Onurumuzla, sahip olduklarımıza şükrederek, anlamsız hırslardan arınarak, bebekler gibi kibirsizce, her sabah daha da yenilenerek, “az tüketip, çok türeteceğimiz”, barış içinde “bir orman gibi hür ve kardeşcesine” yaşayacağımız; ruhlarımızın hep genç kalacağı, daha bereketli, daha huzurlu, daha adil ve çok daha güzel bir yıl olsun 2026. Hepinize sevdiklerinizle birlikte; ağız tadıyla, huzurla, bolluk ve bereketle geçecek harika bir yıl diliyorum. Muhabbetle…
Foto linki https://tr.pinterest.com/pin/652740539752287044/
“Hayatın en mutlu anlarından biri, değiştiremeyeceğin şeyleri bırakma cesaretini bulduğun zamandır.”
Hayat herkes için farklı zorluklarla dolu. Dünya üzerinde ürkütücü pek çok değişim yaşanıyor. Mutsuz ve huzursuz olmak için her an yüzlerce sebep var. Ufak çabalarla yaşam enerjimizi dönüştürüp daha huzurlu yaşayabiliriz. Faydasını gördüğüm ipuçlarını sizlere yeniden hatırlatmak istiyorum. Muhabbetle…
-Kalbinizi nefretten uzak tutun, sevgiye daha çok yer açın. -Karşılık beklemeden sevin, sevgiye şart koşmayın, şartlı şurtlu sevenlerden uzaklaşın. -Zihninizi endişelerden uzak tutun, “asla” varsayımlarda bulunmayın; ne kendiniz, ne de başkaları için. -Yardıma ihtiyacı olanlardan ilginizi esirgemeyin, gerektiğinde elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın. -İnsanları incitmemeyi deneyin, olur da incitirseniz nazikçe ve dürüstçe özür dileyebilmeye cesaretiniz olsun. -Alçakgönüllü olmayı seçin, etrafımız zaten şişkin egolarla dolu. -Yaşamın adil olmadığını vakitlice kabul edin; olmayanlar için yakınmak yerine, olanlar için şükretmeyi seçin. -Söyledikleriniz ve yaptıklarınızın farklı olmamasına gayret edin. -Günü yaşayın, içinde bulunduğunuz anların keyfini çıkarın. Geçmiş olaylardan ders alın, ama geçmişe takılı kalmayın. Güneş her gün yeniden doğuyor, daha iyi bir gün yaşamak elinizde. -Gelecek için en esnek planları yapmayı deneyin. Gerçekleştirebildikleriniz için kendinizi tebrik edin, olmamışlara hayıflanmak yerine, daha uygulanabilir planlar yapmaya niyet edin.
Uzun zamandan beri ülkemizde yüreğimizi daraltan olaylar nedeniyle çoğumuz mutsuz ve bezginiz. Bu ruh hali herkesin bağışıklığını olumsuz etkiliyor ve hastalıklar artıyor. Gelin birlikte bu durumla baş etmeyi deneyelim; ne kadar zor durumda olsak da, sakin kalmamıza destek olacak yöntemleri seçelim. Yaşadığımız için şükredecek sebepler bulmayı deneyelim:
Her sabah uyandığınızda sağ salim uyandığınız için şükredebilirsiniz.
Kendinize ait temiz ve rahat bir yatakta uyuyabildiğiniz için şükredebilirsiniz.
Başınızın üzerinde bir çatı olduğu, etrafınızda sizi hava şartlarından koruyabilecek duvarlar olduğu için şükredebilirsiniz.
Musluklarınızdan akan su için şükredebilirsiniz.
Üzerinize giyecek temiz eşyalarınız olduğu için şükredebilirsiniz.
Bedenen ve ruhen sağlıklıysanız; nefes alabildiğiniz, görebildiğiniz, duyabildiğiniz, konuşabildiğiniz, yediklerinizi yutabildiğiniz, lezzetlerini alabildiğiniz, kollarınızı oynatabildiğiniz, nesneleri ellerinizle tutabildiğiniz, yürüyebildiğiniz, hatta koşabildiğiniz için şükredebilirsiniz.
Etrafınızda sizi seven, önemseyen, özleyen, koruyan, kollayan yakınlarınız ve dostlarınız olduğu için şükredebilirsiniz.
Okuyabildiğiniz, anlayabildiğiniz, öğrenebildiğiniz için şükredebilirsiniz.
Kendiniz olabildiğiniz için şükredebilirsiniz.
Yakın çevrenizde düşüncelerinizi özgürce ifade edebildiğiniz için şükredebilirsiniz.
Maddeleri arttırabiliriz tabii ama ana fikir; öfürdene pöfürdene mutsuz, huzursuz yaşayıp hastalanmak yerine, hayatımızdaki güzelliklere şükredelim. Gerçekten ihtiyacımız olduğunu düşündüğümüz şeyler ve arzu ettiklerimiz için de çaba harcamaya devam edelim.
Hepinize keyifle ve sağlıkla geçecek huzurlu zamanlar diliyorum. Muhabbetle…
Yeni bir yıla doğru koşaradım ilerliyoruz. Bilinmezliklerdin mi, umutlardan mı olduğunu çözemediğimiz ürpermeler var ruhlarımızda. Yüreklerimiz hayallerimizin gerçek olabileceği heyecanıyla çarpıyor. Gençler arkadaşlarıyla katılacakları eğlencelerin, çocuklar açacakları hediye paketlerinin heyecanında, yaşlılar ise sağlıkla geçirecekleri yeni bir yılın umudundalar.
2024 yorucu bir yıl oldu ülkemiz için; çok üzüldük, çok ağır kayıplar yaşadık, sağlık sorunlarıyla cebelleştik, toplumsal sorunlar ve geçim sıkıntısı arttı, işssiz kalanlar daha kalabalıklaştı. Şimdi yeni bir yılın getireceklerine odaklanma zamanı; geçmişe takılıp kalmanın yararı yok, gelecek günlerin belirsizliğini coşkuya çevirmek elimizde. Her sabah sağlıkla uyanıyorsak umudumuzu canlı tutalım. Sağlıkla nefes aldığımız her an, zorluklarla başa çıkabileceğimizi hatırlatıyor, yeter ki isteyelim ve çaba harcayalım. Hayatımıza objektif olarak dışarıdan bakmayı deneyelim, varlığına şükrettiklerimizi not edelim, sahip olduklarımız için teşekkür ederek daha iyileri için çalışmaya devam edelim. Kendimizde değiştirmek istediklerimiz için ayrı bir liste yapıp yıl boyunca üzerinde çalışalım.
Kızdıklarımız, hırslandıklarımız, sinirlendiklerimiz vardır mutlaka; şimdi onları affetme ve ruhumuzda, bedenimizde yarattıkları yıkıcı etkilerden kurtulma zamanı. Kolay olmayabilir, deneyeceğiz ve adım adım ilerleyeceğiz. Affetmeyi başardıkça üzerimizdeki yükler hafifleyecek, ruhlarımız özgürleşecek ve huzuru hissedeceğiz.
İhtiyacı olan herkese yardım etmeye çalışalım, sadece parasal değildir yardım hep hatırlayın. Yolda rastladığınız sokak canlarının başını okşayın mutlaka, sevilmeye de beslenmek kadar ihtiyaçları olduğunu unutmayın.
Gerektiğinden fazla tüketmemeye odaklanalım, sistemi değil ruhumuzu besleyelim. İhtiyaçlarımızı alırken çevreye zarar vermeyen ve sürdürülebilir olanları seçelim, ambalajlı ürünlerden vazgeçip daha az çöp üretelim.
Günümüze aynada kendimize gülümseyerek başlayalım, kendimizi sevelim ve önemseyelim, hepimiz tek ve biricikiz, bizden başka bir tane daha yok, inanmak için parmak izinizi ve retinanızı hatırlamanız yeterli.
An’da kalmayı seçelim, geçmiş yaşandı bitti geri getiremeyiz, gelecek ise kocaman bir gizem nelerle karşılaşacağımızı bilemeyiz, fakat “An” tamamen bize ait, onunla ne yapacağımıza karar vermek de bize ait.
Yeni yılda mutsuzlukları görev edinmek yerine, yaşadığımız her dakikaya şükredelim, sonsuz şimdide olmaya gayret edelim.
Onurumuzla, sahip olduklarımıza şükrederek, anlamsız hırslardan arınarak, bebekler gibi kibirsizce, her sabah daha yenilenerek, “az yüketip, çok türeterek”, barış içinde “bir orman gibi hür ve kardeşçesine” yaşayacağımız, ruhlarımızın hep genç kalacağı, daha bereketli, daha huzurlu, tüm hissedebilen canlılara daha adil davranacağımız çok daha güzel bir yıl olsun 2025.
Hepinize sevdiklerinizle birlikte; ağız tadıyla, huzurla, bolluk bereketle geçecek harika bir yıl diliyorum.
Hayat herkes için zorluklarla dolu olabiliyor. Dünya üzerinde ürkütücü pek çok değişim yaşanıyor. Mutsuz ve huzursuz olmak için her an yüzlerce sebep bulunabilir. Ufak çabalarla yaşam enerjimizi dönüştürüp daha huzurlu yaşayabiliriz. Faydasını gördüğüm ipuçlarını yeniden hatırlatmak istedim. Muhabbetle…
-Kalbinizi nefretten uzak tutun, sevgiye daha çok yer açın. -Karşılık beklemeden sevin, sevgiye şart koşmayın, şartlı şurtlu sevenlerden uzaklaşın. -Zihninizi endişelerden uzak tutun, “asla” varsayımlarda bulunmayın; ne kendiniz, ne de başkaları için. -Yardıma ihtiyacı olanlardan ilginizi esirgemeyin, gerektiğinde elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın. -İnsanları incitmemeyi deneyin, olur da incitirseniz nazikçe ve dürüstçe özür dileyebilmeye cesaretiniz olsun. -Alçakgönüllü olmayı seçin, etrafımız zaten şişkin egolarla dolu. -Yaşamın adil olmadığını vakitlice kabul edin; olmayanlar için yakınmak yerine, olanlar için şükretmeyi seçin. -Söyledikleriniz ve yaptıklarınızın farklı olmamasına gayret edin. -Günü yaşayın, içinde bulunduğunuz anların keyfini çıkarın. Geçmiş olaylardan ders alın, ama geçmişe takılı kalmayın. Güneş her gün yeniden doğuyor, daha iyi bir gün yaşamak elinizde. -Gelecek için en esnek planları yapmayı deneyin. Gerçekleştirebildikleriniz için kendinizi tebrik edin, olmamışlara hayıflanmak yerine, daha uygulanabilir planlar yapmaya niyet edin.
Bizler birbirimizi tamamen ve derinden kabul edip, sevip saymadıkça; paylaşmayı ve “birlikte, barış içinde, huzurla” yaşamayı öğrenmedikçe değişim mümkün değil. Odağınıza sevgi, dostluk, barış, huzur, bolluk-bereketi koyun. Nefret; hem taşımak için çok ağır bir yüktür, hem de sizi hasta eder. Yüreklerinizde sevgiye bolca yer açın, sağlıklı ve huzurlu yaşayın. Muhabbetle…
“Ne olursa olsun, olmak istediğiniz kişi olmak için asla çok geç ya da benim durumumda çok erken değildir.
Zaman kısıtlaması yok, istediğiniz zaman durabilirsiniz. Değişebilir ya da aynı kalabilirsiniz, bu işin kuralı yok.
Hayatı en iyi şekilde değerlendirebilir veya en kötü şekilde harcayabiliriz. Umarım siz en iyi şekilde değerlendirirsiniz. Ve umarım sizi şaşırtan şeyler görürsünüz. Umarım daha önce hiç hissetmediğiniz şeyleri hissedersiniz. Umarım farklı bakış açılarına sahip insanlarla tanışırsınız.
Umarım gurur duyacağınız bir hayat yaşarsınız. Gurur duymadığınızı fark ederseniz, umarım her şeye yeniden başlayacak cesarete sahip olursunuz.”
– Eric Roth, Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi Senaryo
Alıntı kaynağı : https://moralev.com/2024/05/08/2024-boga-yeni-ayi-mor-alev-gokyuzu-ile-yukselis-raporu/
Görsel kaynağı : https://www.direncelik.com/benjamin-button-misali/
Bu yıl da 8 Mart için yazılacak olumlu bir gelişme yok. Kadına şiddet ve kimliksizleştirme, şiddeti ve kadın ölümlerini meşrulaştırma, kadınları çarşafa sokma çabaları son hız devam ediyor. “Kadınkırım” konusunda yine yol alınamadı. Erkek egemen meclisimizin %75 i kadın olmadığı sürece de değişmeyeceği ortada. Yolsuzluklarla, hırsızlıklarla, depremlerle, sellerle, yangınlarla çalkalanan ülkemde; kız çocukları kendileri bebeyken anne olmak zorunda bırakılmaya devam ederken, iyiyi güzeli hayal etmek bile zor. Daha çok çaba sarf etmeliyiz, bizi yönetenlerden beklentimiz sıfıra indi, erkeklerin bilinç düzeyini yükseltecek çalışmalara önayak olalım, kişisel çabalarımızı artırıp daha çok kız çocuğun eğitimine, kişsel gelişimine katkıda bulunacak kampanyalara destek verelim. Bunları yapalım ki, gelecek nesillere verecek hesabımız olsun. Senede bir kez hamasi laflarla, kozmetik ürün indirimleri, spa teklifleri ile geçiştirilen bir gün değil; “her gün kadın olunabilen” bir ülkede uyanacağımız günler için çabalamaya devam. 2024 Ocak Ayında Erkekler Tarafından 31 Kadın Öldürüldü, 21 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu.2024 Şubat Ayında Erkekler Tarafından 36 Kadın Öldürüldü, 17 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu. 2023 yılında erkekler 315 kadını öldürdü, 248 kadının ölümü de ‘şüpheli’ olarak kayıtlara geçti. Kaynak: https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/kategori/veriler
Minik bir not: Bu fotograf 1934 yılından. İyi düşünün lütfen, yaşamak istediğiniz hayatı şekillendirecek olan sizlersiniz, geleceğinizin daha fazla ipotek altına alınmasına izin vermeyin. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüzü daha güzel zamanlarda kutlayabilmek dileğiyle.
Bizler birbirimizi tamamen ve derinden kabul edip sevemedikçe; hayatlarımıza huzurun, bolluk-bereketin, coşkunun gelmeyeceği, değişimin gerçekleşemeyeceği aşikar. Sükünet ve sabırla çabalamaya; yüreklerimizde endişe, kızgınlık, düşmanlık yerine, huzur ve sevgi beslemeye devam edelim. Değişim önce kendimizle başlıyor; düşüncelerimiz, davranışlarımız, kelimelerimizle. Hayat yolculuklarımız kolaylıkla olsun. Muhabbetle…
“Kalbinize her günün o yılın en iyi günü olduğunu yazın.
Gününe sahip çıkan zengindir. Gününü huysuzluk ve endişenin işgal etmesine izin veren kimse gününe sahip değildir. Her günü bitirin ve onunla işiniz gerçekten bitsin. Bazı gaflar, hatalar ve saçmalıklar hiç şüphesiz güne süzülüp girmiş olabilir. Onları olabildiğince çabuk unutun.
Yarın yeni bir gün. Ona iyi ve sakinlikle, eski saçmalıklarınızın ağırlık yapamayacağı yüksek bir ruh haliyle başlayın.
Bu yeni gün; umutları ve davetleriyle, dünün bir anıyla bile harcanamayacak kadar kıymetli!”
Ralph Waldo Emerson
Kullandığım görseli, 2013 yılı 4 Eylül’ünde Bodrum limanında çekmiştim.
Yukarıda paylaştığım sözler, Mor Alev sayfasında yayınlanan yazının bir bölümünden alıntıdır. Yazının tamamına bu linkten ulaşabilirsiniz https://moralev.com/2022/05/13/2022-wesak-ay-tutulmasi-mor-alev-gokyuzu-ile-yukselis-raporu/