:::: MENU ::::
Browsing posts in: Teknoloji

Daha İyi Bir Gelecek İçin Mola #HacknBreak

#HacknBreak 2. Açık İnovasyon Kampı ve Konferansı; bu yıl da dolu dolu geçecek 8 gün ve 8 gece ile katılımcılarını bekliyor. HacknBreak, 19-27 Ağustos 2017 tarihleri arasında yine İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Urla kampüsünde gerçekleşiyor.

#HacknBreak, binlerce yıl öncesinde olduğu gibi, Ege’de zeytin ağaçları ve yavaş akan zaman içinde, “yeniden” dünyaya yön verecek fikirler yaratmayı hedeflemekte. Program detaylarını BURADAN görüntüleyebilirsiniz.

2016’da; ~1.000 katılımcı, 100+ konuşmacı, 95+ eğitim, seminer, workshop, hackathon vb alt etkinlik ve 30+ konferans konuşmasına ev sahipliği yapan bu müthiş etkinliği kaçırmayın.

Henüz başvuru formunu doldurmadıysanız BURAYA tıklayın, başvurular 10 Ağustos 2017 tarihine kadar uzatılmış. Lütfen başvurularınızı bireysel olarak yapın. Formu dolduranlar arasından seçilen kişiler kampa katılmaya hak kazanacaklar. Bu nedenle formu eksiksiz ve doğru bilgilerle doldurduğunuzdan emin olun.


Pixels Filmi 21 Ağustosta Gösterimde

PXL-Cast

Uzun zaman sonra ilk kez Adam Sandler ve tayfasının rol aldığı; kusma, işeme, geğirme, gaz çıkarma, boka bulanma sahneleri olmadan eğlenceli bir film izledim. Son yıllarda ne kadar Adam Sandler filmi izledimse beden sıvıları neredeyse başroldeydi ve gülmek yerine iğrenme hissi veriyordu.

Pixels; dünya dışı varlıkların, seksenli yıllarda uzaya yollanan konsol oyunu video yayınlarını yanlış anlamaları üzerine, dünyada yaşayanlara bu oyunlar formatında savaş açmalarını konu alan eğlenceli bir yapım. Oğlum Emir sayesinde seksenlerin ikinci yarısında konsol oyunları başında uzun zaman geçirince, filmi izlerken Pac Man oynadığım zamanları gülümseyerek hatırladım.

Bu eğlenceli filmde Adam Sandler’a; Kevin James, Peter Dinklage, Josh Gad ve Michelle Monaghan eşlik ediyor. Agresif komutan rolünde Brian Cox, First Lady rolünde Jane Krakowski, konsol oyunları şampiyonası sunucusu rolünde Dan Aykroyd, SAS komutanı rolünde Sean Bean diğer tanıdık yüzler. Serena Williams ve Martha Stewart da çerez kıvamında katılmışlar kadroya.Warner Bros davetiyle öngösterimde izleme şansı bulduğum Pixels filminin yönetmeni Chris Columbus, müzikler Henry Jackman’a ait.

Bir de uyarıda bulunayım; eğlenceli film diye hemen çocukları kapıp sinema salonlarına koşmayın lütfen, 12 yaş altına uygun değil kaydıyla gösterime girdi çok sayıda ülkede.
Pixels hakkında detaylı bilgilere ulaşmak için BURAYA tıklayınız.
İyi seyirler…
Görsel kaynağı


Eski Aile Albümlerinizi Dijitale Aktaran Sistem #Fotarama

Bir saat kadar önce sevgili Beybin Esen’in Elma+Alt+Shift‘te yayınlanan yazısı sayesinde harika bir sistemden haberdar oldum: Fotarama
Hepimizin albümlerde, kutularda, dolap köşelerinde bekleşen karta basılı fotograflarımızı dijital ortama taşıyorlar.
Yıllardır kimimizin yapmaya üşendiği, kimimizin gerekli ekipmana sahip olmadığı, kimimizin de vakit yok diye savsakladığı bir sorunu hepimiz için çözüvermişler.

fotarama-eas
Sistem şöyle çalışıyor: Adresinize gönderilecek kutuya sığdırabildiğiniz kadar fotograf dolduruyorsunuz. Albümlerinizi kutudan çıkan lastiklerle grupluyorsunuz. Daha sonra kargo poşetine koyuyor ve UPS Kargo’yu arıyorsunuz. Kargo görevlisi kutuyu adresinizden alıyor ve Fotarama ekibine ulaştırıyor. Fotograflarınız profesyonel cihazlarda dijitale aktarılıyor. 600 DPI çözünürlükte arşivlenen fotograflarınızı, dilerseniz 4 kat büyüterek bastırabiliyorsunuz. Kutunuz ve size özel arşiv CD’niz en geç 10 gün içersinde adresinize geri gönderiliyor.
Fotograflarınız tarandığı anda hesabınıza yükleniyor ve şifrenizle giriş yaparak hemen kullanabiliyorsunuz. Fotograflarınızı etiketleyebiliyor, farklı albümler oluşturabiliyor ve favorilerinizi seçebiliyorsunuz. Seçtiğiniz fotografları Facebook ve Twitter’da paylaşabiliyor, sevdiklerinize e-posta olarak da gönderebiliyorsunuz. Tabii en önemlisi de hesabınıza ve fotograflarınıza şifrenizi kullanarak sadece siz ulaşabiliyorsunuz.
Fotarama tarafından sunulan bu hizmete bayıldım, pek üşendiğim bir konuya çözüm getirdikleri için, kendi adıma bu genç girişimci arkadaşlara teşekkürü borç bilirim.
Aklınıza takılacak onlarca soru olabileceğinizi düşünerek cevaplarını da yazmışlar. ŞURAYA tıklayarak okuyabilirsiniz.


Kişisel Markalaşma İçin İpuçları

kisiel markalasma

Kişisel Markalaşma, birbirine görünmez bağlarla düğümlenmiş günümüz dünyasında bir seçenek değil gereklilik artık.
Kişisel Markanız; çevrenizdekilerin sizin hakkınızdaki düşünceleri, söyledikleri, diğer insanların tepkileri ve toplum içinde kendinizi nasıl temsil ettiğinizle çok yakından ilişkili.
Kişisel Markanızın oluşumu sizin tarafınızdan kontrol edilebilecek bir süreç. Kendinizi nasıl konumlandıracağınıza, insanların sizi nasıl görmesini ve algılamasını istediğinize siz karar vereceksiniz. Kişisel markanız yaşama biçiminizle de doğru orantılı olmalı. Davranış biçiminiz ile söyledikleriniz ve yaptıklarınız örtüşmüyorsa, güvenilir olmanız da mümkün değildir.
Kişisel Markanızı doğru inşa ettiğinizde; henüz tanışmadığınız insanların bile hakkınızda fikir edinebileceği, sizi uzun süredir tanıyormuş gibi hissedeceği, kolayca tanımlanabilir bir kişiliğe sahip olursunuz.
Güvenilir bir kişisel markanız varsa; insanlar sizi fark ederler. İsminize, ne yaptığınıza, onlara ne sunduğunuza, neler yapabileceğinize önem verirler.
Kişisel Markalaşma aşamanızın en önemli adımlarından biri de düzenli iletişim halinde olmanız. Bu konuda sosyal ağlar en büyük yardımcınızdır. İşverenlerin, bağlantıya geçmek isteyeceğiniz kişilerin; arama motorunda kısa süreli bir bakışla sizi inceleyebileceğini bilerek kişisel paylaşımlarınıza çok dikkat edin.
İş bağlantılarıyla ilgili platformlarda kullanacağınız profil fotografınıza önem verin. Çok tanınan aktör/aktris fotografları, havuzbaşı görüntüleriniz hem işverenlerin, hem de bağlantı isteği gönderdiğiniz kişilerin sizi ciddiye almasını engelleyecektir.
Sosyal ağlarda kullandığınız görseller ve sözel alıntılarda kaynak belirtmeyi asla ihmal etmeyin. Topluma mal olmuş kişilerin, ünlü bilim adamlarının sözlerini kendi fikriniz gibi paylaşmak sizi daha bilgili yapmayacak, tam tersi güvenilirliğinizin sorgulanmasına neden olacaktır.
Mümkün olduğunca farklı alanlarda uzmanlaşmış çok sayıda kişiyle bağlantıda olun. Bağlantı isteği gönderirken kendinizi tanıtan kısa bir bilgi eklemeyi ihmal etmeyin. Bu kişiler hakkındaki detayları inceleyin ve mutlaka hatırlamaya çalışın. Bağlantıda olduğunuz kişi sayısını artırmak istiyorsanız çevrimiçi anlık paylaşımlara ayrıca önem verin, yardıma ihtiyacı olduğunu gördüklerinize karşılık beklemeden yardım edin.
Sosyal ağ bağlantıları da gerçek hayattakiler gibi ilişkileri geliştirmekle ilgilidir. Size yollanan mesajları elinizden geldiğince zamanında ve nazikçe yanıtlayın. Doğum günlerini, önemli sosyal değişimleri atlamamaya çalışın. Mesleki gruplarda katılımcı olun. Mutlaka kendi adınızla bir blog açın ve sıklıkla güncelleyin.
Sosyal ağlardan tanıdığınız kişilerle gerçek hayatta da bağlantıda olabileceğiniz etkinliklere vakit ayırıp katılmaya çalışın. Elini sıkıp, gülümseyerek gözlerinin içine baktığınız kişilerin sizi olumlu hatırlaması, çevrimiçi profilinizi hatırlamasından çok daha kalıcı olacaktır.

Yazıda kullandığım fotografı bir süre önce Kadıköy yakasından dönerken görüntülemiştim, minik bir dokunuşla konuya uygun hale getirmeye çalıştım 🙂


Huawei Ascend P7 1299 Liralık Fiyatıyla Satışta

Dün akşam Çırağan Saray Bölümü’nde, Huawei‘nin yeni telefonu Ascend P7‘nin tanıtım toplantısına katıldım. İstanbul’daki hava muhalefeti nedeniyle çoğunluk gecikmeli olarak katılmıştı davete. Simto Alev, Nur Aydoğan, Sunipeyk, Kozan Demircan, Hamza Şamlıoğlu, Serkan Cura, İsmail Emrah Demirayak ile selamlaşıp hasret giderdikten sonra tanıtımın yapılacağı salonda yerlerimizi aldık. Otel salonlarının takım elbiseli erkeklere göre ayarlanmış klima sistemi nedeniyle, 18 derecede titreşerek konuşmacıları dinlemeye çalıştık.

Huawei Ascend P7 acilis konusmasi

Huawei Türkiye Genel Müdürü Zhao Gang “Tasarım, görüntüleme ve bağlantı konusunda çıtayı daha da yükseğe taşıyan Huawei Ascend P7’yi Türkiye’deki tüketicilerle buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.” diyerek başladı sözlerine. IDC’nin 2014’ün ilk yarısı için açıkladığı sonuçlara göre dünyanın 3’üncü en büyük üreticisi haline geldiklerini belirten Gang, Çin ve Batı Avrupa gibi pazarların yanı sıra, Türkiye’de de Huawei marka bilinirliğinin ve algısının her geçen gün daha da güçlendiğini gözlemlediklerini sözlerine ekledi. Bu yıl Türkiye’de Huawei’nin marka bilinirliğini güçlendirmek için 5 milyon dolar kaynak ayırdıklarını ve Huawei markasını hayatın içinde çok daha fazla yerde göreceğimizi de ekleyerek sahneden indi. Daha sonra Vodafone Türkiye Kıdemli Pazarlama Müdürü Onur Yeniay sahne aldı ve Vodafone’lular ile numarasını Vodafone’a taşıyan abonelerin, Türkiye genelindeki Vodafone Cep Merkezleri aracılığıyla tarifelerine ek 36 aya varan taksitlerle ve ayda 20 TL’den başlayan fiyatlarla yeni Huawei Ascend P7 sahibi olabileceklerini belirtti. Daha sonra, üşümekten isimlerini not alamadığım biri kadın, diğeri erkek iki kişi sahneye çıkarak Huawei Türkiye hakkında ve Ascend P7 telefon hakkında bilgiler verdiler. Sunumlar bittikten sonra etkinliğin pek leziz ikramlarla ve Zeliha Sunal ve kadrosunun neşeli sahne performanslarıyla devam edecek ağırlama kısmının yapılacağı balo salonuna geçerken, yağmurun durmasını fırsat bilip Nur ile bahçeye çıkarak gün batımını görüntüledik, tabii ısındık da 🙂  Huawei Ascend P7 ciragan bahceYemek eşliğinde dostlarla sohbetten sonra hepimiz sırayla telefonu test etmeye koştuk. Hafif ve avuca rahatça oturan bir telefon Huawei Ascend P7, tek elle de rahatça kullanabiliyorsunuz. Telefonun arka yüzünde, geceleri ya da iç mekanlarda düşük ışıkta kaliteli fotoğraflar çekebileceğiniz Sony dördüncü nesil BSI algılayıcı, 13 megapiksel çözünürlüğünde, küresel olmayan 5P lense sahip kamera yer alıyor.
Ultra Snapshot fonksiyonuna bayıldım, telefon kilitli halde olsa da ses azaltma tuşuna art arda iki kez basılınca 1,2 saniyede kamerayı çekime hazır hale getiriyor.

ascendp7Selfie ve groufie meraklılarının bayılacağı 8 megapiksel 5P küresel olmayan lense sahip ön kamera; panorama çekim modu ve fotoğraflarında daha güzel görünmek isteyenler için de 10 kademeli yüz iyileştirme özelliğine sahip.
Ascend P7’nin bir başka ilginç özelliği de Voice Photo, sosyal medyada paylaşacağınız fotoğraflarınıza 10 saniyelik sesli notlar ekleyebiliyorsunuz
Huawei Ascend P7, gündelik kullanımın yıpratıcı etkilerine karşı daha dayanıklı olmasını sağlamak amacıyla ön ve arka yüzde Corning® Gorilla® Glass 3 kaplamayla güçlendirilmiş.
Ascend P7, multimedya dosyalarını daha iyi görüntülemek için 5 inçlik 1920×1080 piksel çözünürlüğünde Full HD ekranla donatılmış.
Yine teknik özellikleriyle aklımı çelen bir telefon tanıtım toplantısı oldu, fiyatı diğerlerine göre daha makul, ama İstanbul-New York uçak biletine eşit bir rakamı gözden çıkarmayı aklım keser mi bilemedim 🙂

Huawei Ascend P7 Teknik Özellikleri:

Ekran: 5” 1920 x 1080 FHD
OS: Android™ 4.4.2 Kit Kat
Hafıza: 2GB RAM, 16GB ROM, 32 GB microSD kart desteği
Ön kamera: 8.0MP
Arka kamera: 13.0MP AF –F2.0 diyafram
Video yakalama: 1080p Full HD video kayıt ve oynatma
Boyut: 139.82mm x 68.8mm x 6.5mm
Ağırlık: yaklaşık 124g
Bağlantı: LTE Cat4 / WiFi 802.11 b/g/n / Bluetooth 4.0 / NFC ile paylaşım
İşlemci: HiSilicon Kirin 910T 1.8 GHz quad-core chipset / Mali450 GPU
Batarya: 2500mAh lityum polimer


#Mobicom: Geç Keşfettiğim Teknoloji Mabeti

Tanıyanlarınız iyi bilir, teknolojik gelişmeleri ilgiyle takip ederim. 2006 yılında iPhone fotografları ortalığa sızdığında ne kadar heyecanlanmıştım. Tabii sonra özgür yazılımdan yana saf tutup, açık kaynak kodlu işletim sistemi nedeniyle Android tutkunu oldum o ayrı 🙂

mobicom cepheDün sabah, bir grup teknoloji tutkunu ile birlikte Mobicom ‘da pek keyifli vakit geçirdik. Ev sahibimiz Mehmet Mahruki; 2004 yılından bu yana tüketicileri özel tasarım kulaklıklar, mobil teknoloji, giyilebilir teknoloji ürünleriyle tanıştıran bir isim. Hem fiziksel mağazada, hem internet mağazalarında yer alan birbirinden keyfili ve ilginç yüzlerce ürün hakkında bizlere bilgiler verdi, videolar izletti veeeee en heyecanlısı da Parrot ARDrone’u uçurma deneyimi yaşattı.
Mobicom ‘da ürünleri yer alan, deneyip satın alacağınız markalar Parrot, Marley, Jawbone, Frends, Jam, Braven, Zagg, Swiss Voice, Sphero, Invisible Shield, 3Doodler, Incipio, Luxxus by Nikkei…  mobicom ic goruntuHer biri ayrı tasarım harikası olan bu markalardan beni hemen kendine çekeni Marley oldu. Tamam kabul ediyorum, hayran kalmamın nedeni Bob Marley’e adanması, ama daha da önemlisi çevreye ve onu kullanan insanlara saygılı ürünler yaratan bir marka olması. Tasarımından ambalajına kadar her adımı üzerinde düşünülerek hazırlanmış leziz bir ürün yelpazesi var. Mutlaka incelemelisiniz.  mobicom marley minibusBir başka akıl çelen de Frends, kadınlar için özel üretilmiş, ünlü tasarımcıların imzalarını taşıyan, rengarenk albenili kulaklıklar. İsminin hikayesiyle gönlümü çeldi, değiştirilebilir kulaklık kapağı serisine verdiği “Frends With Benefits” ismiyle de kahkaha attırdı 🙂
Jawbone 2006 da kurulmuş, Bluetooh hoparlörler, taşınabilir ses cihazları ve giyilebilir teknoloji alanında uzmanlaşmış bir marka. Ürün gamında yer alan Jam kablosüz hoparlörlerin renkleri aklınızı başınızdan alabilir. Benim aklımı başımdan alanlardan biri de UP bileklikler oldu. Giyilebilir teknoloji, 2007 de ilk duyduğum andan beri benim için çok heyecan verici bir gelişme, sağlayacağı yararları düşündükçe de daha heyecan verici oluyor.
Sphero ise oyun sisteminin yeni bir türü, ilk robot top da denebilir, R2D2 gibi sesler çıkarmasıyla kalbimi fethettiği doğrudur 🙂 Sphero ile çok oyunculu oyunlar oynayabilir, ekranda oyun için el kontrolör olarak, temel programlama öğrenmek için kullanabilir ve artırılmış gerçeklik oyunlarını da oynayabilirsiniz. BURAYA tıklayarak sonbaharda piyasaya çıkacak yeni ürünleri Ollie’nin videosunu mutlaka izleyin 🙂
Parrot ise tabii önce ne kadar ürkütücü olsa da ARDrone ile sonra da çiçek sulamayı unuttum işkencesine gayet sevecen bir çözüm olan Flower Power ile gönlümü kazandı. 2012 yılında görüp aşık olduğum, ses kalitesini dinledikten sonra diğer markalara havayolu kulaklığı muamelesi yaptığım Philippe Starck imzalı özel tasarım kulaklıkları Zik ise hepsinden ayrı bir yere sahip kalbimde 🙂  mobicom giftbag
Ayakkabı delisi bir kadının Jimmy Choo mağazasında hissedeceklerini ben Mobicom ‘da hissettim desem yalan olmaz. Mehmet Mahruki ve Demet Bilge’ye bu keyifli sabah toplantısı, güleryüzlü evsahiplikleri ve zarif armağanları için, Hande Yel’e de Ünite İletişim adına bu davetli listesini hazırlarken beni unutmadığı için çok teşekkür ederim.
Mobicom’da çektiğim fotograflara BURAYA tıklayarak erişebilirsiniz.


#LGG3 Akıllı Sadelik Kavramıyla Gönlünüzü Çelecek

LG salon

Geçen hafta LG Electronics tarafından dünyanın pek çok şehriyle eşzamanlı olarak düzenlenen bir etkinlikte, firmanın yeni amiral gemisi LG G3 ile tanışma şansı buldum. 5.5 inçlik ekranıyla, 13.0 MP arka, 2.1 MP ön kameralarıyla, 2560×1440 çözünürlüğüyle tanıtıma katılan konukların çoğunun bir an önce test etmek istediği bir ürün oluvermişti G3.

LG G3 simple specUzun zamandır görüşme fırsatı bulamadığım çok sayıda dostla hasret giderdiğim bu şık ve özenle hazırlanılmış etkinlikte; LG Electronics Orta Doğu ve Africa Bölgesi Başkanı Kevin Cha bizlere Türkiye’nin bölgedeki en büyük ülkelerden biri olduğunu ve teknoloji potansiyeliyle diğerlerine örnek olduğunu söyledi. LG G3’ü geliştirirken kullanıcıları düşünerek daha sade bir kullanım sunduklarını, böylelikle, en kolay ve en iyi teknolojiyi tüketicileriyle buluşturarak sektöre yeni bir boyut kazandırmayı hedeflediklerini belirtti.
Akıllı Sadelik kavramını hayatımıza sokacak olan LG G3; %75 oranında yazım hatalarını azaltan, daha hızlı ve hatasız şekilde yazmaya imkan veren ve yazma alışkanlıklarımızı analiz eden akıllı klavyesiyle Senden Öğreniyorum konseptine sahip. Kullanıcının davranış ve alışkanlıklarına göre öneriler sunabilen Akıllı Bildirim özelliği, yağmurlu havada yanınıza şemsiye almanızı bile öneriyor. Akıllı Güvenlik özelliği de gizli dosyalarınızın korunması amacıyla geliştirilmiş. Content Lock özelliği ise telefonu bilgisayara bağladığınızda kişisel dosyalarınızın güvende olmasını sağlıyor.

LGG3 images

Cep telefonu kameralarındaki gelişmelerle artık herkes fotograf çekme keyfi yaşıyor. LG G3 ün gelişmiş 13 MP OIS kamerası, Laser Auto Focus ile önemli anları ölümsüzleştirirken, az ışıkta bile Laser Beam mesafeyi ölçerek mükemmel bir sonuç almanızı sağlıyor. LG G3 siz telefonu tutarken odağı koruyor, fotoğraflardaki bulanıklık azalıyor, videolarda da daha az titreşim oluyor.
Bir müjde de “selfie” meraklılarına; LG G3; 2.1 MP ön kamerası ile net ve kolay ‘selfie’ çekim imkanı sunuyor. Telefonun hiçbir yerine dokunmadan sadece bir el hareketiyle 3 saniye içinde mükemmel bir selfie çekebilmek artık mümkün.
Metalik siyah, parlak altın, ipeksi beyaz, menekşe moru, bordo olmak üzere 5 farklı renkte piyasaya sunulacak olan LG G3, ince yapısı ve ergonomik tasarımı ile tek elle sorunsuz bir kullanım sunuyor.
Stil sahibi çok sayıda aksesuarıyla da göz dolduran LG G3 ün HBS-900 kodlu LG Tone Infinim isimli bluetooth kulaklığını da denemelisiniz, kesinlikle standartların ötesinde bir ses kalitesine sahip diyebilirim. Kimin aradığını söyleme özelliğine de sahip olan bu müthiş aksesuara bayıldım.
Yeni dış tasarım ve grafikleri ile minimalist bir kullanıcı ara yüzünü benimseyen LG G3 ile tanışmak istiyorsanız 9 Haziran – 4 Temmuz arasında Kanyon’da kurulacak özel alana uğrayıp telefonun tüm özelliklerini detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

kulaklik

Bu güzel geceye beni davet eden Soda Medya ekibine, bizlere eğlenceli bir deneyim ve keyifli bir akşam yaşatmak için uğraşan harika ev sahiplerimiz LG Electronics ‘in güler yüzlü zarif yöneticilerine ve emeği geçen diğer paydaşların hepsine çok teşekkür ederim. Geceye katılanlara armağan edilen HBS-730 bluetooth kulaklığımla büyük aşk yaşadığımı da mutlaka eklemeliyim 🙂

LG G3 Teknik Özellikler:

Ÿ  İşlemci: Qualcomm Snapdragon™ 801 (2.5GHz Quad-Core)

Ÿ  Görüntü: 5.5 inç Quad HD IPS (2560 x 1440, 538ppi)

Ÿ  Hafıza: 16/32 GB eMMC ROM / 2/3GB DDR3 RAM / microSD slot (128GB max)

Ÿ  Kamera: Arka 13.0MP with OIS+ and Laser Auto Focus / Ön 2.1MP

Ÿ  Pil: 3,000mAh (removable)

Ÿ  İşletim Sistemi: Android 4.4.2 KitKat

Ÿ  Boyut: 146.3 x 74.6 x 8.9mm

Ÿ  Ağırlık: 149g

Ÿ  Network: 4G / LTE / HSPA+ 21 Mbps (3G)

Ÿ  Bağlantı: Wi-Fi 802.11 a/b/g/n/ac, Bluetooth Smart Ready (Apt-X), NFC, SlimPort, A-GPS/Glonass, USB 2.0

Ÿ  Renk: Metalik Siyah, Parlak Altın, İpeksi Beyaz, Menekşe Moru ve Bordo


İnternet Yasaklarının Dijital Reklam Sektörüne Etkisi Yıkıcı Olacak

Uzunca bir süredir; internet yasakları ile ilgili gerek yurt içinde gerek yurt dışında yayınlanan her yazıyı, her bilgiyi satır satır tarıyor ve okuyorum. Özellikle ülkemizde reklam sektörünün büyük oyuncularının ve basının bu konuya neden bu kadar az tepki gösterdiğini anlamaya çalışıyorum. Hemen hemen sektördeki şirketlerin çoğu yasaklara karşıy “mış gibi” yaptılar. Yeterli değildi, internet yasası ağır cezai yaptırımlara yol açacak şekilde onaylandı. Şimdilerde Twitter, Youtube ve olası bir Facebook yasaklanmasında da dijital reklam ajansları ve çalışanları büyük zarar görecekler. Hatta dün okuduğum bir yazıda VPN ve DNS değişikliği ile internete bağlanmalar nedeniyle reklam gelirlerinde büyük düşüşler olduğundan söz ediliyordu. (Kaynak : Turk Internet )

twitter
Şimdi adım adım birlikte düşünelim; internet yasaklarıyla birlikte dijital reklamcılıktan pay alan büyük oyuncuları hafifçe yana itelim (çoğunlukla bir dünya devi ajansın mutfağında olanlar, yabancı ortağı olanlar gibi gibi), sektörün küçük cirolu oyuncuları yasaklardan önce, koca koca markalardan pay alıp güzel ve göz alıcı işler yapmaya başlamışlardı. Pastanın dilimlerinde payların oranı hızla değişiyordu. Aynı durum TV ve basılı mecralar için de geçerliydi. Bilgisayarları, tabletleri ve cep telefonlarıyla internete bağlanan tüketicileri hızla yakalayan, o dev yayın kuruluşlarının hantal yapılarına kafa tutan birileri vardı ortalıkta. Hala akıllarının alamadığı konu; internet denen ele avuca gelmez yeniliğin, kimsenin tekelinde olamayacağı ve yasaklanamayacağıydı. Hükümet yandaşı/kuklası konumundaki çoğu yayın kuruluşu ve basılı medya devlerinin internet yasağına ses çıkarmayışı anlaşılır tabii, nispeten bağımsız sayılabilecek diğerlerinin yeterince ses etmemesi de yıllardır sömürdükleri reklamverelerin daha az bütçelerle daha efektif kampanyalar yapabileceklerini fark edip ellerinden kaçırmamaya çalışmalarıydı. İnternet reklamcılığı ölürse, yine TV reklamlarına dönüş başlar, markalar yeniden gazete ve dergilerde yer almaya başlarlar diye hesap ediyorlar sanırım. Kaybedilenin sadece bütçeler değil, daha önemli konular olduğunu anlamalarını umuyorum, biraz daha sağduyulu olmanın, insan olmakla mümkün olabileceğine inancım devam ediyor. youtube
Hemen belirteyim aktif olarak iş hayatı içinde değilim, emekliyim; akıllara yanlış bir soru takılmasın 3 yıldır özellikle reklam sekörüne kilometrelerce uzak duruyorum, teklif beklentim de yok. Üzüntüm; yıllarca emek verdiğim sektörü, dijital dünyanın önünü keserek beslenmeye çalışırken görüp, sevdiğim ve işlerini takdir ettiğim çok sayıda genç insanın zorda kalmasına sebep olacağını bilmektir. Olası bir yıkımın, sektörün bütün kanallarına etkisi olacağı da göz ardı edilmemelidir.
Hamiş: Konuya daha hakim kişilerin rakamsal verilerini de paylaşmak isterdim ama erişemedim. Kısa sürede bulursam buradan paylaşacağım.
Yazıda kullandığım görseller; internet yasaklarına en çok tepki veren ve en sistemli paylaşım yapan İnternet Özgürdür isimli blogdan alıntıdır.


Kök Hücre Kongresi Öncesinde İki Önemli Duyuru

Geçen hafta ülkemizi saran boğucu ve karanlık günlerden sonra, cuma sabahı katıldığım basın toplantısında; pırıl pırıl zekalarıyla gelecekte insanların sağlıklı yaşayabilmesi için canlarını dişlerine takarak çalışan bilim insanlarıyla tanışmak ruhuma çok iyi geldi. Kök Hücre ve Hücresel Tedaviler Derneği Başkanı, Prof. Dr. Erdal Karaöz ile Kök Hücre ve Hücresel Tedaviler Kongre Sekreteri, Doç. Dr. Serdar Kabataş’ın katılımlarıyla gerçekleşen basın toplantısında verilen iki önemli ilerleme haberi Gece Körlüğü ve Kas Erimesi konusundaki başarıları ile geleceğe dair umutlarım yükseldi.  stem cell
Günümüzde modern tıbbın güncel yöntemlerle kesin olarak tedavi edemediği hastalıkların tedavileri; hasar gören hücre-doku veya organların biyolojik işlevlerini yerine koymak (rejeneratif tıp) ya da tamir etmek (reparatif tıp) ile mümkün olabiliyor. Bu sürecin önemli biyolojik unsuru ise “Kök Hücreler”. Son yıllarda, bu alanda pre-klinik araştırma ve klinik denemelere ilişkin birçok rapor yayımlanıyor. Genetik tabanlı hastalıklarda Kök Hücre tedavisi çare olmaya başladığından bu yana ülkemizde de kök hücre alanında Ar-Ge çalışmaları yürüten bazı merkezler faaliyete geçti, birçoğu da kurulma aşamasında. 30 dan fazla hasta bakanlık izniyle ücretsiz olarak tedaviye alınmış. Erdal Hoca özellikle yabancı ülkelere deva bulmaya giden hastalara uyarıda bulunarak sonu hayal kırıklığıyla bitecek pahalı hatalar yapmamalarını istedi. Son yıllarda çok sayıda hasta kök hücre tedavisi umuduyla kandırılarak yurt dışına götürülmüş ve dolandırılmış.
Geleneksel tıpla tedavi edilemeyen Chron, körlük, sağırlık, kas erimesi, siroz benzeri hastalıkların kök hücre, gen mühendisliği, doku organ mühendisliği ile tedavi edilebildiğini anlatan Prof.Dr. Karaöz, sözlerine “Özellikle santral sinir sistemi bağlantılı, omurilik yararlanmaları, travmatik beyin hasarları, demans, alzheimar gibi hastalıklarda kök hücre klinik uygulamaları mevcut. Öyle ki gelecekte kadavradan alınan bir organın laboratuvarda hücrelerden arındırılıp kök hücrelerle tekrar donatılarak, tekrar insana nakledebilir dokular elde edilebilecek. Üç boyutlu dokular üretilmeye başladı ve kök hücre teknolojisi hücrelerin değişebileceğini gösteriyor. Kök hücre teknolojisi, her hücrenin her hücreye değişebildiğini gösteriyor. Bu da hastalığın nedenine, nasılına, tedavisine götüren cevapları ortaya çıkarıyor. Şimdi bu teknoloji; “Kanser hücresinin yerinde yeniden programlanarak, geldiği sağlıklı hücreye dönüştürülebilir mi?” sorusu üzerinde çalışıyor. ‘’ diyerek devam etti.
Daha sonra dünyadaki Kök Hücre çalışmaları ve yapılanmalardan söz eden Prof.Dr.Karaöz: ‘’Dünyada kök hücre AR-GE faaliyetleri Avrupa, Güney Asya (Çin, Güney Kore ve Amerika’ya yayılmış durumda ve yapılan çalışmaların çoğu devlet destekli. Dünyada kök hücre çalışmalarında ilk sırada ABD, 2. sırada Çin geliyor. Örneğin sadece New York’ta yıllık 600 miyon dolar ARGE’ye ayrılıyor. Yine Güney Kore sadece kök hücre çalışmalarının yapılacağı bir silikon vadisi kuruyor. İran bu alanda hem araştırma hem de uygulama olarak ilk 10 içerisinde. Kök hücre için her şeyden önce uygun laboratuvar ortamı (GLP) gerekiyor. GLP koşulları olmadan hücre üretip, insana nakletmek olanaksız. Türkiye’de şu anda bu ortamı sağlayan sadece 2 merkez var. Ancak yapım aşamasında olanlar oldukça çok. Türkiye’de ilk kök hücre araştırma merkezi, Kocaeli Üniversitesi’nde kuruldu. Şu an bu laboratuvarda kök hücre kullanarak kalp kası hücresi yapılabiliyor.’’ diye devam etti.
Prof Dr. Karaöz; Kök hücre üretiminin iki kaynağı olduğunu ve kök hücre üretim kaynaklarından biri olan İnsan embriyonu kullanımının, genellikle çok yaygın olmadığını ve Türkiye’de 2005 yılında yasaklandığını paylaştı. “Örneğin komşularımızdan İran’da bu araştırmalar yasak değil. Uzmanlar, Türkiye’deki uygulama ve araştırmalar için de bu yasağın kalkmasını söylüyor. Diğer kaynak ise mazenkimal kök hücreleri. Yağ dokusu, kemik iliği, diş pupası amniyon sıvısı, overyum, plesenta göbek bağı, kordon bağı gibi daha birçok bölgeden rahatlıkla elde edilebiliyor. Mazenkimal kaynak çalışmalarında İran dünyada ilk sırada yer alıyor.” diyen Erdal Hoca daha sonra Kök hücre ve Hücresel Tedaviler Derneği ile ilgili bilgiler verdi.
Dernek olarak 2013 yılında kurulmuş çok genç, ama bir o kadar da çok deneyimliler. 150 üyeleri var ve hedefleri, Kök hücre konusunda klinik insan deneyleri yapan bilim insanlarını bir araya getirmek.
Hasta ve hasta odaklı yaklaşımla fark yaratmaya çalışan dernek, kök hücre tedavisi gören ve görecek olan hastalara yardım etmeyi hedefliyor.
Mevcut uygulamalarla ülkemizde, Sağlık Bakanlığı’ndan izin alarak, hastanın da bilgilendirmesiyle birlikte kök hücre tedavi denemeleri yapılabiliyor. Bu sayı şu an için 30 kişi. Ancak bu tedavi denemeleri de oldukça pahallı. Yetkililer klinik insan tedavilerine ve araştırma projelerine destek olmak için şu an eldeki kaynakların sadece kongre ve bağışlarla olduğunu belirtiyorlar.
Dünyada ilk kez ince barsak hücreleriyle birlikte kök hücre nakli Türkiye’de yapılmış. Bu başarılı klinik çalışmanın sonuçları da 20-23 Mart da Uluslararası katılımlı olarak yapılacak 1.Kök Hücre ve Hücresel Tedaviler Kongresinde açıklanacak.
Kongre ile ilgili bilgilere BURADAN ,  Kök Hücre Derneğine BURADAN erişebilirsiniz.


İnternet Özgürdür Manifestosu #karşıyız

Aşağıda okuyacağınız manifestonun altına ben de seve seve imzamı atarım, sizler de atmalısınız. Ortak alanlarımıza yapılan müdahelelerin hepsine karşıyım; internet sansürüne ise bağıra bağıra karşıyım. Sevgili İpek Aral‘ın televizyon söyleşisinde belirttiği gibi “iNTERNET YASASI DEVLETİN MOBİNGİDİR” kabul edilemez. Lütfen sizler de artık sünepelikten vazgeçin ve sesinizi yükseltin, bu manifestoya destek verin.
Televizyon söyleşisini izlemek için BURAYA tıklayınız.

ikmanifestosu

İnternet, birbirimize akıllarımızla dokunduğumuz ortak alanımız.

21. yüzyılın işbirlikçi, yenilikçi, hızla gelişen dünyasında Türkiye’nin insan temel hak ve özgürlüklerinin kullanımında adım adım geriye gitmekte olduğunu görmek biz İnsan Kaynakları Bloggerlarını şiddetle endişelendirmektedir.

Gerek Anayasamız, gerekse uluslararası normlara aykırı içeriğe sahip olan İnternet Yasası’na karşı tek nefes olup “Hayır” diyoruz. Ortak alanımıza devlet eliyle yapılacak insan hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı her türlü müdahaleye #karşıyız.

İnterneti kullanma konusunda yeni nesillerin vizyonuna sahip olmak, birbirimize güvenmek, geleceğe dijital dünyanın faydalarına sarılarak özgür şekilde ilerlemek arzumuzun sonuna kadar arkasında duracağız.

İnsan Kaynakları Bloggerları


Sayfalar:1234