe Yonca Baltaoğlu aldı. Rakamsal verilerle paylaştığı sunumun başlığı “WebTV, VideoAd fırsatları ve markalı içeriğin önlenemz yükselişi” idi. Türkiye’nin; 29.4 milyon kullanıcı ile Messenger kullanımında 2. büyük ülke, 22 milyon kullanıcı ile Facebook sıralamasında 4.cü ülke olduğunu gösteren slaytları ilgi çekiciydi.

Sahneye son olarak Vodafone Türkiye’den Mobil Pazarlama konusunda iki yetkili çıktı. “Mobil yaşamın Mobil hali” başlıklı sunumları sırasında bir de Blackberry çekilişi yapan yetkililer, mobil uygulamalar ve hesaplı mobil cihazlar konusunda da bilgiler verdiler. Hem çok üşüdüğüm, hem de artık açlıktan kan şekerimin iyice düşmesi nedeniyle, seminer sonrası Avea tarafından düzenlenen ödül törenine kalmayıp kendimi yollara attım. Verimli ve eğlenceli bir gündü, bildiklerimi tazelemek, ilginç notlar almak, hem de eski  dostlarla sohbet şansı yakalamış olmak hoştu. Teşekkürler Onur Kabadayı ve teşekkürler İPZ10 ekibi.


AVEA data hattı problemim sonunda çözüldü

GÜNCELLEME

Çağrı merkezi 2010 yılından sonra yeni yönetimle birlikte tepeden tırnağa yenilendi ve kullanıcı dostu bir birim olması için de var güçleriyle çalışıyorlar. Benim iki yazım 2008 yılı kasım ve aralık aylarında yazılmıştır, okurken mutlaka bu notu gözönünde tutunuz.

AVEA data hattı maceramı bir çoğunuz biliyorsunuz. Nihayet duyarlı bir yönetici sesimi duydu, kurum içi iletişimi hızla harekete geçirerek sorunu çözdü. Sistem değişiklikleri, teknik çalışmalar gibi aktarımların olduğu bir dönemde başıma gelmiş bu talihsiz durum. Beni bizzat arayan Avea yöneticilerine, buradan teşekkür etmek isterim. Uğradığım zararı biraz olsun hafifletmek için, kullanamadığım dönemdeki kasım ve aralık faturalarını da iptal ediyorlar. Sağolsunlar, fakat  kendimi rahatsız hissettiğim bir konu var. Ya benim gibi haksızlığa uğrayan, ama derdini anlatmayı başaramayan ve mutsuzluğunu her yerde anlatıp markayı zedeleyen üzgün kullanıcılar ne olacak? Teknolojiye ve markaya yatırım yapan böyle büyük isimler, belki de maaşlı elemanlarından değil de, tarafsız bir kurumdan “şikayetim var” hattı desteği almalılar. Bunu da gerçekten sıkı takip edip, “markamıza güveniyoruz, sizleri dinliyoruz” gibi sürekli anonslarla duyurup, kullanıcılarına ” Oh be” dedirtmeliler.
Sevgi ile kalın…


AVEA müşterilerine hizmet şeklini, elemanlarının ruh haline göre mi düzenliyor?

GÜNCELLEME MESAJIDIR

Aşağıda okuyacağınız yazıdan bir süre sonra Avea ekibinden duyarlı bir yönetici desteğiyle sorunum çözüldü. Yazılar 2008 ayının Kasım ve Aralık aylarında yazıldı. Çağrı merkezi yeni yönetimle birlikte tepeden tırnağa yenilendi ve kullanıcı dostu birim olması için de var güçleriyle çalışıyorlar. İki yazıyı birlikte okumanızı rica ederim.  http://www.mugecerman.com/avea-data-hatti-problemim-sonunda-cozuldu

Geçen ay mobil hayatın nimetlerinden yararlanabilmek için laptopumda kullanabileceğim bir aparat ile yeni bir AVEA hattı aldım. Pek de mutlu yaşıyorduk birlikte. Dün öğle saatlerinde AVEA’dan aradığını söyleyen biri tarafından arandım. Bildirdiğim sabit telefondan bana ulaşamadıklarını, o telefon numarasında beni tanıyan olmadığını belirten hanıma, bir yanlışlık olabileceğini anlatmaya çalıştım. Bir arkadaşımın ofisini kullandığım için onun numarasını vermiştim. Eskilerin takdim-i tehir dedikleri bir rakam karmaşası olduğunu tahmin ettiğim durumun başıma ne işler açtığını yazayım da neden bu başlığı attığımı daha iyi anlatabileyim. Hanım inatla “başka bir numara verin” dedi, ben de bana ulaştığı AVEA mobil hattımı hatırlattım hayır o olmaz adınıza kayıtlı Türk telekom numarası isterim diye tutturdu. Yok dedim, diretmeye devam edince “ne yapmamı istersiniz koşup sizin için bir telefon başvurusu mu yapmalıyım, kendime ait bir evim bile yok” dedim ama hanım israra devam ediyor. Son nokta benim artık söyleyecek bir şey bulamamam ve ne istiyorsanız öyle yapın dememle konuşma son buldu. Ne gariptir ki o ana kadar kesintisiz olarak internete bağlı olduğum halde birden bağlantım kesiliverdi ve “hata 619” yazısı ile karşılaştım. AVEA Edge kullanan bir kaç arkadaşımı aradım hiç böyle bir şeyle karşılaşmadıklarını belirttiler. Müşteri hizmetlerini aradım 4 ayrı kişiye bağlandım “hata 619” nedir bilen yok. Bu arada dışarıda seller gibi yağmur var, çıkıp bağlantı bulacağım bir yere gidemiyorum. Yapmam gereken bir sürü iş, yazmam gereken bir sürü mesaj var. Müşteri hizmetlerini tekrar aradım, yine aynı şekilde oradan oraya savruldum. Ama doğruya doğru karşıma çıkan genç insanlar son derece kibarlardı. Gerçi derdime çare olacak bir çözüm üretmediler, kayıtlar alındı, yazıldı çizildi, sizi mutlaka arayacağız denildi, ama ne arayan var ne soran. Saat 23.10 aradan bir gün geçmiş problem hala devam ediyor ama cevap hala yok. Yine kibar ve zarfi insanlar bilgilerimi alıp duruyorlar, çözüm yok. Sanıyorum hazımsız hanım, kişisel gücünü ekmek yediği müşteriye ceza vererek arttırdı, evine huzurla ve yüzünde hain bir gülümseme ile gittiğini tahmin ediyorum. Kendiyle gurur duyup küçük dünyasında memnun mesut yaşarken “karma” kendisine ne oyun hazırlar bilemem, ama benden aldığı “ah” ile çok eğlenceli günler geçirmeyeceğini garanti edebilirim. Kurumlar belirli noktalardaki insanların hazımsızlıklarını törpülemek, genel yapıya zarar vermelerini engellemek için sürekli eğitimler verir, ekip ruhunu pekiştirmeye çalışırlar. Ne yaparsanız yapın sepette mutlaka bir çürük elma kalıyor işte. Kaldığım yere yakın bir kafeden yazdım bu yazıyı. Aranızda “hata 619” nedir bilen varsa beni aydınlatsın lütfen. Numara taşıma telaşına düşen AVEA yeni gelenlere de böyle mi hizmet vermeyi planlıyor acaba?