:::: MENU ::::
Posts tagged with: Richard Armitage

Ocean’s 8 #oceanseight

Geçtiğimiz cuma, Warner Bros davetiyle izledim Ocean’s 8 filmini. Yönetmenliğini Garry Ross’un yaptığı, müzikleri Daniel Pemberton, görüntü yönetmenliği Eigil Bryld imzası taşıyan bu eğlenceli film tam bir şöhretler geçidi. Başrollerde Sandra Bullock, Cate Blanchett, Anne Hathaway, Mindy Kaling, Sarah Paulson, Awkwafina, Rihanna ve Helena Bonham Carter var. Elliott Gould, Richard Armitage, Dakota Fanning, James Corden , Katie Holmes, Kim Kardashian ve hatta Matt Damon da arada gözünüze çarpan ünlüler.

Ocean’s 8 de Ocean’s Eleven ile aynı şekilde açılıyor. Debbie Ocean (Sandra Bullock) kusursuzca yalan söyleyerek şartlı tahliye ediliyor ve hapishaneden ayrılıyor, tıpkı Ocean’s Eleven’daki ağabeyi Danny Ocean (George Clooney) gibi.

Debbie Ocean hapiste olduğu beş yıl, sekiz ay, 12 gün boyunca hayatının en büyük soygununu tasarlıyor. Kendi alanının en iyisi olan yetenekli kadınlardan oluşturduğu ekip ile piyasa değeri 150 milyon dolardan fazla olan bir kolyeyi çalmaya hazırlanıyor. Buradan sonrası ipucu içerebilir, en iyisi siz bu haftasonu kendinize vakit ayırın ve müzikleriyle, zengin kadrosuyla göz dolduran bu eğlenceli filmi izleyin.
Hepinize iyi seyirler

Filmin web sitesi
http://www.oceans8movie.com


#TheHobbit İle Son Buluşma

Öngösterimle izleme şansı buldum bu sabah Hobbitlerin sonuncusunu. 145 dakika nasıl geçti anlamadım inanın.

THE HOBBIT: THE DESOLATION OF SMAUG

Howard Shore’un muhteşem müziği, Peter Jackson’ın yönetmenliği, Andrew Lesnie’nin görüntüleriyle kendinizi maceranın tam içinde buluveriyorsunuz.

THE HOBBIT: THE DESOLATION OF SMAUG

İkinci filmin sonunda ejderha Smaug’un Bard’ın yaşadığı Göl Kasabası’nı ateşler içinde bıraktığını görmüştük. Final filmi de bu felaket sahnesiyle başlıyor.
Dozu azalmayan temposuyla beni koltuğuma çivileyen final filminde dövüş ve savaş sahneleri bir bale gösterisi kadar titizlikle yönetilmiş. Şiddetten ve kanlı sahnelerden hoşlanmam ve genellikle gözümü kapatırım, ama bu kez iki sahne dışında hepsini izledim, hangileri olduğunu söylersem ipucu vermiş olurum, heyecanınızı bölmek istemem 🙂

Kostüm tasarımlarında Richard Taylor, Bob Buck ve Ann Maskrey, Joe Letteri yönetimindeki görsel efektler ve özel makyajlarda da Weta Workshop müthiş işler çıkarmışlar.

Legolas

Bu filmle bir kez daha karar verdim; Orlando Bloom hep Legolas olacak benim için, kumral haliyle pek silik kalıyor 🙂

Benzer bir talihsizlik Thorin rolünü üstlenen Richard Armitage için de söz konusu. Bu filmde büründüğü karakterden sonra Into The Storm’da pek yadırganmıştı.

Lee Pace’e yeniden hayran oldum Thranduil rolüyle. Tamam kabul The Fall ile gönlümde taht kurmuştur ama Elf olarak da müthişti.

LeePace

Ve tabii Martin Freeman, büründüğü her karakterle kalbimi fetheden bu minik dev adamın filmde söylediği ve beni etkileyen bir cümleyi paylaşmam spoiler sayılmaz sanırım: “One day I’ll remember. Remember everything that happened: the good, the bad, those who survived… and those that did not.”

Bu haftasonu kendinize vakit ayırın ve efsanenin son filmini izleyin, ama mutlaka IMAX olarak izleyin. İyi seyirler.


Into The Storm 22 Ağustos Cuma Sinemalarda

Felaket filmlerinden pek hoşlanmam, ama Richard Armitage’ı Thorin dışında bir karakterde izleme fikri cazip geldi ve Warner Bros davetiyle öngösterime katıldım. Beklentinizi yüksek tutmazsanız ve belirli klişelere takılmazsanız, 89 dakikanın nasıl hızla geçiverdiğini anlamayacaksınız.

ITT STORM foto

İnsanoğlunun doğa karşısında nasıl çaresiz kaldığını, kendi hazırladığı felakete doğru koşaradım yaklaştığını izlemek, rahatsız edici olduğu kadar eğitici de. İstanbul’da da sıkça rastlamaya başladığımız hortum olayını, tam da fırtınan gözünden izlemek ilginç ve ürkütücü bir deneyimdi.

UTP-FP-0011r

New Line Cinema ile Village Roadshow Pictures aksiyon yüklü afet filmi  “Into the Storm/Fırtınanın İçinde”  22 Ağustos Cuma günü gösterime giriyor.
Profesyonel fırtına takipçileri, heyecan peşindeki ayyaşlar, öğrenciler, sıradan insanların farklı bakış açılarıyla izleyeceğiniz filmin başrollerinde The Hobbit’in Kral Thorin’i Richard Armitage , Prison Break ve The Walking Dead dizilerinden tanıyacağınız Sarah Wayne Callies, Veep dizisinin ilginç Mike karakterinden hatırlayacağınız Matt Walsh var.
Steven Quale yönetmenliğinde çekilen filmin ürkütücü görüntüleri Brian Pearson, etkileyici müzikleri ise Brian Tyler imzalı.
Film hakkında detaylı bilgilere BURAYA tıklayarak erişebilirsiniz.
İyi seyirler dilerim.


The Hobbit: The Desolation of Smaug

Bu sabah öngösterimle izleme şansı bulduğum: The Hobbit: The Desolation of Smaug/ Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları filminden söz etmek istiyorum sizlere. Hemen bir uyarıda bulunayım, lütfen 12 yaş altı çocuklarınıza bu filmi izletmeyin. Türlü çeşitli yaratıklar, kanlı savaş sahneleri, hele hele devasa örümcekler özellikle 3 boyutlu izlendiğinde huzurlu uykularını bozabilir.
Filmin yapım bilgileri ve konusunu; daha eski tarihli iki yazımdan BURAYA ve ŞURAYA tıklayarak okuyabilirsiniz.
Bu yazımda sizlere filmdeki çekici aktörlerden söz edeceğim.

see-richard-armitage-as-thorinİlk filmde de keyifle izlediğim Thorin Oakenshiled/Richard Armitage bu kez daha çok sahnede yer alıyor ve yine pek hoş. The London Academy of Music and Dramatic Art eğitimli, 1971 doğumlu aktörü daha önce fark etmemiş olmayışıma hala şaşıyorum 🙂
lee-pace-thranduilThe Fall ile tanıyıp hayran olduğum, Pushing Daisy ile izini sürdüğüm; Thranduil/Lee Pace’i ilk filmde yüzündeki ağır makyajla zor tanımıştım. Bu filmde de hayran hayran izledim görüntüde olduğu sahneleri.
Kiliİlk filmde daha az yer alan, bu filmde oldukça öne çıkan bir başka çekici aktör de Kili/Aidan Turner. Being Human izleyicilerinin yakından tanıdığı aktör; orman Elf’i Tauriel/Evangeline Lilly’e kaptırıyor gönlünü.
luke-evansYine bu filmde karşımıza çıkan bir başka çekici oyuncu da Bard The Bowman/Luke Evans. Fast&Furious6 dan hatırlayacağınız Gal’li oyuncu, mitolojik filmlerin de vazgeçilmezi.
LegolasSırada efsanevi Legolas/Orlando Bloom var. Bu genç aktör Elf ve korsan olarak kariyerine devam etsin lütfen. Günümüzde geçen filmlerde oldukça silik kaldığını çok kişi kabul edecektir 🙂
Ve son olarak sesiyle bile diğer oyunculardan rol çalabilen Benedict Cumberbatch namlı hınzır velet. Filmde Smaug ve Necromancer’a sesiyle can veren ünlü oyuncunun Julian Asagne’ı canlandırdığı filmi de heyecanla bekliyorum.
Haftasonu kendinize vakit ayırın ve bu filmi izleyin, ama mutlaka IMAX/3D izlemeye çalışın. Kitapları seri halde okuyanlara önerim ise; okuduklarını unutup, beyazperdenin büyüsüne kendilerini bırakmaları.
Hepinize iyi seyirler


The Hobbit: An Unexpected Journey

Akademi ödüllü yönetmen Peter Jackson’la Yüzüklerin Efendisi üçlemesinden sonra yine nefes almadan izleyeceğimiz yeni bir üçlemeye başladık; “The Hobbit: An Unexpected Journey” filmi izlerken üç saate yakın sürenin nasıl geçtiğini anlamadım desem abartmış olmam. Yeni Zelanda’nın olağanüstü doğasına, üç boyutlu animasyonun gücü de eklenince tam bir görsel şölene dönüşmüş. Kitabı okumamış olan ve film hakkında fikri olmayanların el kadar bebeleri kapıp sinema salonlarını doldurmamalarını öneririm. Afişte yer alan Bilbo Baggins’in masum görüntüsü sizleri yanıltmasın, filmde Elf’lerin huzur verici görüntüsü ve cücelerin komiklikleri dışındaki her karakter, çocuklarınızın uykusunu kaçırabilir.
Hikaye bizleri, Yüzüklerin Efendisi’nden 60 yıl öncesine götürüyor. Lonely Mountain’da Cüceler Ülkesi olarak nam salmış Erebor’u yerle bir eden ejderha Smaug’la başlayan yolculuk; dev örümcekler, güneşi görünce taşa dönüşen ama o arada buldukları her canlıyı mideye indiren Troll’ler, yerin yedi kat altında yaşayan Goblin’ler, çirkinlik timsali yaratıklar Ork’larla devam ediyor. Cücelerin ülkelerine özlemle söyledikleri “Lonely Mountain” uzun süre beynimde yankılanacak sanırım. Howard Shore’u bir kere daha saygıyla selamlıyorum bu filmin müzikleri de müthiş.   

Yüzüklerin Efendisi serisinde tanıdığımız Gollum’la Bilbo Baggins’in karşılaşması ve Bilbo’nun hayatının tümüyle değişmesine da tanık oluyoruz serinin bu ilk bölümünde.    

Bu filmle beraber Cüceler kralı Thorin Oakenshield rolündeki Richard Armitage ‘ı yakın takibe almaya karar verdim 🙂 Daha önce nasıl dikkatimi çekmemiş derken imdb bilgilerine bakınca oynadığı dizileri ve filmleri izlemediğimi fark ettim.
Sürüyle garip yaratığa karşın görebileceğiniz en güzel gözlü aktörleri de bir araya toplamışlar bu filmde. Bu yazdığımın Gollum’un mavi gözleriyle ilgisi yok ama inanın Andy Serkis’in muhteşem performansıyla onun gözleri bile güzel görünecek izlerken. Film hakkında fazla ipucu vermek istemiyorum; bu haftasonu kendinize vakit ayırın ve mutlaka IMAX olarak izlemeye çalışın. Filmin süresine de takılmayın, koltuğunuza gömülüp kalacaksınız.