Geçtiğimiz günlerde Instagramda rastladığım bir paylaşım ilgimi çekti ve hayatıma kattım. Henüz kısa bir süre olmasına rağmen kendimi daha iyi ve huzurlu hissediyorum. Blog yazısı haline getirip kalıcı olmasını ve daha çok kişinin hayatını değiştirmesini istedim. Ruhlarınıza da, bedenlerinize de şifa olsun.
Önemli not: Bu bilgiler sadece tavsiyedir ve güçlü bir ek tedavidir. Tıbbi tedavilerin yerini tutmazlar.
-Sevgili Bedenim; Bugün eleştirmenin değil, dostun olmayı seçiyorum.
-Hücrelerime; Size huzur veriyorum. Artık güvendesiniz. Sizi sevgi ve şükranla dolduruyorum.
– Bağışıklık sistemime; Sen benim bilge koruyucumsun. Rahatlamanı ve uyum içinde hareket etmeni istiyorum.
-Acılarıma; Sizi duyuyorum. Sinyal için teşekkür ederim, şimdi gerginliği bırakabilirsiniz.
-Kalbim ve damarlarıma; Yumuşayın. Kolay bir ritim bulmanız ve tamamen iyileşmeniz için size izin veriyorum.
-Geçmişime; Seni serbest bırakıyorum. Kızgınlık ve travmanın artık dünyamda yeri yok. Enerjimi tam buraya, tam şimdiye geri getiriyorum.
-Hepinizi seviyor ve kabul ediyorum. Bugün iyileşme günümüz.
Bedeninizle; kontrol etmek yerine özenle konuştuğunuzda, stres modundan onarım moduna geçersiniz. Bedeniniz buna nasıl yanıt vereceğini bilir.
Kaynak https://www.instagram.com/reel/DYcfhHqRziQ/?igsh=MWw0bGllcHZ4eW5obQ==
Pazarlama bayramlarının en büyüğü olan Anneler Günü için çok sayıda marka bu yıl da ülkede olan biteni umursamadan reklamlara devam ediyor. Hediye seçenekleriniz her zaman olduğu gibi çiçek, çikolata, takılar, cilt kremleri, küçük mutfak aletleri, restaurant önerileri vs. Bu saçmalıkları anlatmak için devasa bütçeli reklam kampanyaları yapıp hem geleneksel mecralarda, hem de sosyal medyada paylaşmak pek revaçta. Anneleri ev işlerine hapseden hediyelere yıllardır sinirlenirim; kadıncağız zaten bıkmış ev işi yapmaktan, sen de ona hediye diye mutfak robotu ya da ütü alıyorsun, aferin yıldızlı pekiyi verelim bu harika düşüncen için. Kendi el emeğiyle, özenle ve sevgiyle hazırlanmış armağanlara ne oldu. Bir gün de olsa annenizin istediği gibi davranmak; mesela birlikte yaşıyorsanız odanızı derli toplu tutmak, annenizle neşeyle kahvaltı etmek, yürüyüş yapmak, hatta uzun zamandır sizi götürmeye çalıştığı sevmediğiniz akraba ziyaretine gitmek ona vereceğiniz hediyelerin en güzeli olabilir. Annelerinize yılın bir günü hediyeler alıp sahte gülücüklere boğmak yerine; sizinle konuşurken laflarını ağızlarına tıkmamayı, yanlış olduğunu düşündüğünüz davranışlarında sevgiyle sarılarak birlikte çözüm aramayı, sizi yapmaya zorladıkları işlerden kurtulmak istiyorsanız da kırmadan söylemeyi deneyin. Böylelikle aradan yıllar geçip de siz ebeveyn olunca veya anneniz vefat ettiğinde birlikte geçirdiğiniz mutlu zamanları gülümseyerek hatırlayacaksınız. Yüreğindeki sevgiyi, şefkati, ilgiyi; karşılık beklemeden, ihtiyacı olan her canlıyla cömertçe paylaşabilen bütün hemcinslerimi saygıyla selamlıyorum. Sertifika da hediye edebilirsiniz, linkleri ekledim:
Bayramlar; milli, dini ve ticari olarak üçe ayrılır. “Sevgililer Günü” ticari bayramına; reklamlar, afişler ve mesajlarla geri saymaya başladık, hayırlı olsun. Vitrinlerin kırmızı kalpler ve balonlarla donatıldığı o malum “Sevgililer Günü” alışveriş çılgınlığı dönemindeyiz.
Sevginin metalaştırıldığı durumlardan hoşlanmam, çocukken de garip gelirdi. Sorarlar ya çocuklara “ne kadar seviyorsun beni, göster bakalım”, garibancık da kollarını omuzlarının elverdiğince iki yana açarak cevap vermeye çalışır “işte bu kadar” diyerek. Sevginin endazesi olmaz, yüreğinizin büyüklüğüdür onun ölçüsü. Öyle zamanlar olur ki, sevginizi taşıyamayacak gibi olur yüreğiniz, o kadar yoğundur duygularınız. Bunları kelimelerle ifade etmekte bile zorlanırken, cisimlerle ifade etmeye çabalamak, olsa olsa ticarete yardımcı olur, sizin hislerinizi anlatmanıza değil.
Karşınızdakinin beklentilerini karşılayacak bir hediye bulacağım diye çırpınmak yerine, duygularınızı kağıda dökmeyi deneyin, bütün açık yürekliliğinizle ama. Zor mu geldi hislerinizi anlatıvermek, bütün saflığı ve yoğunluğuyla sevginizi dile getirivermek… Tamam o zaman, siz de diğer milyonlarca insan gibi kolaya kaçıp, bir kırmızı gül alıverin. Ya da sarılın sevdiklerinize, sıkıca, gözlerinin tam içine bakın, ona iyi ve kötü günde yanında olacağınızı hissettirin, sevdiğinizin gözbebeklerinde kendinizi gördüğünüzde, bilin ki en güzel hediyeyi veriyorsunuz ve alıyorsunuz.
Onurumuzla, sahip olduklarımıza şükrederek, anlamsız hırslardan arınarak, bebekler gibi kibirsizce, her sabah daha da yenilenerek, “az tüketip, çok türeteceğimiz”, barış içinde “bir orman gibi hür ve kardeşcesine” yaşayacağımız; ruhlarımızın hep genç kalacağı, daha bereketli, daha huzurlu, daha adil ve çok daha güzel bir yıl olsun 2026. Hepinize sevdiklerinizle birlikte; ağız tadıyla, huzurla, bolluk ve bereketle geçecek harika bir yıl diliyorum. Muhabbetle…
Foto linki https://tr.pinterest.com/pin/652740539752287044/
“Hayatın en mutlu anlarından biri, değiştiremeyeceğin şeyleri bırakma cesaretini bulduğun zamandır.”
Hayat herkes için farklı zorluklarla dolu. Dünya üzerinde ürkütücü pek çok değişim yaşanıyor. Mutsuz ve huzursuz olmak için her an yüzlerce sebep var. Ufak çabalarla yaşam enerjimizi dönüştürüp daha huzurlu yaşayabiliriz. Faydasını gördüğüm ipuçlarını sizlere yeniden hatırlatmak istiyorum. Muhabbetle…
-Kalbinizi nefretten uzak tutun, sevgiye daha çok yer açın. -Karşılık beklemeden sevin, sevgiye şart koşmayın, şartlı şurtlu sevenlerden uzaklaşın. -Zihninizi endişelerden uzak tutun, “asla” varsayımlarda bulunmayın; ne kendiniz, ne de başkaları için. -Yardıma ihtiyacı olanlardan ilginizi esirgemeyin, gerektiğinde elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın. -İnsanları incitmemeyi deneyin, olur da incitirseniz nazikçe ve dürüstçe özür dileyebilmeye cesaretiniz olsun. -Alçakgönüllü olmayı seçin, etrafımız zaten şişkin egolarla dolu. -Yaşamın adil olmadığını vakitlice kabul edin; olmayanlar için yakınmak yerine, olanlar için şükretmeyi seçin. -Söyledikleriniz ve yaptıklarınızın farklı olmamasına gayret edin. -Günü yaşayın, içinde bulunduğunuz anların keyfini çıkarın. Geçmiş olaylardan ders alın, ama geçmişe takılı kalmayın. Güneş her gün yeniden doğuyor, daha iyi bir gün yaşamak elinizde. -Gelecek için en esnek planları yapmayı deneyin. Gerçekleştirebildikleriniz için kendinizi tebrik edin, olmamışlara hayıflanmak yerine, daha uygulanabilir planlar yapmaya niyet edin.
Uzun zamandan beri ülkemizde yüreğimizi daraltan olaylar nedeniyle çoğumuz mutsuz ve bezginiz. Bu ruh hali herkesin bağışıklığını olumsuz etkiliyor ve hastalıklar artıyor. Gelin birlikte bu durumla baş etmeyi deneyelim; ne kadar zor durumda olsak da, sakin kalmamıza destek olacak yöntemleri seçelim. Yaşadığımız için şükredecek sebepler bulmayı deneyelim:
Her sabah uyandığınızda sağ salim uyandığınız için şükredebilirsiniz.
Kendinize ait temiz ve rahat bir yatakta uyuyabildiğiniz için şükredebilirsiniz.
Başınızın üzerinde bir çatı olduğu, etrafınızda sizi hava şartlarından koruyabilecek duvarlar olduğu için şükredebilirsiniz.
Musluklarınızdan akan su için şükredebilirsiniz.
Üzerinize giyecek temiz eşyalarınız olduğu için şükredebilirsiniz.
Bedenen ve ruhen sağlıklıysanız; nefes alabildiğiniz, görebildiğiniz, duyabildiğiniz, konuşabildiğiniz, yediklerinizi yutabildiğiniz, lezzetlerini alabildiğiniz, kollarınızı oynatabildiğiniz, nesneleri ellerinizle tutabildiğiniz, yürüyebildiğiniz, hatta koşabildiğiniz için şükredebilirsiniz.
Etrafınızda sizi seven, önemseyen, özleyen, koruyan, kollayan yakınlarınız ve dostlarınız olduğu için şükredebilirsiniz.
Okuyabildiğiniz, anlayabildiğiniz, öğrenebildiğiniz için şükredebilirsiniz.
Kendiniz olabildiğiniz için şükredebilirsiniz.
Yakın çevrenizde düşüncelerinizi özgürce ifade edebildiğiniz için şükredebilirsiniz.
Maddeleri arttırabiliriz tabii ama ana fikir; öfürdene pöfürdene mutsuz, huzursuz yaşayıp hastalanmak yerine, hayatımızdaki güzelliklere şükredelim. Gerçekten ihtiyacımız olduğunu düşündüğümüz şeyler ve arzu ettiklerimiz için de çaba harcamaya devam edelim.
Hepinize keyifle ve sağlıkla geçecek huzurlu zamanlar diliyorum. Muhabbetle…
İlginç zamanlardayız; gördüklerimiz, düşündüklerimiz, hissetiklerimiz, kokular, olaylar daha iyi bir dünyada yaşanabilmesi için değişilmesi ve dönüşülmesi gerektiğini hatırlatıyor. Güneşteki patlamalar, suskun volkanların hızla yeniden püskürmeye başlaması, peşpeşe depremler, yangınlar, seller, tornadolar, toplumsal olaylar. Her biri insanlara uyarılar.
Her ihtimale karşı yazıp kayıt altına almak istedim. Bütün dostlarımı çok seviyorum, iyi ki yollarımız kesişmiş. Ola ki sizleri incitip, kalbinizi kırdımsa affedin lütfen. Yıllar içinde kalbimi kırıp üzenleri de ben affediyorum. Hani olur da bir daha rastlaşmazsak diye bilin istedim.
Uzun yıllar önce kendimce karar vermiştim; alışıldık usulde ağlaşılan, hüzünlü bir şekilde bu dünyaya veda etmek istemediğime. New Orleans tarzı eğlenceli bir tören istediğimi söyler dururum hep.
Dostlarımın arkamdan ağlamalarını istemiyorum. Paylaştığımız güzel “an”ları hatırlasınlar istiyorum. Güzel bir hayat yaşadığımı, sevdiğim ve sevildiğim için çok mutlu olduğumu, “iyi ki” lerimin “keşke” lerimden çok daha fazla yer tuttuğunu, gurur duyduğum bir evlada sahip olduğum için hep şükrettiğimi, gerçekten kayda değer bir hayat yaşadığımı bilerek, beni coşkulu müzikler eşliğinde, mutlaka bir deniz kenarında, huzurla, neşeyle ve gerçekten kahkahalarla uğurlamalarını istiyorum.
Hepinize teşekkür ederim bana hayat yolculuğumda sevgilerinizle, maddi ve manevi bütün desteklerinizle, dostluklarınızla, sabrınızla eşlik ettiğiniz için. Sizleri de sevenler, destekleyenler ve sabırla yanınızda yürüyenler çok olsun. Muhabbetle…
Pazarlama bayramlarının en büyüğü olan Anneler Günü için çok sayıda marka bu yıl da ülkede olan biteni umursamadan reklamlara devam ediyor. Hediye seçenekleriniz her zaman olduğu gibi çiçek, çikolata, takılar, cilt kremleri, küçük mutfak aletleri, restaurant önerileri vs. Bu saçmalıkları anlatmak için devasa bütçeli reklam kampanyaları yapıp hem geleneksel mecralarda, hem de sosyal medyada paylaşmak pek revaçta. Anneleri ev işlerine hapseden hediyelere yıllardır sinirlenirim; kadıncağız zaten bıkmış ev işi yapmaktan, sen de ona hediye diye mutfak robotu ya da ütü alıyorsun, aferin yıldızlı pekiyi verelim bu harika düşüncen için. Kendi el emeğiyle, özenle ve sevgiyle hazırlanmış armağanlara ne oldu. Bir gün de olsa annenizin istediği gibi davranmak; mesela birlikte yaşıyorsanız odanızı derli toplu tutmak, annenizle neşeyle kahvaltı etmek, yürüyüş yapmak, hatta uzun zamandır sizi götürmeye çalıştığı sevmediğiniz akraba ziyaretine gitmek ona vereceğiniz hediyelerin en güzeli olabilir. Annelerinize yılın bir günü hediyeler alıp sahte gülücüklere boğmak yerine; sizinle konuşurken laflarını ağızlarına tıkmamayı, yanlış olduğunu düşündüğünüz davranışlarında sevgiyle sarılarak birlikte çözüm aramayı, sizi yapmaya zorladıkları işlerden kurtulmak istiyorsanız da kırmadan söylemeyi deneyin. Böylelikle aradan yıllar geçip de siz ebeveyn olunca veya anneniz vefat ettiğinde birlikte geçirdiğiniz mutlu zamanları gülümseyerek hatırlayacaksınız. Yüreğindeki sevgiyi, şefkati, ilgiyi; karşılık beklemeden, ihtiyacı olan tüm canlılarla cömertçe paylaşabilen bütün hemcinslerimi saygıyla selamlıyorum.
Sertifika da hediye edebilirsiniz, linkleri ekledim:
Hayat herkes için zorluklarla dolu olabiliyor. Dünya üzerinde ürkütücü pek çok değişim yaşanıyor. Mutsuz ve huzursuz olmak için her an yüzlerce sebep bulunabilir. Ufak çabalarla yaşam enerjimizi dönüştürüp daha huzurlu yaşayabiliriz. Faydasını gördüğüm ipuçlarını yeniden hatırlatmak istedim. Muhabbetle…
-Kalbinizi nefretten uzak tutun, sevgiye daha çok yer açın. -Karşılık beklemeden sevin, sevgiye şart koşmayın, şartlı şurtlu sevenlerden uzaklaşın. -Zihninizi endişelerden uzak tutun, “asla” varsayımlarda bulunmayın; ne kendiniz, ne de başkaları için. -Yardıma ihtiyacı olanlardan ilginizi esirgemeyin, gerektiğinde elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın. -İnsanları incitmemeyi deneyin, olur da incitirseniz nazikçe ve dürüstçe özür dileyebilmeye cesaretiniz olsun. -Alçakgönüllü olmayı seçin, etrafımız zaten şişkin egolarla dolu. -Yaşamın adil olmadığını vakitlice kabul edin; olmayanlar için yakınmak yerine, olanlar için şükretmeyi seçin. -Söyledikleriniz ve yaptıklarınızın farklı olmamasına gayret edin. -Günü yaşayın, içinde bulunduğunuz anların keyfini çıkarın. Geçmiş olaylardan ders alın, ama geçmişe takılı kalmayın. Güneş her gün yeniden doğuyor, daha iyi bir gün yaşamak elinizde. -Gelecek için en esnek planları yapmayı deneyin. Gerçekleştirebildikleriniz için kendinizi tebrik edin, olmamışlara hayıflanmak yerine, daha uygulanabilir planlar yapmaya niyet edin.
“In Lak’ech Ala’kin” Maya kültüründe insanlar ellerini kalplerinin üzerine koyup böyle diyerek selamlarmış birbirini. “Ben bir başka Sen’im, sen de Ben’sin”
“Sen ve ben. Biz Bir’iz. Senin canını acıtamam kendimi yaralamadan…” der Mahatma Gandhi de.
Bizler; birbirimizi tamamen ve derinden kabul edip sevemedikçe, Bir’lik bilincini içselleştirmedikçe; hayatlarımıza huzurun, bolluk-bereketin, coşkunun gelmeyeceği, değişimin gerçekleşemeyeceği, kendi yarattığımız cehennemlerde yaşamaya devam edileceği aşikar.
Sükünet ve sabırla çabalamaya; yüreklerimizde endişe, kızgınlık, düşmanlık yerine huzur ve sevgi beslemeye devam etmeliyiz. Değişim önce kendimizle başlıyor; düşüncelerimiz, davranışlarımız, söylemlerimiz, kelimelerimizle. #Barış #Kardeşlik #Birlik #Sevgi #Dostluk #İyilik #Huzur #Saygı #Dürüstlük #Bolluk #Bereket bu kelimelere günlük hayatımızda bolca yer vermeye niyet edelim. Güzellikleri, dostluğu, sevgiyi, huzuru paylaşalım ve çoğaltalım. Muhabbetle…
Yazıya görüntü olarak kullandığım fotografları 2018 de ve 2023 de farklı zamanlarda Antalya’da çektim. O muhteşem maviliğe bakmak bana hem huzur veriyor, hem de daha güzel bir dünya hayal etmek için güç veriyor. Sizlerin de ruhuna iyi gelmesi dileğiyle paylaşıyorum.